30/09/2017
TİCARİLEŞTİRME VE MÜLKİYET KAVRAMI
http://www.kalkinmaofisi.com.tr
Rekabet şartlarının çok zorlaştığı ticaret hayatında yenilik olgusu büyük önem kazanmıştır. Organizasyonel , sunumsal , yeni bir ürün veya yeni bir proses olsun, oluşturulan inovasyonlar sahibine rekabet şartlarında büyük avantajlar ve rekabet üstünlüğü sağlayabilmektedir. Bu avantajlarından dolayı işletmeler inovasyon kavramına büyük önem vermekte ve piyasaya sürdüğü ürünlerde, ambalajlarda, tedarik zincirlerinde , organizasyon yapılarında , pazarlama stratejilerinde devamlı bir yenilik arayışındadırlar.
Yapılan yenilikler genel anlamda inovasyon olarak adlandırılırken kimi yenilikler markalaşma , kimisi patent /faydalı model, kimisi endüstriyel ürün tasarımı gibi sınai mülkiyet hakkı olarak ; kimi yenilikler de yeni bir yazılım , yeni bir karakter , fotoğraf , şarkı , sanat eseri olarak vücut bulacaktır. Ülkemizde Fikri Haklar ile alakalı iki kanunumuz ile iki ayrı kurumumuz yetkilendirilmiştir. Bunlardan bir tanesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunumuzun uygulaması konusunda yetkilendirilmiş Türk Patent ve Marka Kurumumuzdur. Diğeri 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuzun ilgili maddelerini uygulamakla mükellef Kültür ve Turizm Bakanlığı - Telif Hakları Genel Müdürlüğü’dür.
İnovasyonların doğal bir uzantısı ve sonucu olan Fikri Mülkiyet ve Ticarileştirme olgusu son yıllarda işletmelerin büyümelerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Gerek kendi iç dinamikleri gerekse inovasyonların üçüncü kişiler tarafından kullanımına müsaade edilmesi ile oluşturulan katma değer, işletmelere rekabet üstünlüğü sağlayabilmektedir.
Fikri Mülkiyet ürünleri satış, kiralama , sermaye payı , devir vb araçlarla ticarete konu edilebilmektedir. Doğal olarak ticarileştirme yapılacak ürünün mülkiyetine sahip olunması gerekir. Bu da ancak tescil müessesesi ile olabilmektedir. Tescil ile mülkiyeti edinilen bir fikir, buluş veya herhangi bir yenilik sözleşme ile üçüncü bir kişiye devir edilebilir, kiralanabilir veya satılabilir.
Ticarileştirilecek bir ürün için ciddi emekler verilmektedir. Tanıtım ve halkla ilişkiler, PR çalışmaları , sunumlar, seminerler gibi. Bu emek ve büyük harcamalar yanında fikir ürünlerinin çalınması, taklit edilmesi tehlikesi büyüktür ve dünyada yaygın bir olaydır. Ticarileştirme olgusunda en önemli gereklilik Fikri Mülkiyet konusunda güçlü bir hukuk sistemidir. Ticarileştirme sürecinde verilen emeklerin ve harcanan paraların boşa gitmemesi, fikir ürünlerinin çalınmasının veya taklit edilmesinin önüne geçilebilmesi için muhakkak ki ; sürecin başında tescil ile ilgili Fikir ürününün mülkiyeti tesis edilmelidir.