18/05/2026
Günün yorumu...
Şirketler bazen farkında olmadan sadece ürünlerini, hizmetlerini ya da satışlarını yönetmeye odaklanıyor. Oysa bugün kurumların gerçek değeri; insanlar onları nasıl görüyor, nasıl hissediyor ve ne kadar güveniyor sorularının cevabında oluşuyor.
Ben uzun zamandır şunu gözlemliyorum:
Kurumsal iletişim, PR yönetimi ve kurumsal sosyal medya yönetimi birbirinden bağımsız ilerlediğinde marka sesi parçalanıyor. Ama bu üç yapı stratejik bir bütün halinde yönetildiğinde şirketin itibarı güçlenmeye başlıyor.
Kurumsal iletişim; şirketin duruşunu oluşturuyor.
PR yönetimi; bu duruşun dış dünyadaki güven karşılığını büyütüyor.
Kurumsal sosyal medya ise tüm bunların her gün görünür olduğu canlı bir vitrine dönüşüyor.
Artık insanlar sadece “ne üretiyorsunuz?” diye bakmıyor. Nasıl iletişim kurduğunuza, kriz anındaki tavrınıza, çalışanlarınıza yaklaşımınıza ve dijital dünyadaki davranışlarınıza da bakıyor. Bazen çok güçlü şirketlerin iletişim nedeniyle zayıf göründüğünü, bazen de iletişimini doğru yöneten şirketlerin olduğundan daha güçlü algılandığını görüyoruz.
Çünkü itibar; şirketin anlattığıyla değil, insanların hissettiğiyle oluşuyor. Sanırım günümüz şirketleri için en kritik konu tam da burada başlıyor.
Bu üç ana konu bütününde srratejik iletişimini iyi yönettiğine inandığın şirketler var mı? Yorumlarda buluşalım.
abidinozsahin.net