30/07/2026
Çocuklar, duygularını en çok ebeveynlerini izleyerek düzenlemeyi öğrenir.
Duygu düzenleme, duyguları yok saymak, bastırmak ya da hiç üzülmemek değildir. Duyguları fark edebilmek, kabul edebilmek ve sağlıklı yollarla ifade edebilmektir. Bu becerinin gelişiminde ebeveynler, çocukların ilk ve en güçlü rol modelleridir.
Çocukların, hayatın her zaman mutlu hissetmekten ibaret olmadığını görmeye ihtiyacı vardır. Üzüntü, hayal kırıklığı, öfke ya da gözyaşı da yaşamın doğal bir parçasıdır. Bir ebeveynin üzgün hissetmesi, gözlerinin dolması ya da zor bir an yaşaması, çocuğa duyguların korkulacak ya da saklanması gereken şeyler olmadığını gösterebilir. Ve ebeveynlerin bu zor duygularla baş etme yöntemleri çocuklara örnek olur.
❗️Ancak burada önemli olan, çocuğun ebeveynin duygusal yükünü taşımamasıdır ve yetişkinin kendi duygusunun sorumluluğunu alarak onu düzenleyebilmesidir. Ebeveynlik/yetişkinlik zorlukları ve eşler arası problemler çocuklara anlatılmamalıdır. “Bugün biraz üzgünüm, biraz zamana ihtiyacım var ama bununla baş edebilirim ve bu üzüntümün seninle bir ilgisi yok” diyebilmek çocuğa güven verir.
Aynı şekilde çocuklar ağladığında da onları hemen susturmaya, dikkatini dağıtmaya ya da “ağlama” diyerek duygusunu durdurmaya çalışmak yerine, o duygunun yanında kalabilmek önemlidir.
Çünkü ağlamak, yalnızca üzüntünün bir ifadesi değildir. Bazen yoğun bir duygunun boşalması, bedenin rahatlaması ve kişinin kendini yeniden düzenleyebilmesi için doğal bir yoldur.
Çocuk, duygularının kabul edildiğini gördükçe onları saklamak yerine paylaşmayı öğrenir. “Üzgünüm”, “korktum”, “kızdım” diyebilmek hem kendini tanımasını hem de ihtiyaç duyduğunda destek arayabilmesini güçlendirir.
Çocukların ihtiyacı, hiç üzülmeyen ebeveynler değil, duyguların var olabildiği ve birlikte düzenlenebildiği güvenli ilişkilerdir.
Video kaynak: .a.life