Yeşilyurt Köyü Oba Taşova Amasya
Anqing Juzhao Trading Co. "Orda bir köy var uzakta/o köy bizim köyümüzdür"
"Gitmesekte kalmasakta/O köy bizim köyümüzdür"
Oba Köyü
Taşova'ya bağlı Canik Dağları ile Akdağ'ın beslediği vadilerin alt yamaçl
arında kurulu bir köy.Köyün geçmişi iki yüz yıl civarında. Karsısında bulunan Sepetli köyü Osmanlı İmparatorluğunun yıkıldığı döneme kadar Tokat Vilayetine bağlı bir nahiye idi.Daha sonra yüzyılın başında Destek Kasabası Nahiye olmuştur. Oba'ya gelenler önce Oba yerine ve Evin ardı denilen mevkiilere konaklama yapmışlardır. Diğer yerlerden gelenler de köyün şimdiki yerinde yani (h)arkın altında konaklamışlardır. Köyümüzün yerleşiminde soyadı olmadığından sülale adı veya soyun anıldığı isme göre insanların birey ya da cemaat olarak tanımlandığı görülmektedir; hatta devam ettiği de gerçektir. Bunlar; Hebişler,Eseoğulları, Omarlılar, Dağlıoğulları, Tostuklar,Sofular gibi sıralanabilir.(Adını hatırlayamadığım sülale varsa ve yazılmadı ise özür dilerim.) Köyümüz 1970 li yıllarda yoğun göç vermiştir. Bugün Almanya, Fransa, İstanbul,İzmir, Ankara, Avustralya olmak üzere uzak diyarlarda hayat sürmeye devam etmektedirler. Köyümüzde neredeyse her haneye bir Soyadı verilmiştir. Gökay, Tuna, Ayral,Ergin,Ergün, Seyhan, Ceylan, Özdemir, Günel, Kaplan, Tercan, Ünay, Özcan, Özgür, Akkan, Fırat, Demir, Eşmeci, Ak, Kavak, Apaydın, Gökrem, Ünal, Doğan, Başkaya, Danacı, Gören, Canik, Eryurt, Küçükbaş, Can, Kahraman, Erol, Akkaya,Aydın, Turan, Yüksel, Eruz,Çetin, Yavuz, Durukan, Gökçe, Yılmaz, Gürkan, Temiz olarak sayılabilir. Soyadı eklemek isteyenler Sayfa yöneticilerine bilgi verebilirler. Mevkileri:
Kuzeyinde, Kehin altı, Kendir gölü, Obanönü;
Güneyinde, Koru, Ülüce, Etek Yaylası,Cibilli yatak,Ülücenin dip, Alıçlı yazı;
Doğusunda, Höllüklüğün dere, Uzun geriş, Kova çukuru, Boğa tepesi, Kocageriş,Karga tepesi;
Batısında, Ambarlar, Yar tepesi, Yardibi, Gazellitepe, Çakmak tepesi, Çakmak deresi,Kütüklük, Yığmalık, Yabancı, Yenice, Hamam yeri, Kırdibi, Hayatönü, Cevizliyazı, Hacıüsüyünündere. TAŞOVA
Taşova, Tokat ili Erbaa kazasına bağlı Yemişebükü köyü iken 04.08.1944 tarihinde Bakanlar Kurulunun 4448 sayılı kararı ile ilçe olmuş ve bilahere 1953 yılında Amasya'ya bağlanmıştır. Köyümüz de böylece Amasya'ya bağlanmıştır. Taşova, Bamya festivallerine ev sahipliği yapmaktadır. Bamya da elma kadar Taşova'lıdır, Amasya'lıdır. AMASYA
AMASYA ELMASI
Amasya denilince akla ilk olarak Misket elması gelir. Türkiye'nin neresinde olursanız olun, eğer mevsimiyse, mutlaka Misket elması "Amasya Elması" olarak karşınıza çıkar. Amasya adıyla bütünleşen Misket, özelliğini yine Amasya'nın coğrafi yapısında alır. Söylendiğine göre Amasya vadisi, misketin yetişmek için tam aradığı ortammış. Boğazın esintisi elmaya ayrı bir tat verir. Kokusu da burada gizlidir. Misket'in en büyük özelliği bir yıl meyve verirse diğer yıl vermemesidir. Bir yüzü kırmızı, diğer yüzü ise sarı ila yeşilimsi bir renk taşır. İnce kabuklu, hoş kokuludur. Sert ve dayanıklıdır. Uzun süre saklanmaya elverişlidir. Amasya elmasının iki türü vardır. Daha küçük ve tatlı olanına Misket elması denir. Daha iri ve aşılı olanına ise KABAK elması adı verilir. Amasya elması meyveye geç yatar ve 8 - 10 yaşından önce ürün vermez. Ancak, teknolojinin gelişmesiyle üzerinde yapılan deneyler sonucu Amasya Elması her yıl ve küçük yaşta meyve vermeye başlamıştır. Amasya'nın bir diğer elması da Sınaptır. Bu iki elmanın korunması acil gereklidir.(Sınap ve Amasya elması için Destek kasabasında inceleme yapılabilir.Ayrıca, Amasya Taşova yolu üzerindeki köylerde de araştırma yapılabilir.) Elmanın Faydaları
Uzmanlar, günde bir elma tüketilmesini önernektedir. Elma, içerdiği zengin potasyum sayesinde kan basıncının düzenlenler, adalenin kasılmalarını önler, sinirsel uyaranların iletimini kolaylaştırır, kalp ve böbrek gibi hayati organların çalışmasına yardımcı olur. Ayrıca elmanın kolesterol düşürücü etkisi de bulunmaktadır. Posa, potasyum ve antioksidan içeren öğeler açısından da zengin bir meyvedir. Uzmanlar, elma kabuğunun vücuda son derece yararlı olduğunu, bu nedenle elmanın kabuğuyla tüketilmesinin daha doğru olduğunu belirtilmektedir. Yetiştirilirken ilaçlandığı için yenmeden önce kabuğunun çok iyi yıkanması gerekmektedir. Elma suyu yerine elmanın kendisini yemek diş sağlığı için yararlıdır, zira ısırarak elma yemek dişler için çok uygun bir egzersizdir. Türkülerde Elma
Amasya türkülerinde sık rastlanan bir temadır "elma". Sevda çeken gençlerin dilinden "elma" düşmez. Zaten elma başlı başına sevdayı simgeler. Karşılıklı sevgiyi, verilen elma perçinler. Aşağıda bu türkülerden birini bulabilirsiniz. AMASYA'NIN ELMASI
Amasya'nın elması
Elmaların en hası
Sen dururken neyleyim
Pırlantayı elması
Elmalıkta buluşak
Ak elleri yumuşak
Görünme gel annene
Gizli gizli konuşak
Elmaları soyarım
Ben gönlüne kayarım
Beni kabul etmezsen
Gençliğime kıyarım
Elma dalında kızarır
Bekar oğlanlar kız alır
Seni nasıl alayım
Baban başlığı yüz alır
(Amasya Elması hakkında Hüseyin Menç'in yazısına ekleme yapılmıştır.)