UZMAN Yanında

UZMAN Yanında Uzman Yanında iletişim, dil ve konuşma bozukluğu bulunan bu becerilerde zorluk yaşayan çocuk, genç...

Çocuğun beyni, ilişkiler içinde şekillenir.Erken çocukluk döneminde kurulan sosyal etkileşimler, çocuğun beyninin gelişi...
11/08/2026

Çocuğun beyni, ilişkiler içinde şekillenir.
Erken çocukluk döneminde kurulan sosyal etkileşimler, çocuğun beyninin gelişimini ve çevresine uyum sağlama kapasitesini etkileyebilir.
Bu nedenle gelişimi desteklerken yalnızca “ne yaptığımıza” değil, çocukla nasıl etkileşim kurduğumuza da bakmak önemli. 🤍
Birlikte oyun oynamak, çocuğun ilgisini takip etmek, verdiği iletişim sinyallerine yanıt vermek, karşılıklı sohbet etmek ve günlük yaşamın içindeki doğal etkileşimleri çoğaltmak gelişim için güçlü fırsatlar yaratır.
Çünkü çocuklar yalnızca yapılandırılmış etkinliklerle değil; ilişkiler, oyun ve karşılıklı etkileşimler içinde öğrenir.
Bazen gelişimi destekleyen en değerli an, özel olarak planlanmış bir etkinlik değil; çocuğunuzla göz göze geldiğiniz, onu dinlediğiniz ve onun başlattığı etkileşime karşılık verdiğiniz o sıradan andır.

09/08/2026

Aynı soruyu üst üste 10. kez duyduğunuzda derin bir nefes alalım; çünkü çocuğunuz o an sadece sizinle kurduğu iletişimin tadını çıkarıyor ya da aklındaki asıl isteği cümleye dökebilmek için büyük bir çabayla kendisini geliştiriyor! Ona “NE var mı?” gibi doğru soruyla rehberlik ettiğinizde, elindeki tek kelimelik gayretin nasıl yepyeni bir cümleye ve gerçek iletişime dönüştüğünü göreceksiniz.
Günün sonunda istek reddedildiğinde gelen çığlık bir öfke veya inat savaşı değil, yalnızca hayal kırıklığının dışa vurumu; bu yüzden kendinizi suçlamadan onun duygusuna alan açın ve gelişen iletişim becerisini takdir edin🌟

Bebeğinizin beyni, düşündüğünüzden çok daha erken gelişmeye başlıyor!Anne karnında başlayan beyin gelişimi, doğumdan son...
08/08/2026

Bebeğinizin beyni, düşündüğünüzden çok daha erken gelişmeye başlıyor!
Anne karnında başlayan beyin gelişimi, doğumdan sonra özellikle ilk yıllarda hızla devam ediyor. Bu dönem; bebeğin çevresinden aldığı deneyimlerin, kurduğu ilişkilerin ve günlük etkileşimlerin gelişim açısından büyük önem taşıdığı bir dönem. 🤍
Peki bu, ebeveyn olarak her an “öğretici” bir şey yapmanız gerektiği anlamına mı geliyor? Hayır.
Bebeğinizle konuşmak, onunla göz teması kurmak, oyun oynamak, seslerine karşılık vermek, birlikte gülmek ve ihtiyaçlarına duyarlı şekilde cevap vermek… Günlük hayatın içindeki bu basit etkileşimler, gelişim için çok daha kıymetli fırsatlar sunar.
Çünkü erken çocukluk dönemi yalnızca fiziksel büyümenin değil, beynin ve gelişimin şekillendiği, mizacın karakterleştiği özel bir dönemdir.
Her küçük etkileşim bir öğrenme fırsatı olabilir. 💜

Bebeğiniz yoğun bakımda… Peki sizin sesinizi duyuyor mu? 🤍Prematüre bir bebeğin yoğun bakım süreci, ebeveynler için oldu...
07/08/2026

Bebeğiniz yoğun bakımda… Peki sizin sesinizi duyuyor mu? 🤍
Prematüre bir bebeğin yoğun bakım süreci, ebeveynler için oldukça zor ve belirsiz olabilir. Bebeğinize dokunamadığınız, onu kucağınıza alamadığınız anlarda bile sesiniz onunla kurabileceğiniz önemli bir iletişim yolu olabilir.
Araştırmalar, özellikle 32–36. gebelik haftaları arasında dile maruz kalmanın, prematüre bebeklerin ilerleyen dönemdeki dil ve bilişsel gelişimi ile ilişkili olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle yoğun bakım ekibinin uygun gördüğü durumlarda:
💬 Bebeğinizle konuşabilirsiniz.
🎵 Ona ninni söyleyebilirsiniz.
📖 Kitap okuyabilirsiniz.
🤍 İsmiyle ve sakin bir ses tonuyla seslenebilirsiniz.
Bebeğiniz henüz cevap veremiyor olabilir. Ama bu, iletişim kurmadığınız anlamına gelmez. İletişim, karşılıklı konuşmaktan çok daha önce başlar.
Yoğun bakımda bebeğinizle geçirdiğiniz o birkaç dakikalık konuşma bile, onun için tanıdık ve anlamlı bir deneyim olabilir. 🌿
Ve belki de o süreçte bebeğinize verebileceğiniz en güzel mesajlardan biri şudur:
“Buradayım. Seni duyuyorum, sen de beni duyabilirsin.” 🤍

06/08/2026

Her şey o ilk 'Merhaba' ile başlıyor... 📞 Sizi dinlemek ve anlamak için buradayız.
​Uzman Yanında'da süreci bir prosedür gibi değil, birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşlığı gibi görüyoruz. Kapıdan içeri adım attığınız ilk andan, kazanımları elde ettiğimiz en mutlu anlara kadar ✨ Çankaya Ankara'da yüzyüze terapi hizmetlerimiz için iletişime geçebilirsiniz 🍀

​ Kurum tanıtımımızdır 🤷🏻‍♀️😉

"Bizim zamanımızda terapi mi vardı, herkes kendi kendine büyüdü..." Bu cümleyi ne kadar sık duyuyoruz, değil mi? 🌿Eleşti...
02/08/2026

"Bizim zamanımızda terapi mi vardı, herkes kendi kendine büyüdü..." Bu cümleyi ne kadar sık duyuyoruz, değil mi? 🌿

Eleştirmeden ve yargılamadan objektif bir pencereden bakalım: Neden günümüzde ebeveynler terapiye daha çok başvuruyor?

Cevap çok net: Çünkü artık gelişimin, iletişimin ve erken müdahalenin insan hayatındaki kritik rolünü çok daha iyi biliyoruz. Geçmişte konuşma bozuklukları ya da gelişimsel gecikmeler "nasılsa konuşur" denilerek göz ardı edilebiliyordu. Ancak bilimsel çalışmalar gösteriyor ki; müdahale edilmeyen risk faktörleri sadece o günü etkilemekle kalmıyor; çocuğun gelecekteki eğitim hayatını, psikolojik sağlamlığını ve hatta ileride kendi çocuklarıyla kuracağı ilişkiyi bile şekillendiriyor.

Bir konuşma bozukluğu sadece "kelimeleri doğru üretememek" değildir; çocuğun dünyayla bağ kurma şeklidir. Tedavi edilmeyen zorluklar, nesiller arası bir risk aktarımına dönüşebilir. Bu döngüyü kırmanın en güçlü yolu ise güvenli, destekleyici bir ebeveyn-çocuk ilişkisi inşa etmekten ve gerektiğinde uzman desteği almaktan geçiyor.

Terapiye başvurmak, "başarısız ebeveynlik" değil; tam aksine çocuğunuzun geleceğine yatırımdır.

Çocuğumuzun kelimeleri artmadığında veya dil gelişimi beklediğimiz gibi ilerlemediğinde genellikle hemen dışarıda bir çö...
01/08/2026

Çocuğumuzun kelimeleri artmadığında veya dil gelişimi beklediğimiz gibi ilerlemediğinde genellikle hemen dışarıda bir çözüm ararız: Hangi oyuncak? Hangi kitap? Hangi etkinlik? 🧩📚

Ancak çok temel bir gerçek var: "Ebeveynlerin kişisel deneyimleri ve ruhsal durumları, onlarla etkileşim kurma biçimlerini etkiler."

Bebekler ve çocuklar dili, yetişkinlerin gözlerinin içine bakarak, onların ses tonundaki melodiyi yakalayarak ve "ortak dikkat" kurarak öğrenirler. Eğer yetişkin olarak zihnimiz çok doluysa, kronik bir stres altındaysak veya duygusal olarak tükenmişsek; çocuğumuzun bize attığı o minik "iletişim toplarını" yakalamamız çok zorlaşır.

Zorlu ruh hallerinde;
📉 İstemeden daha kısa cümleler kurarız.
📉 Çocuğun çıkardığı seslere verdiğimiz tepki süresi uzar.
📉 İletişim, bir oyun olmaktan çıkıp sadece "komut vermeye" (yap, et, dur) dönebilir.

Eğer çocuğunuzun dil ve konuşma gelişimini desteklemek istiyorsanız, atabileceğiniz en değerli adımlardan biri kendi duygusal regülasyonunuza zaman ayırmaktır. Kendi deponuz boşken, çocuğunuzun kelime hazinesini dolduramazsınız. 💧

Mükemmel olmak zorunda değilsiniz, "yeterince iyi" ve duygusal olarak orada olmanız yeterli. Bu süreci tek başınıza gerçekleştiremediğiniz düşündüğünüz noktada destek almak da oldukça doğal. Çünkü bu bir yanlışlık hali değil uyumlanamama durumudur.

Peki siz yorgun veya stresli olduğunuzda, çocuğunuzla iletişim şeklinizin değiştiğini fark ediyor musunuz?

31/07/2026

Videonun ilerleyen kısımlarında çocuğumuz bazı sesleri yutuyor, yerlerini değiştiriyor veya kendine has yeni bir kelime üretiyor. Peki, endişelenmeli miyiz? Hayır!

Fonolojik gelişim (sesbilgisel gelişim) sürecinde çocuklar, henüz tam olarak üretemedikleri yetişkin kelimelerini basitleştirirler. Belirli yaşlara kadar bu ses değişimleri ve düşmeleri tamamen beklediğimiz ve normal kabul ettiğimiz bir süreçtir.

Peki, çocuğunuzun konuşması çevresi tarafından (özellikle sizi tanımayan kişilerce) hangi yaşta, ne kadar anlaşılmalı? 📈
Dil ve konuşma gelişiminde beklediğimiz ortalama “konuşma anlaşılırlığı” oranları şöyledir:

2 Yaş: Çocuğun ürettiği konuşmanın yaklaşık %50’si anlaşılır olmalıdır.

3 Yaş: Konuşmasının yaklaşık %75’i anlaşılır olmalıdır.

4 Yaş: Konuşmasının neredeyse %100’ü anlaşılır olmalıdır. (R gibi bazı zor seslerin edinimi devam etse bile, kurduğu cümlelerin genel bütünlüğü bir yabancı tarafından rahatlıkla anlaşılabilmelidir.)

💡 Unutmayın: Her çocuğun gelişim serüveni kendine özgüdür. Ancak çocuğunuzun anlaşılırlık oranı bu basamakların belirgin şekilde altındaysa veya kendini ifade etmeye çalışırken hayal kırıklığı yaşıyorsa, bir dil ve konuşma terapisti değerlendirmesi almak her zaman en güvenilir adımdır.

💬 Sizin çocuğunuzun “kendine has” ürettiği ve duyduğunuzda gülümseten o tatlı kelime ne? Yorumlarda buluşalım! 👇

Bazen o küçücük gözlerin bize bakarken aslında ne çok şey anladığını fark etmiyoruz, değil mi? 🥺🤍Bir bebeğin büyümesini ...
29/07/2026

Bazen o küçücük gözlerin bize bakarken aslında ne çok şey anladığını fark etmiyoruz, değil mi? 🥺🤍Bir bebeğin büyümesini izlemek mucizevi bir süreç. Çoğu zaman onların sadece fiziksel olarak büyüdüğüne odaklansak da, içerde inanılmaz bir "sosyal beyin" inşa ediliyor. Hem de daha doğmadan önce! 🧠🤍

Doğduktan sonraki o ilk 1 yıl... Bize uzun uzun bakmaları, mimiklerimizi izlemeleri, "Acaba nereye bakıyor?" diye bizi takip etmeleri aslında dünyaya bizim gözümüzden tutunma çabaları.

Özellikle 7. aya doğru geldiklerinde işler daha da büyüleyici bir hal alıyor. Bebeğiniz artık usta bir "duygu okuyucusu" oluyor! Yüzünüzdeki küçücük bir tebessümden ya da sesinizdeki hafif bir gerginlikten, sizin ne hissettiğinizi anlayabiliyorlar. Kötü bir gün geçirdiğinizde size daha çok sokulmaları ya da siz kahkaha atarken onların da neşeyle kıkırdaması tam da bu yüzden. 🎈

Onlara verebileceğimiz en güzel hediye, duygularımızı saklamadan, bol bol gülümseyerek, sevgi dolu gözlerle iletişim kurmak✨

🩵 Bir bebeğin öğrenme yolculuğu, doğumdan çok önce başlayabilir.Anne karnındaki bebekler yalnızca fiziksel olarak büyüme...
28/07/2026

🩵 Bir bebeğin öğrenme yolculuğu, doğumdan çok önce başlayabilir.

Anne karnındaki bebekler yalnızca fiziksel olarak büyümez; aynı zamanda sesleri de deneyimlemeye başlar. Özellikle annenin sesi ve konuşma ritmi, bebeğin en sık karşılaştığı işitsel uyaranlar arasındadır.

Moon ve arkadaşlarının (2013) yaptığı araştırma, yeni doğan bebeklerin doğumdan sadece birkaç saat sonra kendi ana dillerindeki sesleri yabancı dildeki seslerden ayırt edebildiğini göstermektedir. Bu bulgu, anne karnındaki işitsel deneyimlerin doğum sonrasındaki dinleme tercihlerini etkileyebileceğini düşündürmektedir.

Bu nedenle hamilelik döneminde bebeğinizle konuşmak, kitap okumak ya da ona şarkı söylemek yalnızca güzel bir bağ kurma yolu değil; aynı zamanda ona zengin bir işitsel çevre sunmanın da bir parçası olabilir.

Her yeni ses, her kelime ve her sevgi dolu konuşma… Bebeğinizin dünyayı tanıma yolculuğuna eşlik edebilir. 🤍

Kaydırmalı gönderimizi inceleyerek araştırmanın detaylarını keşfedebilirsiniz.

Address

Huzur Mahallesi 1109 Sokak 21/A Çankaya Ankara
Ankara
06000

Opening Hours

Monday 10:00 - 22:00
Tuesday 10:00 - 22:00
Wednesday 10:00 - 22:00
Thursday 10:00 - 22:00
Friday 10:00 - 22:00
Saturday 17:00 - 22:00
Sunday 10:00 - 22:00

Telephone

+905518282256

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when UZMAN Yanında posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share