03/11/2020
Davacı, ölen babasına ait taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat yapıldığını, babasının sözleşme imzaladığı inşaat şirketinin davacı olduğu kardeşine ait olduğunu, sözleşme gereği arsa sahibine 3 daire verilmesinin kararlaştırıldığını, oysa miras bırakanın arsa payına karşılık kendisine en az 6 daire verilmesi gerektiğini, İşlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını, ayrıca miras bırakanın sözleşme tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığını, sözleşmenin hata, hile, ikrah ve gabin nedeniyle de geçersiz olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde zararlarının tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, miras bırakanın fiil ehliyetini haiz olduğunu, amacının mal kaçırmak olmadığı, yapılan inşaatta 10 numaralı bağımsız bölümün miras bırakan adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, miras bırakanın fiil ehliyetini haiz olduğu, yapılan işlemlerde irade sakatlığı hallerinin bulunmadığı, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY 1. Hukuk Dairesi 2017/4054 E. , 2020/4421 K.