Av.İbrahim KARA

Av.İbrahim KARA Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Av.İbrahim KARA, Business service, ÜÇTUTLAR Mahallesi ÜÇTUTLAR 5. SOK. NO:1/4 FATİH BLOKLARI, C BLOK, MERKEZ/ÇORUM, Çorum.

14/01/2020

İşçi haklı sebeple (mesai ücretlerinin ödenmemesi, sigorta priminin eksik ödenmesi, yıllık izin, hafta tatili kullandırılmaması veya eksik kullandırılması vs) istifa ettiği takdirde kendisi ayrılmasına rağmen kıdem tazminatına hak kazanır diğer tazminatlarını talep edebilir
Av. İbrahim Kara

07/05/2018

"ELİNİ KOLUNU SALLAMA, ARTİST MİSİNİZ SİZ" HAKARET DEĞİLDİR ...

T.C.
YARGITAY
18. Ceza Dairesi
2015/45093E.
2017/13667K.
Karar Tarihi: 27.11.2017

HAKARET TEHDİT VE YARALAMA SUÇU - SANIĞIN SÖZLERİNİN KABA HİTAP TARZI NİTELİĞİNDE OLDUĞU - DOSYAYA KONU SÖZLERİN MUHATABIN ONUR ŞEREF VE SAYGINLIĞINI RENCİDE EDİCİ BOYUTTA OLMAMASI - UNSURLARI OLUŞMAYAN HAKARET SUÇUNDAN BERAAT KARARI VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Yargılamaya konu somut olayda sanığın ''elini kolunu sallama, artist misiniz siz" şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile
sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.
(5237 S. K. m. 53, 86, 106, 125) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;

1- Sanığa yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85
sayılı kararı ile iptal edilmesinin, infaz evresinde resen gözetilebileceği, Anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde
görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2- Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,

Ancak;
a- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve
duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Yargılamaya konu somut olayda sanığın ''elini kolunu sallama, artist misiniz siz" şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,

b- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken doğrudan TCK'nın 125/3-(a) maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

c- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine
gönderilmesine, 27.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

23/04/2018

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.

Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.

Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.

Atatürk diyor ki:

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

https://www.tbmm.gov.tr/kultursanat/23_Nisan.htm

13/03/2018

AYM’den adil yargılanma hakkına ilişkin karar: Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan ve sözleşmesi fesih edilmesi 0 By Hukuk Vizyon on Mart 13, 2018 Anayasa Mahkemesi, Güncel, Hukuk Haberleri, Kararlar aym hukukvizyon Başvurucunun 2013 yılı başında sözleşmeli er olarak görev y...

14/02/2018

Erzurum BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 155
Karar: 2017 / 124
Karar Tarihi: 29.03.2017

(3308 S. K. m. 25, 26) (506 S. K. m. 23, 24, 35, 42) (6100 S. K. m. 353, 362)

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili; müvekkilinin Patnos İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu olduğunu, müvekkilinin okulun müfredatı gereği staj yapması gerektiğinden Patnos Devlet Hastanesinde 2011 yılının Eylül ayından 2012 yılının Haziran ayına kadar, 2012 yılının Eylül avından 2013 yılının Haziran ayına kadar staj yaptığını, ancak müvekkilinin yakışmasına karşılık yapılması gereken ödemenin eksik bir şekilde yapıldığını belirterek 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL ödenmeyen ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah ederek toplam 2.458,22 TL.'nin hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesini talep elmiş, ıslah harcı yatırılmış ve ıslah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir.

Davalı vekili yargılama aşamasında yargı yolu, husumet, zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, davacının mesleki eğitim gördüğü hastanenin işletme vasfında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece; davacının davalı kurumda tespit edilen tarihlerde mesleki staj eğitimi gördüğü, staj eğitimi alacağının dava tarihine kadar kısmen ödenmediği, bilirkişi raporunda belirlenen alacağının olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne, 50,00 TL'nin dava tarihinden 2.408,22 TL.nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf talebin de;

•Davacının öğrenci olup Milli Eğitim Bakanlığı'nın düzenlediği müfredat gereği zorunlu stajını yaptığını, bu nedenle staj ödemelerinden de Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle husumet bakımından davanın reddi gerektiği.

• Dava konusu hak ve alacaklarının hak düşürücü zamanaşımına uğradığı,

•Dava idari yargı kapsamına girdiğinden yargı yolu nedeni ile reddedilmesi gerektiği,

•Ağrı ili, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin tüzel kişiliği ve taraf ehliyetinin bulunmadığı,

•Davalının yerleşim yeri mahkemesi uyarınca davanın Ankara'da açılması gerekirken Patnos'da açıldığı,

•6100 Sayılı HMK'da belirtilen belirsiz alacak davasına ilişkin şartlar oluşmadığından davanın usulden reddi gerektiği.

•Davacının stajını yaptığı iddia ettiği hastanelerin işletme sıfatına haiz olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

- Patnos Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan müzekkere ile davacının hizmet süreleri ve çalışmalarını gösterir hizmet döküm cetveli, işe giriş - ayrılış bildirgeleri getirtilmiştir.

- Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere ile davacının işletmelerdeki mesleki eğitim sözleşmesi örneği dosyaya eklenmiştir.

- Patnos İlçe Devlet Hastanesi'ne yazılan müzekkere ile davacının staja ilişkin belgeler ve yapılan ödemelere ilişkin belgeler getirtilerek dosyaya eklenmiştir.

-Hesap bilirkişisi tarafından ibraz edilen bilirkişi raporunda; davacının tespit edilen staj eğitime karşılık kısmi ödeme yapıldığı, staj eğitimine karşılık ödenecek ücretin yasal dayanağının 3308 Sayılı Kanunu'nun 25/1 maddesi uyarınca davacının Sağlık Bakanlığı'na ait devlet hastanesinde staj eğitimi gördüğü dikkate alındığında ücret hesabının asgari ücret net tutarının %30'u üzerinden hesaplanacağının uygun olacağı, aynı kanunun 26. maddesi uyarınca "öğrenci her yıl tatil aylarında 1 ay ücretli izinli sayılması” gerektiğinden sömestir tatilinin ücreti, ilgili aya eklenerek hesaplanması gerektiği belirtilmiş, davacıya yapılan ödemeler mahsup edilerek ilgili asgari ücret net tutarlarına göre davacının staj beceri eğitimi gördüğü 19/09/2011-30/06/2012-01/10/2012-14/06/2013 tarihleri arasında kendisine ödenmesi gereken ve eksik ödenen staj beceri eğitim ücretinin 2.458,22 TL olduğu belirtilmiştir.

DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava; 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunundan kaynaklanan eksik ödenen staj ücreti alacağına ilişkindir.

Mahkemece; davacının, davalı kuruma bağlı Patnos Devlet Hastanesinde staj eğitimi gördüğü tespit edilen sürelere ilişkin olarak 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun "Ücret, Sosyal Güvenlik ve İzin" başlıklı 25. maddesi uyarınca asgari ücretin net tutarının % 30’u oranında ödenmesi gereken aylık ücretleri hesaplayan ve davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek alacağı tespit eden bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun "Ücret, Sosyal Güvenlik ve İzin Başlıklı" 25. Maddesinde "(Değişik: 2/12/2016 - 6764/45 md.) Aday çırak ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar, düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde onbeşinden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemez. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları gerekli tedbirleri alır. Staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerinin yaptıkları stajlar bu fıkra hükmü kapsamı dışındadır.

Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur.

Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.

(Değişik: 2/1 2/201 6 - 6764/45 md.) Aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken stajı tamamlayıcı, eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Bakanlık ile mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin bütçesine konulan ödenekten karşılanır.

Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrenciler ile mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında alan eğitimine başlayan öğrenciler hakkında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23, 24, 35 ve 42 nci maddeleri hükümleri uygulanmaz. Ayrıca bunlara aynı Kanuna göre işgöreremezlik ödenekleri bağlanacak sürekli işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücret dikkate alınır.

3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun izin başlıklı 26. maddesinde "Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verilir.Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere okul müdürlüğünün görüşü alınarak hıraya kadar ücretsiz izin de verilebilir." hükmü düzenlenmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar gözetilerek yapılmıştır.

Davalı vekili tarafından yargı yolu, zamanaşımı, yetki, husumet itirazlarında bulunulmuş ise de; 3308 sayılı Yasanın 25. maddesinden doğan özel hukuk hükümleri çerçevesinde hizmet karşılığı ve yasada belirtilen esaslara göre hesaplanacak staj ücreti alacağına ilişkin davalarda adli yargı görevli olup, idari yargının görev alanında bulunduğuna iliş davalı tarafın itirazları yersizdir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/9863 Esas 2016/10224 Karar sayılı ilamı) Dava konusu staj ücreti alacağına ilişkin dava, davacının staj eğitimini gördüğü süre ve dava tarihi dikkate alınarak zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazları da yerinde görülmemiştir. Davanın, davacının staj eğitimini yaptığı Patnos İlçesinde açılmış olması nedeniyle davalı vekilinin yetki itirazı reddedilmiştir. Ayrıca, husumet itirazları yönünden ise; husumetin davacının staj eğitimini gördüğü Patnos Devlet Hastanesi'nin bağlı olduğu Sağlık Bakanlığı'na yöneltilmiş olması ve davalının Sağlık Bakanlığı ile Bağlı Kurumların vekili tarafından yargılama esnasında temsil olunduğu anlaşıldığından husumete ilişkin olarak iddialarının da reddine karar verilirmiştir.

Davacının staj eğitimi gördüğü Patnos Devlet Hastanesi'nin, 3308 Sayılı Yasa'nın 3/1 maddesi uyarınca "(Ek: 29/6/2001 - 4702/6 md.) "İşletme", mal ve hizmet üreten kamu ve özel kurum, kuruluş ve işyerlerini;" ifade ettiği yönündeki düzenleme dikkate alındığında işletme vasfını taşıdığı da anlaşılmaktadır. Davacının staj yaptığı hastanenin niteliği gözetilerek bilirkişi tarafından ilgili döneme ilişkin asgari ücretin net tutarının %30’u üzerinden hesaplama yapılması da yerinde görülmüştür.

Mahkemece toplanan deliller, dosya kapsamı, yapılan ödeme tutarları da mahsup edilerek hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporu, davacı tarafın kısmi davasına ilişkin usulüne uygun yaptığı ıslah dikkate alınarak mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin Patnos 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2016 tarih 2016/124 Esas - 2016/272 Karar sayılı kararına yönelik istinaf talebinin, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Davalı harçtan muaf olduğundan harç hususunda hüküm kurulmasına ver olmadığına,

3- Kararını mahkemesince taraflara tebliğine,

4- Dosyanın mahkemesine iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 29/03/2017 tarihinde, 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN OLMAK ÜZERE oybirliği ile karar verildi.

13/01/2018
15/12/2017

T.C.
YARGITAY
11. Ceza Dairesi
Esas No:2017/3752
Karar No:2017/4925
Karar Tarihi: 22.06.2017

SAHTE FATURA DÜZENLEMEK SUÇU - FATURA ASILLARINDAN YETER SAYIDA TEMİN EDİLİP DOSYA ARASINA ALINACAĞI -
SANIKLARIN YAZI VE İMZA ÖRNEKLERİ ALINARAK SAHTE
FATURALARDAKİ YAZI VE İMZALARIN AİDİYETİ KONUSUNDA BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILMASI GEREĞİ

ÖZET: Fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin tespit edilerek, faturaları anlaşmalı matbaadan kim tarafından teslim alındığı, sanıklar tarafından şirket faaliyetleriyle ilgili olarak suçun işlendiği iddia olunan yıla ait beyanname, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemedikleri, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp
almadıklarının araştırılması, beraat eden sanıkların savunmalarında belirttiği şahsın açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi halinde olayla ilgili bilgisine başvurulması, sanıkların ve beraat eden diğer sanıkların yazı ve imza örnekleri alınarak sahte faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, düzenlenen sahte faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek sahte faturaları kimden hangi ticari ilişkiye dayanarak ve sanıklardan alıp almadıklarının gerektiğinde yüzleştirme de yapılarak sorulması sonrasında toplanan tüm delillere göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekir.
(213 S. K. m. 227, 230)
Sanıklar ... ve ... hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik incelemede; ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ortakları olan sanıkların 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme
suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıkların suçlamayı kabul etmeyerek, hisselerinin tamamını 2005 yılında ... ve ...'a devrettiklerini savunmaları, dosya içeriğinden, sanıkların şirket hisse devir sözleşmesi ile şirket hisselerinin tamamını 16.12.2005 tarihinde beraat eden sanıklar ... ve ...'a devrettikleri ancak bu devrin 20.02.2006 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanarak ilan edildiğinin anlaşılması, beraat eden sanıklar ... ve ...'ın aşamalarda, ..isimli şahsın
kendilerini sigortalı olarak işe koyacağını belirterek, noterde evraklara imza attırdığını, şirketle bir ilgilerinin bulunmadığını savunmaları, 213 sayılı VUK'nın 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere sahte fatura düzenlemek suçunun oluşabilmesi için bu belgelerin 213 sayılı VUK'nın 230.
maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve sanıkların düzenlediği iddia olunan 2006 yılına ait fatura asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin tespit edilerek, 2006 yılına ait düzenlenen faturaları anlaşmalı matbaadan kim tarafından teslim alındığı, sanıklar tarafından şirket faaliyetleriyle ilgili 2006 yılına ait beyanname, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemedikleri, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadıklarının araştırılması, beraat eden sanıkların savunmalarında belirttiği ... isimli şahsın açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi halinde olayla ilgili bilgisine başvurulması, sanıkların ve beraat eden diğer sanıkların yazı ve imza örnekleri alınarak 2006 yılında düzenlenen sahte faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, düzenlenen sahte faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek sahte faturaları kimden hangi ticari ilişkiye dayanarak ve sanıklardan alıp almadıklarının gerektiğinde yüzleştirme de yapılarak sorulması sonrasında toplanan tüm delillere göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi yerine eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu
sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı
CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

01/12/2017

Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlar için bugün itibariyle başlayan kış lastiği takma zorunluluğu 1 Nisan 2018'de sona erecek.

Address

ÜÇTUTLAR Mahallesi ÜÇTUTLAR 5. SOK. NO:1/4 FATİH BLOKLARI, C BLOK, MERKEZ/ÇORUM
Çorum

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00

Telephone

+905365621919

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Av.İbrahim KARA posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Av.İbrahim KARA:

Share