20/03/2022
Hayatım boyunca yüzme dışında bir sporu sevemedim ve yapmadım. 🏊🏻♀️ Üniversitede az bi oynadığım tenis hariç 🎾
Londra’ya taşınınca da tahmin edebileceğiniz ayrıntılı beklentilerimden dolayı yüzmek için uygun bir yer bulamadım.
Ve sporsuz kaldım.
Son 2 sene sporun olmazsa olmazlığını hatırlatınca önceleri gönülsüz de olsa yürümeye başladım.
Sonra yürümeye, isteyerek yapıp kolaylaştırmak için, anlam yükledim.
Yürümek benim için durmak ve yeni bir şey keşfetmek demek.
Nasıl bir durmak biliyor musunuz? Her şey yolunda gibi, kaygısız, telaşsız, hiçbir şey yapmak zorunda olmadan, boş boş yürümek ve hayatı durdurmak.
Önceleri zamanı değerlendireyim diye dinledim. Ama baktım o daha çok yoruyor. Yürüyorumdum ama zihnim işte, hayatta koşturuyor gibiydi.
O sebeple her şeyi bıraktım, telefonu bile, sadece yürüyorum. Bazen tempolu, çoğu kez ise avare avare yürüyüp 1 saat içinde dönüyorum.
Her şeye ve herkese rağmen 1 saat duruyorum, hem de yürürken.
Tercihim girmediğim sokaklara dalmak. Böylece yeni yerler görüp, turist gibi de hissetmek. Şehir merkezinde yaşayınca bu mümkün.
Biraz da hakkı yenmiş bence yürümenin. Basit gösterilmiş. Halbuki basit değil sade.
Sporun zorlayıcı olanı makbul sunulmuş. İlla yarış zihnine kaydırılmış.
Halbuki,
Yürüyüş ise en doğal, en sade, en rahat ve çok şükür en kolay. (Neden her şeyin zoruna talip oluyoruz 😬)
Var mı sizin de dünyayı durduran veya yenilikleri keşfetmenizi sağlayan son yılda başladıklarınız?