Reliance Yacht Brokerage

Reliance Yacht Brokerage YAT ALIM SATIM ve DANIŞMANLIK

Motoryat ve yelkenli tekne alım satımı, tekne sörveyerliği, yabancı bayraklı tekne için yurtdışı şirket kurulumu ve tekne nakliyesinde danışmanlık, TÜM TEKNE SİGORTALARI ayrıca ÜÇÜNCÜ ŞAHIS TEKNE SORUMLUKLUK SİGORTASI hizmetleri

Selanik -Kuşadası seyrinde arkadaşlar la son akşam yemeğinden ….. Ziyaretçimiz gemimizin güvenlik amiri Bay Andrei
10/10/2022

Selanik -Kuşadası seyrinde arkadaşlar la son akşam yemeğinden ….. Ziyaretçimiz gemimizin güvenlik amiri Bay Andrei

Karpaz Gate Marinada güzel bir Lagoon  F450
05/12/2016

Karpaz Gate Marinada güzel bir Lagoon F450

Girne Delta Marinadan çıkış rota Karpaz Gate Marina.
25/10/2016

Girne Delta Marinadan çıkış rota Karpaz Gate Marina.

SATILIK  MOTORYAT   PRİNCESS 56 FLYBRIDGE1997 MODEL PRİNCESS 56 FLYBRIDGE,  EXCLUSIVE USD  BAYRAKLI, BOY: 17,10 M / EN: ...
15/09/2015

SATILIK MOTORYAT PRİNCESS 56 FLYBRIDGE

1997 MODEL PRİNCESS 56 FLYBRIDGE, EXCLUSIVE
USD BAYRAKLI,
BOY: 17,10 M / EN: 4.65 M / 1,25 DRAFT, GRT: 30, DİSPLACEMENT: 19,00 T
2 X 610 HP VOLVO PENTA DİESEL, (1100 SAATTE)
SİDE POWER BAŞ PERVANE,
SHAFT SYSTEM, TOP SPEED : 25 KNOTS, CRUSING SPEED : 20 KNOTS
2150 LİTRE YAKIT TANKI, 600 LİTRE SU TANKI, 250 LİTRE PİSSU TANKI,
1X2 KİŞİLİK MASTER KABİN, ÇELİK KASA, WC/DUŞ
2X2 KİŞİLİK MİSAFİR KABİNİ WC/DUŞ
1X2 PERSONEL WC/DUŞ,
SALONDA : BUZLUK, TELEVİZYON, DVD, MÜZİK SİSTEMİ,
OTURMA GRUBU, + YEMEK BÖLÜMÜ
SALONDAN FLYBRIDGE ÇIKILAN MERVİDEN
MUTFAK, KOKPİT, SALON, YEMEK BÖLÜMÜ VE ODALARDA KLİMA,

MUTFAKTA : BUZDOLABI, OCAK, MİKRODALGA+FIRIN, TOST MAKİNESİ VS.
KİLERDE : ÇAMAŞIR MAKİNESİ KURUTUCULU, DERİN DONDURUCU
BUZ YAPMA MAKİNESİ
FLY BRIDGE VE İÇERİDE RADAR+GPS+CHARTPLOTTER FURUNO, AUTOPİLOT RAYTHEON, DERİNLİK ÖLÇER RAYTHEON, VHF SHİPMATE, HIZ ÖLÇER RAYTHEON, 2X PUSULA PLASTİMO, MOTOR DAİRESİ VE GERİ GÖRÜŞ KAMERASI
ONAN 7.5 KW JENERATÖR, REDRESÖR, İNVERTÖR VAR,
60 LT/H SU YAPICI
SU ISITICI HEATHER
LEWMAR BAŞ IRGAT, 25 KG ÇAPA, 100 MT ZİNC
6 KİŞİLİK CAN SALI,
UZAKTAN KOMUTALI PASARELLA
UZAKTAN KOMUTALI PROJEKTÖR
SU ALTI AYDINLATMA
YAZLIK - KIŞLIK HAVUZLUK TENTELERİ
HAVUZLUKTA TEAK MASA + 4 SANDALYE
HAVUZLUKTA VE FLYBRIDGE OTURMA MİNDERLERİ,
FLYBRIDGE VE BAŞ TARAFTA GÜNEŞLENME MİNDERLERİ
YÜZME PLATFORMUNDA VE BAŞ TRAFTA DUŞ
6 ADET SOSİS USTURMAÇA 2 ADET BALON USTURMAÇA
ÇEŞİT BOY VE KALINLIKTA HALATLAR
TEKNE FULL AKSESUAR OLUP AZ KULLANILMIŞ TEMİZ GÜZEL BİR TEKNEDİR.

FİYAT : 250,000 EURO (İki yüz elli bin Euro)

NOT :
1. 2015 TEMMUZ AYINDA KARAYA ALINARAK FULL SERVİS YAPILMIŞ ALT ZEHİRLİSİ (INTERNATIONAL) ATILMIŞ TÜM TUTYALAR DEĞİŞTİRİLMİŞTİR.
2. TEMMUZ 2016 tarihine kadar KARPAZ GATE MARİNA kirası ödenmiştir.
3. GİRNE Çatalköy – Lapta arası olmak kaydıyle taşınmaz Mülk ile Tam/Kısmi TAKAS yapılabilir.

YELKENLİ KATAMARAN İLE KISMİ VEYA TAMAMEN TAKAS YAPILIR.MARKA : PRİNCESS 56 FLY EXCLUSIVE 1997 MODEL PRİNCESS 56 FLYBRID...
13/07/2015

YELKENLİ KATAMARAN İLE KISMİ VEYA TAMAMEN TAKAS YAPILIR.

MARKA : PRİNCESS 56 FLY EXCLUSIVE
1997 MODEL PRİNCESS 56 FLYBRIDGE,
USD BAYRAKLI,
BOY: 17,10 M / EN: 4.65 M / DRAFT 1,25 ,GRT: 30, DİSPLACEMENT: 19,00 T
2 X 610 HP VOLVO PENTA DİESEL, (1100 SAATTE)
SİDE POWER BAŞ PERVANE,
SHAFT SYSTEM, TOP SPEED : 25 KNOTS, CRUSING SPEED : 20 KNOTS
2150 LİTRE YAKIT TANKI, 600 LİTRE TEMİZ SU TANKI, 250 LİTRE PİSSU TANKI,
60 LT/H SU YAPICI
1X2 KİŞİLİK MASTER KABİN, + WC/DUŞ
2X2 KİŞİLİK MİSAFİR KABİNİ + WC/DUŞ
1X2 KİŞİLİK PERSONEL KABİNİ + WC/DUŞ,
SALONDA : BUZLUK, TELEVİZYON, DVD, MÜZİK SİSTEMİ,
OTURMA GRUBU, + YEMEK BÖLÜMÜ
SALONDAN FLYBRIDGE ÇIKILAN MERVİDEN
MUTFAK, KOKPİT,ODALAR VE SALON SICAK – SOĞUK MARİN CRUSİAR KLİMA,
MUTFAKTA : BUZDOLABI, OCAK, MİKRODALGA+FIRIN VS.
KİLERDE : ÇAMAŞIR MAKİNESİ KURUTUCULU, DERİN DONDURUCU
BUZ YAPMA MAKİNESİ
FLY BRIDGE VE İÇERİDE RADAR+GPS+CHARTPLOTTER FURUNO, AUTOPİLOT RAYTHEON, DERİNLİK ÖLÇER RAYTHEON, VHF SHİPMATE, HIZ ÖLÇER RAYTHEON, VE 2X PUSULA PLASTİMO.
KAMERA SİSTEMİ : MOTOR DAİRESİ VE TEKNENİN KIÇ KISMINI GÖSTEREN KAMERA ÖZELLİKLE KIÇTAN KARAYA PARK EDERKEN ÇOK KULLANIŞLI.
ONAN 7.5 KW JENERATÖR,
REDRESÖR VE İNVERTÖR VAR,
SU ISITICI HEATHER
LEWMAR BAŞ IRGAT, 25 KG ÇAPA, 100 MT ZİNCİR,
3,20 BOAT, 9 HP YAMAHA, 2 STROKE
6 KİŞİLİK CAN SALI,
UZAKTAN KOMUTALI PASARELLA
UZAKTAN KOMUTALI PROJEKTÖR
SU ALTI AYDINLATMA
YAZLIK - KIŞLIK HAVUZLUK TENTELERİ
HAVUZLUKTA TEAK MASA + 4 SANDALYE
HAVUZLUKTA VE FLYBRIDGE OTURMA MİNDERLERİ,
FLYBRIDGE VE BAŞ TARAFTA GÜNEŞLENME MİNDERLERİ
YÜZME PLATFORMUNDA VE BAŞ TRAFTA DUŞ
6 ADET SOSİS USTURMAÇA 2 ADET BALON USTURMAÇA
ÇEŞİT BOY VE KALINLIKTA HALATLAR
SATIŞ FİYAT : 250,000 Euro (İki yüz elli bin Euro) Türkiyedeki tekne brokerlerinin belirlediği fiyattır.

TEKNENİZ YAZA HAZIRMI…?Not  :  ALESTA VİRA dergisinden altıntıdır…..Deniz üzerinde uzun süre kalan teknenizi düzenli ve ...
22/01/2015

TEKNENİZ YAZA HAZIRMI…?

Not : ALESTA VİRA dergisinden altıntıdır…..

Deniz üzerinde uzun süre kalan teknenizi düzenli ve doğru bakımla nemli ortamların olumsuz etkisinden koruyun. Sezonu tam donanımla karşılayın.
Tekne sahiplerine sezon bakımı için genel bir konrol listesi hazırladık.
1. Tekne altı: Bizim tavsiyemiz her yıl muhakkak teknenizi karaya almanız. Tekne altı temizlenmeli, su giderleri, transducer, tutya kontrolleri yapılmalı, darbe, çatlak olup olmadığı kontrol edilmeli. Bunun dışında pervane, dümen yelpazesi de gözden geçirilmeli ve temizlenmeli. Kısacası, tekne karaya alındığında tam bir genel kontrol yapılmalı.
2. Emniyet cihazları: Denizde tehlike anında hayatınızı kurtaracak emniyet acil durum ekipmanlarını tek tek kontrol edip çalıştıklarından emin olun. Tarihi geçmiş olanları değiştirin. Can yeleklerinin yırtık olup olmadığını kontrol edin. Teknede seyahat edeceklerin üstüne uyup uymadığını deneyin. Yangın söndürücüleri test edip tarihi geçmişleri bakıma gönderin. Fiziksel olarak zarar görmüş olanları değiştirin. Tehlike sinyallerini gösteren yıpranmış çıkartmaları yenileyin.
3. Elektronik-elektrik: Deniz üstünde nemli ortamdan en çok etkilenebilecek ekipmanlar elektronik ve elektriktir. Teknede sistemlere elektrik vermeden önce tüm kablo ve bağlantılarda nem olup olmadığını kontrol edin. Nem varsa kurutun. Konnektörleri temizleyip yağlayın. Akülerin çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Sahil bağlantı aparatlarını, seyir fenerlerini, sigortaları kontrol edin.
4. Makine ve yakıt: Geçmişten kalan yakıt varsa çıkarın, yakıt pompası ve filtresini temizleyin. Yağ filtresini ve yağı değiştirin. Soğutma suyunu kontrol edin, gerekirse değiştirin. Kayışların sertliğini ve durumunu kontrol edin. Motoru çalıştırıp genel kontrol yapın. Bu ana başlıkları detaylandırarak aşağıdaki listeyi takip edebilirsiniz.
GENEL
- Organik yumuşak deterjan kullanarak gövdeyi, tekne altını temizleyin.
- Su giderlerinin temiz ve açık olduğundan emin olun.
- Cilalama gerektiren bölümleri cilalayın.
- Metalleri parlatın.
- Tik kaplamaların bakımını yapın.
- Güverte kapakları ve lumbuzların bakımını yapın.
- Brandaların, oturma gruplarının kumaşlarının temizliğini ve bakımını yapın.
- Sintine dahil iç bölümleri temizleyin.
- Yedek parçaları kontrol edip değişmesi gerekleri değiştirin.
- Sileceklerinizi kontrol edin.
- Teknenizin kağıtlarını, evraklarını kontrol edip yenilenmesi gerekenleri yenileyin.
GÖVDE
- Özellikle denizin altında kalan bölümde darbe, çatlak kontrolü yapın.
- Derinlik ve hız sensörlerini kontrol edin ve temizleyin.
- Tutyaları kontrol edin.
- Varsa salmanızı kontrol edin.
- Yüzme platformunu ve yüzme merdivenini kontrol edin.
- Yalpa omurgalarını kontrol edin.
- Şaftı, pervaneyi, dümen yelpazesini kontrol edin.
- Zehirli boya atın.
GÜVERTE-DONANIM-EMNİYET EKİPMANLARI
- Puntellerinizi, pullpitinizi kontrol edin.
- Halatlarınızı kontrol edin.
- Usturmaçalarınızı kontrol edin.
- Zincir, demir ve ırgatınızı kontrol edin.
- Güverte kapaklarını, lumbuzları kontrol edin.
- Vinçleri temizleyip yağlayın.
- Teknenin botunu kontrol edin.
- Can yeleği, tehlike fişekleri, can salını kontrol edin. Tarihi geçmişleri değiştirin.
- Yangın söndürme cihazlarını kontrol edin, tarihi geçmişlerin bakımını yaptırın.
- İlk yardım çantasını kontrol edin, eksikleri tamamlayın.
- Radar reflekörünüzü kontrol edin.
SİNTİNE-SU ALTI HATTI
- Knistin valfinin çalıştığını test edin, yağlayın.
- Hortumları, kelepçeleri kontrol edin.
- Su altı hortumlarının çift kelepçe ile tutturulduğundan emin olun.
- Manuel ve otomatik sintine pompalarını test edin, temizleyin.
- Sintine temizliğini yapın, yağ ve yakıt gelmediğinden emin olun.
- Eğriler arası sintine suyunun akmasını sağlayan deliklerin (limber holes) açık olup olmadığını kontrol edin.
ELEKTRİK SİSTEMİ VE KOMPONENTLERİ
- Akü suyunu kontrol edin.
- Şarj baterisini kontrol edin.
- Terminalleri, konnektörleri kontrol edin, paslanmış olanları temizleyin, yağlayın.
- Sigortaları, yedek sigortaları, kabloları kontrol edin.
- Göstergeleri kontrol edin.
- Sahil bağlantı aparatlarını kontrol edin.
- Seyir fenerleri dahil tüm aydınlatmayı ve yedek ampülleri kontrol edin.
- Elektronik ekipmanların konnektör kablolarını kontrol edin. Sonrasında elektrik vererek çalıştırın.
- Tüm antenleri ve bağlantılarını kontrol edin.
MOTOR
- Yağ ve yakıt filtrelerini değiştirin. Yedeklerini teknede bulundurun.
- Yağı değiştirin.
- Teknede eskiden kalma yakıt varsa boşaltın, yakıt tankını temizleyin.
- Makine tutyalarını kontrol edin.
- Soğutma devresini kontrol edin.
- Transmisyon sıvısını kontrol edin.
- Motor kayışını kontrol edin.
- Impelerleri kontrol edin.
- Sintine emicisini kontrol edin.
- Dıştan takma motor ise ateşleme devresini, konnektörleri, kayış ve pervaneyi, dişli kutusunu, yakıt tankını ve hortumları kontrol edin, gerekli bölümleri yağlayın.
SU SİSTEMLERİ
- Su tanklarını temizleyin.
- Su devrelerini kontrol edin.
- Sıcak su devresinin hem AC hem de sahil elektriğiyle çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
- Tuvalet, duş, armatür devrelerinin çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
MUTFAK
- Ocak, elektrik, havalandırmaları kontrol edin.
- Buzdolabının çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
- Fırın ve mikrodalga fırın kontrollerini yapın.
YELKEN DONANIMLARI
- Genel durumu kontrol edin.
- Yelkeni açarak delik vb. hasarları kontrol edin.
- Donanımdaki halatları kontrol edin, hasarlıları değiştirin.
- Donanımdaki ırgat ve makaraları kontrol edin, gerekenleri yağlayın.
- Direk ve gurcataların (spreaders) paslanıp paslanmadığını ve genel durumunu kontrol edin.
- Liftin uskurlarını kontrol edin. Vira-mayna edip paslanmadığından, çalıştığından emin olun.
- Roller furlingi yağlayın, çalıştığını görün.
- Kandilisa halat ve donanımlarını kontrol edin.

18/12/2014

FIRTINA TAKVİMİ

OCAK
02 Ocak - Fırtına (3 gün)
08 Ocak - Zemheri Fırtınası (3 gün)
17 Ocak - Fırtına (2 gün)
23 Ocak - Kış Şiddetli Fırtınası
28 Ocak - Ayandon Fırtınası

ŞUBAT
01 Şubat - Fırtına
04 Şubat – Fırtına (3 gün)
07 Şubat – Fırtına (3 gün)
10 Şubat – Fırtına
13 Şubat – Fırtına
23 Şubat – Fırtına (2 gün)

MART
01 Mart – Fırtına
11 Mart – Kocakarı soğuğU
12 Mart – Hüsum Fırtınası
15 Mart – Fırtına
24 Mart – Kozkavuran Fırtınası
26 Mart – Çaylak Fırtınası
29 Mart – Fırtına

NİSAN
08 Nisan – Kırlangıç Fırtınası
11 Nisan - Fırtına
16 Nisan – Kuğu Fırtınası
21 Nisan - Fırtına
29 Nisan – Fırtına (3 gün)

MAYIS
04 Mayıs – Çiçek Fırtınası
07 Mayıs – Fırtına
13 Mayıs – Fırtına
17 Mayıs – Filiz Kıran Fırtınası
20 Mayıs – Kokulya Fırtınası
21 Mayıs – Ülker Fırtınası

HAZİRAN
03 Haziran – Fırtına (3 gün)
10 Haziran –Ülker Doğumu Fırtınası
22 Haziran – Gün Doğumu Fırtınası
28 Haziran - Fırtına
29 Haziran – Yaprak Fırtınası

TEMMUZ
11 Temmuz –Çarh Dönüm Fırtınası
16 Temmuz – Fırtına (2 gün)
25 Temmuz – Fırtına (3 gün)
30 Temmuz – Kızıl Erik Fırtınası

AĞUSTOS
14 Ağustos - Fırtına
17 Ağustos - Fırtına
20 Ağustos – Fırtına (2 gün)
31 Ağustos – Mercan Fırtınası

EYLÜL
07 Eylül – Bıldırcın Geçimi Fırtınası
13 Eylül – Çaylak Fırtınası
25 Eylül – Fırtına
28 Eylül – Kestane Karası Fırtınası
30 Eylül – Turna Geçimi Fırtınası

EKİM
04 Ekim – Koç Katımı Fırtınası
15 Ekim – Meryem Ana Fırtınası
18 Ekim – Kırlangıç Fırtınası
22 Ekim – Bağ Bozumu Fırtınası
27 Ekim – Balık Fırtınası

KASIM
02 Kasım – Kuş Geçimi Fırtınası
07 Kasım – Fırtına
28 Kasım – Fırtına

ARALIK
02 Aralık – Ülker Dönümü Fırtınası
09 Aralık – Kara Kış Fırtınası
12 Aralık – Fırtına
19 Aralık – Fırtına
21 Aralık – Gün Dönümü Fırtınası
28 Aralık – Fırtına
31 Aralık - Fırtına

(Bu yazı www.catamaranvega.com sitesinden alıntıdır)MONO HULL mu KATAMARAN mı?Dokuz yaşımdan beri deniz ve yelkenli ile'...
05/12/2014

(Bu yazı www.catamaranvega.com sitesinden alıntıdır)

MONO HULL mu KATAMARAN mı?

Dokuz yaşımdan beri deniz ve yelkenli ile'le haşır neşir bir deniz aşığıyım. Vega ile tanışana kadar katamaranlara hep dudak bükmüşümdür. İlk teknem çocukluk aşkım, daha sonraki teknelerim olağanüstü aşk maceralarımdı, Hepsi de monohull (tek gövdeli) yelkenli teknelerdi. Katamaran olan son teknem Vega ise mantık izdivacım. Vega'yı almadan önce üç yaz üst üste, üçer beşer hafta kiraladim, her türlü şartta denedikten sonra almaya karar verdim. Oysa önceki teknelerime hep aşık olup gönlümün sesine koşmuşumdur.
Şimdi ise katamaranların neden yeterince yaygınlaşmadıklarına şaşarım. Çeşitli monohull teknelerle bir ömür deneyimleri olan ve kiraladığım dönemleri saymazsak, altı yılı aşkın bir süredir katamaranla yaşayan biri olarak size, kendimce dezavantaj ve avantajlarından bahsedeyim.

Dezavantajlar:

1 - Aynı boyda bir mono-hull tekneye oranla oldukça pahalı olmaları.

2 - Marinada işgal ettikleri yer nedeniyle konaklama, çekek, vs. gibi metrekare cinsinden hesaplanan, giderlerinin fazla olması.

3 - Orsa seyirlerini mono-hull tekneler kadar dar açıyla gerçekleştirememeleri.

4 - Bir tekneden çok uzay aracına benzemeleri. Klasik kuğu hatlı yelkenliler yanında bir hayli çirkin olmaları.

5*- Hafif olmalarına karşın rüzgara çok fazla yüzey gösterdiklerinden, rüzgara karşı motor seyirlerinin fazla güç gerektirmesi (Her katamaran için doğru olmayabilirse de Vega için gerçek. Gerçi rüzgar varken motora ihtiyaç niye olsun ki)

6*- Motor seyrinde, dalgayı baştan aldığınızda, dalga aralıklarına da bağlı olarak fazla başkıç yapması. (Tekne yalpaya düşemediğinden başkıç normalden biraz daha fazla oluyor)

7 - Deplasmanları çok daha az olduğundan, ağır yüklerden mono-hull teknelere göre daha fazla etkilenerek, performanslarının düşmesi.

* 5. ve 6. sırada sayılanlar her katamaran için geçerli değildir.

Avantajlar:

1 - Yelken performansları muhteşem. Katamaranlar denizlerin yarış atları. Aynı boyda mono-hull bir tekneyle yapabildiğiniz süratin en az birbuçuk ,bazen iki katını yapabilirsiniz. Bahsettiğim gezi sınıfı bir katamaran için geçerli sürat amaçlı yapılmış katamaranlar anormal hızlara ulaşabiliyorlar. Vega 12.6 metre boyunda. Bu güne kadar erişebildiğim en yüksek hız 21.4 knot oldu (tabi ki sadece yelkenle). Geçen sene, zaman zaman sağanakların 55 knot'a eriştiği bir fırtınayı arkama alıp kaçarken motorsuz ve yelkensiz, çıplak direkle 8.5 knot'a ulaştım.

2 - Katamaranlar emniyet açısından, başka teknelerin erişemiyeceği üstünlüklere sahip. Birçok markanın ürünleri batmama özelliği taşıyor. Eski katamaranların aksine yeni dizayn katamaranların alabora olma olasılıkları hemen hemen yok gibi.

3 - Balast ve derin salmalara gereksinimleri olmadığından, su kesimleri oldukça az. Bu sayede sığ sulara girebilmek mümkün. Vega'nın 12.6 m.lik boyuna karşılık draft'ı sadece 160 cm. Başka dizaynlarda daha da kısa olabiliyor.

4 - Ağır salmaları olmadığından aynı boydaki bir mono-hull'a göre çok daha hafif olabiliyorlar. Bir örnek vermek gerekirse, Şu sıra bağlı olduğum iskeledeki komşumun 13 m. boyundaki polyester yelkenlisi 16 ton iken, eni onunkinin iki katı olan benim teknemin ağırlığı sadece 7 ton.

5 - En sert havalarda bile yelken seyrinde teknenin bayılmaması (yan yatmaması) inanılmaz bir konfor. Önceki teknelerimde yelken seyrine çıkarken, teknenin içindeki herşey kaldırılıp dolaplara tıkılır, ortada devrilip düşebilecek şeyler unutulduğunda seyir kabusa dönüşürdü. Şimdi ise, masamda rakım, ocakta tencerem varmış umurumda olmuyor. Her teknede sert havalarda misafirleri deniz tutmasi vaka-i-adiyeden olmasina karşın, katamaranlar da nadirattan.

6 - Her iki gövdede birer motor bulunması, hem emniyet hem manevra açısından büyük kolaylıklar sağlıyor. Mono-hull teknelerde içeride motor sesi ve bazen mazot kokusu önüne geçilemez bir sorundur. Oysa pek çok katamaranda, Vega'daki gibi, motor dairelerinin teknenin yaşam alanlarından tamamen ayrı kompartımanlarda bulunması, bu sorunu kökten hallediyor.

7 - Kamaraların, birbirlerinden oldukça uzak ve izole olması, gerçek anlamda mahremiyet sağlayabiliyor. (örneğin benim teknemde, her iki gövdede başta ve kıçta birer tane olmak üzere dört adet çift kişilik kamara mevcut, ve hiçbirinin diğeriyle direkt bir komşuluğu yok, aynı gövdede olanlar bile uzun bir koridorla birbirlerinden oldukça uzak)

8 - Sanırım yaşam alanlarının ne kadar geniş olabildiğinden bahsetmeye gerek bile yok.

9 - Genelde mono-hull teknelerde kokpitten salona derin bir merdivenle inilir. Ne kadar şık döşenirse döşensin, salon bir yeraltı odasıdır. Lumboz, ya da hatch'ler (pencere) yüksekte kalır, etrafı görebilmek mümkün olmaz. Şimdilerde Deck-Saloon dizaynlarla bu dezavantajın üstesinden gelinmeye çalışılıyor. Oysa katamaranlarda salon genellikle kokpit'le düzayak, yaz kış ışıl ışıl, ve panoramik bir manzaraya sahiptir.
Mono-hull'lara göre avantaj ya da dezavantaj olarak değerlendirilemeyecek önemli bir farklılık da, katamaranlarda ana yelkenin cenovaya oranla (mono-hull'lardakinin aksine) çok daha büyük olması (istisnaları var). Ana yelken çok daha büyük olunca kavançalara özellikle dikkat etmek gerekiyor. Sürpriz kavançalara düşmemek için aşırı dikkat ya da emniyet donanımı gerekebiliyor. Buna karşılık Spinakker (balon) kullanımı çok daha kolay. Teknenin geniş olması gönder (spinakker boom) kullanımını gereksiz kılıyor. Balon seyrinde başüstüne gitmeden kavança etmek mümkün oluyor. Elbette ki gönder kullanımının trim açısından bazı üstünlükleri var. Ama ekipsiz spinakker seyri yapabilmek mono-hull bir teknede olanaksız. İster inanın ister inanmayın, tek başıma olduğumda dahi balon basabildiğim oldu.
Katamaran kullanma duygusu, bence, doruklarda bir yelken keyfi yanında sürat, emniyet ve konfor.
Buraya kadar okuduysanız büyük bir olasılıkla, objektif olmadığımı, bir katamaran fanatiği olduğumu düşünüyorsunuzdur. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de yaşamımın on yıl öncesine kadar katamaranlara dudak büktüm. Hala da gözümü okşayan klasik bir yelkenli gördüğümde iç geçirdiğim olmuyor değil. Vega'yı okşadığım çok nadirdir. Ama bazı tekneleri gördüğümde dayanamayıp dingime atlayıp yanaştığım, sahibiyle tanıştığım, içini dışını gezdiğim, hayranlık ve sevgiyle okşadığım oluyor. Bazen de sıkı bir orsa seyrinde 40-45 derece yatmış mir mono-hull'u görünce yekede kendimin olmasını arzuladığım oluyor. Zaman zaman dostlarımın teknelerinde bu özlemimi giderebiliyorum. Yine de tekneme döndüğümde bir Ohh... çekmekten de kendimi alamam. Yeni bir tekne almaya kalksam yine katamaran alırım diye düşünüyorum. Daha önce de dediğim gibi benimkisi mantık evliliği. Küçük kaçamaklarımı umarım Vega affeder.

Sevgiler,
29 Nisan 2004
© Dr.Korhan Sökmen

28/11/2014

TEKNE ALMAK İSTİYORUM.....

Aşağıdaki yazı dizisi Yelken Dünyası’nın Ocak ve Şubat 1986 sayılarında yayınlanmıştır. Aradan geçen yıllara rağmen, bu analitik ve tecrübeye dayalı yazının güncelliğinden hiçbir eksilme olmadığını görüyorum. İster hazır bir tekne almayı düşünün ister kendi teknenizi yaptırmayı/ yapmayı düşünün. Sormanız ve yanıtını bulmanız gereken sorulardan en önemlileri aşağıda sıralı… Bu yazıyı, Sadun Boro’nun izniyle camiaya tekrar kazandırmaktan dolayı son derece mutluyum.
Yusuf Civelekoğlu

NASIL BİR TEKNE ALAYIM?
Sadun BORO
Bir seçim yaparken en önemli nokta, kendine göre, kendi ihtiyaç, tecrübe, bilgi ve imkanlarına göre en elverişli olanı seçmektir.
İster yeni hevesli olsun, ister tecrübeli; maddi imkanı ölçüsünde, denize açılmayı düşünen her kimsenin karşılaşacağı ilk sorun, “Nasıl bir tekne alayım?” olur. Onun için ilk mevzumuzu tekne seçimine ayırdık.
Her nedense, bu en mühim konu üzerinde, pek durulmaz veya gereken inceleme yapılmaz. Bilen, bil-meyen eşin dostun görüşüne göre tekne yaptırılır veya alınır. Ekseriya, hissi davranılır. Hakikatler kulak ardı edilir. Bunca yıldır, gördüğüm kadarı ile, en fazla hata isabetli tekneyi seçmede yapılıyor.
Nice emek ve uğraşlar neticesi, hayal edilen tekne denize iner. Üç, beş gezinti sonunda ne yazık ki yıllardır kurulan düşler, dümen suyundaki kabarcıklar gibi sönüp gider.. Ya, kafi deniz ve yelken bilgisi olmayan bir kimse, koca armalı bir yelken teknesi yaptırmıştır. Sıkı bir havada yelkenler basılıp ta, küpeşte suya girince, çoluk çocuk feryadı basar, bet beniz uçar… Ertesi yıl güzelim tekne satılır veya bir daha yelken açmadan motorla dolaşılır. Ya da tekne yapılır, hakikaten işinin ehli, doğru dürüst bir kaptan bulamaz onun bunun ellerinde maskara olur, burnundan getirirler. Hele yaz sonu olup, lodoslar başlayınca, içinde emniyetle barınacak bir liman bulmak, en mühim sorun olur, adamın gece uykularını kaçırır.
Bir başka kimse, artık şehir hayatından usanmıştır. Kendini doğaya atmak ister. Tekne yapılır, bu sefer hanım rahat etmez, hoşlanmaz, deniz tutar… Çocuklar arkadaşlarından, muhitlerinden ayrılamaz. Adamcağız kuş gibi ortada kalır… Onları bırakıp gitse, bir türlü, gitmese hepten yıkılır. Ve sonu gelmeyen daha nice dertlerle karşı karşıya kalınır.
Bu tip hatalara, yalnız, ilk defa tekne sahibi olanlar değil, yıllarca denizde dolaşmış birçok kimse de, yeni tekne seçerken düşebilir. Onun için bir seçim yaparken en mühim nokta, kendine göre, kendi ihtiyaç, tecrübe, bilgi ve imkanlarına göre, en elverişli olanı seçmektir.
NE TİP BİR TEKNE?
Fazla derine ve teknik ayrıntılara inmeden, dilimiz döndüğü, tecrübemiz el verdiği nisbette, müstakbel tekne sahiplerine, belki bir ışık tutabilir ümidi ile, bu mevzuya giriyoruz. Okyanus aşırı uzun seyahatlere çıkacaklar veya esas yarış gayesi ile tekne yaptıran yelken meraklıları, nasıl olsa ne yaptırdıklarını bildikleri için, konumuz haricinde kalırlar. Ayrıca, denizle hiçbir ilgisi olmayıp, sırf zamanın modasına uymak ve gösteriş için, veya “işinde yem” olarak kullanmak gayesi ile tekne yaptıranlara, gayet tabii, bu satırların hiçbir anlamı yoktur. Zaten onları okumaya da ihtiyaçları yoktur!
Gelelim sadede. Şüphesiz ki tekne yaptırabilmek için en mühim sorun maddi olanaktır. Kel merhemi bulsa, önce kendi başına süreceği için, o hususu burada hiç tartışacak değiliz… Gayemiz eldeki maddi imkana göre, en müsait tekne tipini seçebilmektir.
İŞTE SORULARIMIZ
Aşağıda sıralayacağımız sorulan, hissiyata kapılmadan, kendi kendinizi kandırmadan, cevaplarsanız, zannedersem en az hatayı yapmış olursunuz. Şöyle bir dökelim soruları, ana hatlarıyla:
1- Nasıl bir tekne istiyoruz? Yelken-motor?
2- Ne büyüklükte ve tipte olacak?
Aile durumu nedir, yani kaç kişiyle gezilecek?
Deniz tecrübe ve bilginiz nedir? Kaptan alınacak mı?
3- Nerede kullanılacak, Marmara’da mı, Ege’de mi?
Yılda ne kadar zaman kullanılacak?
4- Ne malzemeden yapılacak, ağaç, sac, fiberglas.
Her ne kadar, bu soruların çoğu birbirine bağlı ise de, şimdi bunları ayrı ayrı açalım:

1. NASIL BİR TEKNE İSTİYORUZ?
Bu soruyu üç guruba ayırabiliriz
a- Esas yelken, motor yardımcı
b- Esas motor, yelken yardımcı
c- Sırf motor

a- ESAS YELKEN, MOTOR YARDIMCI

Denizlerde yelkenle dolaşmak, motorla gezmeye nazaran, çok daha bilgi, tecrübe ve hatta bedeni üstünlük ister. Yelken meşakkatlidir, zordur, sabır ister, zaman ister, bakım ister. Ama keyfine de payan yoktur. Şöyle güzel bir rüzgarla yelkenler şişmiş, tekne bir yanına yaslanmış, yol alırken, yekeyi koltuğunun altına aldın mı, kendini dört iklimin sultanı sanırsın!
Yelken öğrenmenin yaşı yoktur, yeter ki, mani olacak, bedeni bir sakatınız olmasın. Ancak yelken, bir bilenin yanında, uzun tecrübelerden sonra, öğrenmeye başlanır. Yoksa parayı verip, yelken teknesi yaptırmakla, hele bir iki de yabancı yat mecmuası okuyup, ağızda dolma bilgi ile, yelkencilik yapılmaz. Hele fırtınalı havada, emniyetle yelken kullanmak, elde içki kadehi sıcacık koltukta, mangal yellemeye hiç benzemez… Bunun güzel bir örneği, birkaç yıl evvelki Kuşadası-Pire yarışında, birazcık yaşanmış galiba… Onun için, bizde, yelken teknesi sahibi olup da yelkenle dolaşıp parmakla gösterilecek kadar azdır. Sülün gibi yelkenli tekneler, prangaya vurulmuş gibi, motor gücü ile dolaşırlar, yelkenleri güneş yüzü görmez…
Şayet kendinizin kafi yelken bilgi ve tecrübeniz yoksa yelkenden doğru dürüst anlayan kaptan, gemici bulmak, bugün çok zorlaştı artık ve yetişmiyor. Eskiden motor pek olmadığı için, gemiciler de, hakiki bir denizci, yelkenci olarak yetişirdi. Şimdi bastın mı marşa, dayan git!… Kim uğraşacak yelkenlerle!…
Ayrıca Ege’ de Akdeniz’ de dolaşacaksanız, rüzgarların keyfine tabisiniz. Ya hiç esmez, ya çok eser veya gideceğiniz yönden, kafadan gelir. Nadiren müsait rüzgar bulursunuz. Ancak hafif deplasmanlı, modern fiberglas yelkenliler, hafif havadan daha fazla istifade ederler. Ege’ de, kendi tecrübem, bir yaz boyu gezinin ancak yüzde yirmi beşinde sırf yelkenle yol alabilmişizdir. Yüzde ellisi yelken-motor, geri kalanı da yalnız motor. Ancak denizaşırı uzun seyahatlerde bütün yük yelkene biner.
Ayrıca, esas yelken teknesinin, uyulması icap eden, birçok kaideleri vardır. En başta, gövde biçiminden tutun da, altındaki safrası, kamara içinde yerleşim, güvertenin tanzimi, kumanda mevkii, direkleri, donanımı, velhasıl tümü ile, yelken ve sürate en elverişli biçimde olması icap eder. Dolayısıyla, bu kaidelere uymak için, hem konfor bakımından fedakarlık edeceksiniz, hem de maliyeti çok daha yüksek olacaktır.
Durum böyle olunca, hakikaten yelkene gönül vermiş bir kimse iseniz ve bizzat kendinizin doğru dürüst yelken tecrübeniz varsa, ve de hakkıyla ondan istifade edeceksiniz, yapın bir yelken teknesi, bakın keyfinize!… Yoksa makul olarak, gelin ikinci ve üçüncü şıklara…

b- MOTOR ESAS YELKEN YARDIMCI

Kanaatimce, bizim sularımızda, büyük bir ekseriyetin ihtiyacına, bu tip cevap verir. Hemen her havayı söktürecek kuvvetli bir motor ve ona yardımcı olacak, küçük bir arma. Bir makina arızasında, yelken sizi bir limana getirir. Hele arma akıllıca yapılmışsa, mesela, muhtelif ebatlarda flok, cenoa gibi yelkenlerle donatılmışsa, müsait havayı buldunuz mu, yelken zevkini de tatmin edersiniz. Ayrıca, küçük bir yelken, motora yardımcı olur. Denizli havalarda, teknenin sert dövünmesine mani olur. Yelkenler daha küçük boyutlarda olduğu için, abraması, kullanması daha kolaydır. Temel denizcilik bilgisi, daima elzem olmakla beraber, fazla bir yelken bilgisine sahip olmadan, gezebilirsiniz. Yani, derin bir yelken bilgisine sahip olmadan, gezebilirsiniz. Yani, derin bir yelken tecrübesine ihtiyacınız yoktur.
Aynı boyuttaki esas yelkenli bir tekneyle mukayese ederseniz, yelken sürati önemli olmadığı için, gövde biçimi rahat, klasik olur. Dolayısıyla gerek kamaranın içi, gerekse güverte, havuz, çok daha kolay tanzim edilebilir. Tekne daha kullanışlı, içinde yaşamaya daha elverişli olur. Ona mukabil, daha büyük ve güçlü motora ihtiyaç vardır. Motor farkına rağmen umumi maliyeti esas yelkenliye nazaran takriben yüzde yirmi beş daha ucuza çıkar.
Tatillerinizde Ege’ye gidip gelmeyi veya teknenizi orada tutup ta, gidip gezmeyi düşünüyorsanız, zaten, kuvvetli bir motora ihtiyacınız olacağını daha evvelce belirtmiştik. Kısacası, esas yelken ağırlıklı tekne de yaptırırsanız, bu gezilerinizde bütün yükü gene motor çekecek. Onun için her halükarda, bizim sularımız ve Akdeniz’de, kuvvetli bir motor büyük kolaylıktır. Hele, zamanınız mahdut ise, şarttır!
Bizim de başımızdan geçti. Dünya seyahatini yaparken, 10 tonluk Kısmet’in içinde 20 beygirlik bir dizel motor vardı. Bütün yol boyunca, yalnızca Kızıldeniz’ de, Tiran Boğazı hariç, tam devirde kullanmadığım halde, hiçbir zaman az gelmedi. Çünkü devamlı yelkenle yol alıyorduk. Ancak limanlara girerken veya pek kısa mesafede, rüzgar olmayınca, kullanıyorduk ve kafi geliyordu. Ama Türkiye’ye döndükten sonra, yazın tatilde, Ege’ye gidip gelirken, veya Boğazı çıkarken, biraz kafadan rüzgar, deniz olunca, apışıp kalıyordu. Mecbur olduk, daha kuvvetli, büyücek bir motor koymaya.
TEKNENİN TİPİ ve BOYU NASIL OLMALI?
Tekne tipi ve boyunun seçiminde en önemli nokta, tekneyi ne şekilde nerede kullanacağınız olmalı ve buna göre karar vermelisiniz.
Geçen yazımızda, yaptırılacak tekne tipini seçerken, esas yelken, motor yardımcı ve esas motor, yelken yardımcı olan tiplerden söz etmiştik. Bugün, diğer tip ve soruları ele alacağız.

c- YALNIZCA MOTOR TEKNELERİ

Bu gurubu ikiye ayırabiliriz:
I- Sürat tekneleri. Özellikle boş zamanı çok kısıtlı ve otomobilde olduğu gibi, yüksek süratten zevk alan kimselerin seçeceği tekne tipidir. Müsait havayı yakaladı mı, gayet çabuk, istediği yere, denizde fazla kalmadan ulaşabilir. Ona mukabil, sert ve denizli havada, nazik bedenleri birazcık incinir…
II- Gezinti tipi motor tekneleri.
Denizci, oturaklı, 10-12 mil seyir süratine sahip bu tipler, bizim sularımız için pek elverişlidir. Emniyet bakımından çift motorlu olabilir. İçi geniş, rahat, her konforu haiz, üstelik de sür’atli. Hiçbir yelken bilgisine ihtiyaç yoktur. Ona mukabil motorun dilinden biraz anlamak gerekir. Yardımcı bir yelken olmadığı için, motor dairesine azami itina gösterilmeli, her tedbir alınmalıdır.
Böylece tekne tiplerini gözden geçirmiş olduk. Her birinin olumlu ve olumsuz noktalarını basit bir şekilde izah etmeye çalıştık.
Eğer, tip üzerinde bir fikir oluşturabildinizse, şimdi geçelim diğer önemli soruya:

2. TEKNENİN EBADI ve BİÇİMİ NE BOY, NE BÜYÜKLÜKTE OLACAK?

Denizciliği yönünden, bir teknenin ebadı mühim değildir. Yeter ki, bilinçli, doğru dürüst yapılmış olsun. Bugün, Adaya gitmeye çekindiğiniz boydaki teknelerle, dünyayı dolaşıyorlar.
Tabii ki, tekne ebadı büyüdükçe, içindeki imkanlar artar, daha rahat ve kullanışlı olur. Ayrıca, denizli havada küçüğe nazaran, daha az dövünür, hırpalanır. Ona mukabil, unutmayın ki, tekne büyüdükçe, derdi de beraber büyür. Yaptırması için gerekli maddi imkandan gayri, gemici derdi, bakımı, çekimi, limanı, bağlaması gibi, birçok derdi de, beraberinde getirir Tekne ebadını tayin ederken bizzat, sizin şahsi durumunuz, konuya en büyük ağırlığı verir. Maddi sorunların dışında, şöyle bir sıralayalım soruları.
I- Tecrübe ve deniz bilginiz kafi olup, tekneyi yalnız veya aile efradınla beraber mi kullanacaksınız, yoksa kaptan, gemici alacak mısınız? Bir gemici, yabancı bir adam, daima yanı başınızda, bir rahatsızlık, bir ayak bağı olabilir. Ama bilginiz kifayetsiz veya tekneniz büyükse, buna katlanmak zorundasınız. Açık denizde, bir kişi, yalnız başına, modern teçhizatla donatılmış, 12-13 metrelik bir tekneyi bile rahatlıkla kullanabilir. Ama limanlara girip çıkarken, hele kalabalık marinalarda, çok zorluk çeker.
II- Aile durumunuz nedir, kaç ki¬şiyle gezeceksiniz? Gece yatısına misafir alacak mısınız?
Birçok kimse yalnızlıktan hoşlanmaz, ailesinin yanısıra, arkadaşlarını da alır. Dolayısıyla kamara ve yatak adedi, sizin şahsi yaşamınıza göre tespit olur. Bilhassa çocuklu ve kalabalık gezecek aileler için, havuzu ortada, arkada kendiniz için ayrı kamarası olan tekne tipleri çok daha elverişlidir.
III- Tekneden ne kadar ve ne şekilde istifade edeceksiniz? Hafta sonunda veya birkaç günlük gezilere çıkacaksanız, içi daha az konforlu ve basit, daha küçük bir tekne işinizi görebilir. Şayet uzun geziler, Ege’ ye inmeyi veya mevsimi içinde geçirmeyi düşünüyorsanız, kamara teşkilatı, konforu ona göre olmalı. Dolayısıyla tekne biraz daha büyük olur. İçinde uzunca bir zaman yaşanacak teknenin, gövdesi, dışı kadar, içinin de muntazam, rahat, derli toplu olması, çok mühimdir. Kuzinesi, tuvaleti, gerek dışarıda, gerekse içinde oturma yerlerinden tutun da, dolabına, çekmecesine kadar, azami itina ve düşünce ile yapılıp, kullanışlı olmalıdır. Dünya seyahatini yaparken, bunun acısını biz çok çektik. Elimizdeki maddi imkan ve tecrübemiz kamarayı istediğimiz gibi yapmaya el vermemişti. Yol boyunca uydurma kamara ile çok sıkıntı çektik. Ancak dönüşte içini toparlayabildik.

3. TEKNEYİ NEREDE KULLANACAKSINIZ?

Bu sayımızda üç sorunun cevabı, teknemizin boyunu, ebadını tesbit eder.
Üzerinde durulacak daha başka noktalar da vardır. Mesela:
Teknenizi nerede kullanacaksınız? Marmara’da mı, Ege’de mi? Marmara’ da kullanmayı düşünüyorsanız, mevsim çok daha kısadır, akşamları soğuk olur, yağmur fazladır. Onun için önü, üstü, yanları kapalı veya kapanabilir bir havuz, eğer tekne büyükse, güvertede salon şayanı tavsiyedir. Gezi teknelerinde, kumanda yerinin yağmur ve çırpıntıdan korunmalı olması, pek faydalıdır. Ege’de gezecekseniz, hava sıcaktır. Bilhassa kamaraların havalandırmasına ayrıca önem verilmelidir.
Bir hususta liman mevzuu. Bulunduğunuz yerde, teknenizi nasıl barındıracaksınız? Emniyetli, mevsim fırtınalarına kapalı bir koy, liman civarınızda var mı? Yoksa, nereye götürüp bırakacaksınız? Bilhassa İstanbul için, çok önemli bir sorun. Devamlı kalabileceğiniz bir yer varsa, oranın su derinliği sizi etkileyebilir. Sığ bir koysa, tekne derinliğini ona göre ayarlamanız icap edebilir.

4. TEKNE HANGİ MALZEMEDEN YAPILACAK?

Sıra geldi teknenin hangi malzemeden yapılacağına. Burada, memleketimizin şart ve imkanlarını göz önünde tutmak gerek. Dış ülkelerde, hergün yeni bir malzeme piyasaya çıkar, eskilerin kalitesi daha iyileşir. Ayrıca, dünyanın her tarafına hitap eden, çok geniş pazar vardır.
Ülkemizde birçok sahil şehirlerinde, köylerinde, ağaç tekne tezgahları mevcuttur. O yörenin şartlarına göre, asırların tecrübesi ile tekne yapılır. Ağaç teknelerin bakımı zordur. Daima eliniz üstünde olacak. Hele karinanın zehirlisini biraz ihmal ettiniz mi, hemen kurt vurur, eleğe döner.
Batıda, ağaç ve işçiliği pahalı olduğu için, önce saç, sonra da fiberglas tekneler rağbet gördü. Son zamanlarda, bizde de, kaliteli ağaç ve işçiliği çok arttı, îyi bir ağaç tekne, bir hayli pahalı olmaya başladı. Herhalde, yakın zamanda, saç ve fiberglas tekne yapımına daha fazla ağırlık verilecek Şimdi çok iyi saçı koruyacak malzemeler mevcut. Eskiye nazaran, saçın bakımı, daha kolaylaştı. Ayrıca kurt vurma derdi yok, yapımı daha kolaydır.
Fiberglas tekneler ise, plastik çağının denize yansıyan yönü. hakkıyla yapılmışlar sağlam ve uzun ömürlü olur. Bakımı hepsinden basittir. İki veya üç kat ahşap lamine üzerine fiberglas, pahalı olmasına mukabil, hem ağacın, hem fiberglasın iyi yönlerini aldığı için, en güzeli.
Beton tekne, ülkemizde tek tük yapıldıysa da, fazla yayılmadı. Alüminyum alaşımları henüz bizde kullanılmıyor.

ACEMİLERE TAVSİYEMİZ

Deniz tecrübesi olmayıp da, ilk defa tekne sahibi olacaklara tavsiyemiz:
Büyük ve masraflı bir tekne yaptırmadan, bir iki yaz için, daha ufak çapta, hatta hazır bir tane alıp, bir tecrübe devresi geçiriniz. Hem kendinizin ve ailenizin, arzu etmenize rağmen, ne kadar denize intibak edebiliyorsunuz, bunu görürsünüz.
Hem de deniz tecrübeniz artar ve tekneler hakkında pratik bilgi edinirsiniz. Sizin ihtiyaçlarınıza cevap verecek müstakbel tekneniz kafanızda şekillenmeye başlar. İleride, yaptıracağınız büyük tekne, daha az hatalı, size daha elverişli olur. Birkaç tekne yaptırmış, fiilen kullanmış tecrübeli arkadaşlarınızın size çok yardımı dokunabilir. Ama dikkatli olun, hakikaten bilgilisinden istifade edin. Yoksa, iki yaz sandalla balığa çıkmış, veya birkaç yarışa girmiş birisinin zararı, faydasından çok olur.

EN ÖNEMLİ YAN GÖVDE

Birçok kimsenin hataya düştüğü bir noktaya daha temas etmek isteriz. Bir teknenin tümü içinde, gövde en mühim yerdir. Bilhassa İstanbul haricinde, Ege veya Karadeniz de, tekne sipariş edilirken, aman ucuz olsun diye, yapımına, işçiliğine, kullanılan malzemeye gerekli ehemmiyet verilmez. Sonra, sıra teferruata gelince, kesenin ağzı açılır. Bodoslaması yamuktur, bağlan zayıftır, sandık gibi kaplanmıştır, ama paslanmaz çelik vardevelalar, sanki yelken basacakmış gibi, arma takımları, vinçleri, içinde videosu, banyo küveti vardır.. Halbuki tersine önce teknenin kendisini imkanlarınız ölçüsünde, en iyi şekilde yaparsanız, arması olsun, kamarası olsun, ileride imkanlarınız el verdikçe, daima daha iyi yapılabilir. Onun için, teknenin gövdesini, esasını yaparken, maddi imkanınızın azamisini kullanın, iyi işçilik ve malzemeye çok önem verin.
PLAN SEÇİMİ
Biraz da, plan seçiminden söz edelim: Beğendiğiniz plan, hakikaten çok meşhur bir dizaynırın, nefis bir planı olabilir. Ama unutmayın ki, adamcağız, o planı, sizin ihtiyaçlarınız için değil. Coni efendinin arzusuna göre yapmıştır… Belki sahibi, onu, Atlantik yarışı için düşündü. Belki, yılda ancak üç beş gün güneş yüzü görülebilen Kuzey Denizi’ nde, veya Manş’ ta kullanacak. Belki alfanı, med cezirin çok yüksek olduğu limanda kullanabilmek için değişik yaptırdı. Belki vakti yok, hafta sonlarında istifade edecek, veya alıp başını dünya seyahatine çıkacak!.. Onun için, bir hazır planı değerlendirirken, sizin kendi şart ve ihtiyaçlarınıza uygun olmalı, yoksa Coni’ninkine değil…
Eh bu, kadar laftan sonra düşlerinizdeki, tekne tipi, artık belli olmuştur herhalde!… Gerisi nasıl olsa kolay, bütün iş, üç nala, bir ata bir de arabaya kaldı!…
Size yeni teknenizde, mutlu, sıhhatli, neşeli, hayırlı yolculuklar temenni ederim… Rüzgarınız kolayına, deniziniz sakin olsun!*
*Kaynak: yachtworks.info

Address

Kosklu Ciftlik
90392

Telephone

05338686777

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Reliance Yacht Brokerage posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Reliance Yacht Brokerage:

Share