19/10/2026
Hem fakültenin hem de genel cerrahi bölümünün duayen hocasıydı. Yaşına göre çok hayat dolu idi. Tip*k bir cerrahtı da tam bir beyefendi olmakla beraber argo espriler yapar ve bizleri gülmekten kırıp geçirirdi. Dersini dinlemek ayrıcalıktı ki babacan tarzıyla beraber cevval bir otorite figürüydü. Dersleri sabah ilk saatte olurdu ve günün birincil uyarısını yapardı: “çocuklar imza atmayı sorun etmeyin ve geç kaldık diye evden apar topar çıkmayın da buraya sıçmadan gelmeyin zira bağırsak tembelliği olur da ömür boyu çekersiniz”. Biz bu söze güler geçerdik de pek dikkate almazdık. Mamafih gençliğin etkisiyle önemsemesek de hakikat şuydu: sabah erken saatlerde bağırsakların peristaltizm denilen spontan hareketliliği oluyordu ve o anda yapılan defekasyon denilen büyük abdest yapma sağlıklı bağırsak sahibi olmak için gerekliydi. Ertelendiği takdirde yıllar içinde tembellik oluşuyor ve sağlık sorunlarına neden oluyordu. Yaşam bu kaide üstüne kurulu ki her ne yapılacak ise vaktinde yapmalı. Öğrencilik yıllarında geleceğe yönelik bilgileri depolamalı ve kendini eğitmeli. Gençlikte çalışmalı, kendini bilmeli, dünyayı tanımalı ve sosyalleşmeli. Çocuklar ufakken tadını çıkarmalı ve vakit geçirmeli. Sağlıklı iken kendini korumalı ve vazifelerinin hakkını vermeli. Akıl başta iken akil insanların yolundan gitmeli. Üstadın dediği gibi yatay değil de dikeyken maneviyatı yaşamalı. Ne zaman ki bağırsak tembelliği gibi yaşlılık gelir, çocukların büyümesi gibi ömür akıp gider, hastalıklar hâsıl olur, akıl yitirilir ve ölüm vuku bulur işte o zaman fazla söze hacet kalmaz da “vah vah” çekilir.