Doğanın Ruhu

Doğanın Ruhu "Kutsal Toprak Ana, ağaçlar ve tüm doğa, düşüncelerinizin ve yaptıklarınızın şahididir..." Winnebago Bilge Sözü Kuruluş Tarih : 22.12.2009 Neden Doğanın Ruhu ?

Doğanın Ruhu (Spirit of The Nature)

Yaşamım...Eski Yollar...

"Bir Kızılderili değilim. Ancak dünyanın ilk halklarının bilgeliğine cezbolmuş biriyim. Bu konuda çalışmalar yapar, yaşadığımız kişisel ve toplumsal ikilemlere çözümler bulmaya çalışırım. Görevim, bu farklı sesleri dinlemek, o seslerin her daim geçerli derinliğini ve günümüz için de geçerli olan tartışılmaz önemdeki bilgeliğini yaşama

taşımaktır." Bu sayfa sizlere uzaklaştığınız, insan toplumunun ve doğa anlayışının temel ilkelerini sunar. Bilgeliğin kaynaklandığı kültürü araştırır. Sizleri zamanla yabancılaştığınız yeryüzü bütünlüğüne ulaştırmayı amaçlar.. Her paylaşım sonunda okuyuculara yaşama dair anları hatırlatıp düşünmesini ve sorgulamasını kazandırmaya çalışır. Böylesine kocaman ve kalabalık kentlerde yaşayan birçoğumuz için doğayla içsel bağ kurmak hiç de kolay değildir. Ama dikkatli baktığımızda otların, beton kaldırımlardan ve asfalt yollardan bile fışkırıdığını görebiliriz. Doğa bize her yerde ulaşır...

İlk bilgeliğe çocuk yaşalarda adımladığım zamanlarda işportacıların yerlerde sergilediği posterlerden bir tanesi dikkatimi çekti. Eski siyah-beyaz resimde bir Kızılderili uçsuz bucaksız ovalara bakıyordu. Ve posterin altında Cree Halkının (Kızılderili Kabilesi) şu sözleri yazıyordu:

"Son ağaç kesildiğinde,
Son nehir kirlendiğinde,
Son balık avlandığında,
Paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız." Asfaltı delen otlar gibi, yerli halkların doğal bilgelikleri de endüstriyel uygarlığımızın içinden bizlere ulaşmaya çalışıyor. Çağımızın en acıklı yanı, çevre sorunlarının yarattığı çağdaş ikilemlerin yanıtlarının ve kaybedilen ruhsallığın çaresinin; ilkeller diye adlandırlan ve yok edilen eski kültürlerde aranmasıdır. Bu sayfa bu yıkımların anlatılmasıyla başlar ve çağımızla bağları araştırarak biter... Bu sayfa "Eski Yollar" ın yeniden öğrenilmesini ve bu değişmez doğruların günümüze uyarlanmasını amaçlamaktadır.

Şu an sizler için kaynaktan uyarladığım bu yazı hem kişisel hem de modern Kızılderili Şamanı olan Wa'na'nee'che ve Timothy Freke'nin düşüncelerinde benim yaşam görüşümü en iyi ifade edecek bir yazı olacağını düşündüm.

21/03/2026

Nevruz/Yenigün

Orta Asya'dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz, her ulusun kendi kültür değerleriyle özdeşleştirip sembolleştirdiği, özü itibariyle baharın gelişinin kutlandığı coşkuyla karşılandığı bir gündür.

Yaşadığı geniş coğrafyada doğa ve çevrenin uyanışının kutlandığı Nevruz Bayramı'nın Anadolu'da ve Türk kültürünün yayıldığı bölgelerde de son derece köklü ve zengin bir geçmişi vardır.

Nev(yeni) ve ruz (gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve YENİGÜN anlamını taşıyan Nevruz, kuzey yarımkürede başta Türkler olmak üzere bir çok halk ve topluluk tarafından yılbaşı olarak kutlanır.

Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart'ta güneş göçmen kuşlar gibi kuzey yarımküreye yönelir. 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar.

Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz/YENİGÜN bayramı adıyla kutlanır.

Orta Asya'da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne Nevruz adı verilir ki, yeni gün anlamına gelir. Gece ve gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır.

Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Sultan Navrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır.

Oniki Hayvanlı Türk Takviminde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır. Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Yani Ergenekon'dan çıkıştır. İşte bu nedenle bugün Türklerde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve günümüze kadar bayramlarda kutlanagelmiştir. Orta Asya'daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır.

Video ; Doğanın Ruhu /Ayaş

10/03/2026
Her yıl Mart' ın ilk haftasında Kadınların başlattığı bir Moldova adeti;" Ağaçları Bahara Cesaretlendirmek!" 🌳🍃🌾 “Gelece...
08/03/2026

Her yıl Mart' ın ilk haftasında Kadınların başlattığı bir Moldova adeti;
" Ağaçları Bahara Cesaretlendirmek!" 🌳🍃🌾

“Geleceğe, ilkbaharlara, bıkmadan, usanmadan mektuplar göndereceğiz”.
“Sana değdiğinden beri ellerim."
Bütün kış dallarımda tomurcuklar var.

Ceyhun Atuf KANSU

En çok etkileşimde bulunanlar olduğunuz Hüseyin Tongaz Yılmaztüm destekleriniz için teşekkürler! Seriyi sürdüren sıkı ha...
01/03/2026

En çok etkileşimde bulunanlar olduğunuz Hüseyin Tongaz Yılmaz

tüm destekleriniz için teşekkürler! Seriyi sürdüren sıkı hayranlar olduğunuz için tebrikler 🔥!

“…Büyülenmiş, kendini seyrederken öyle, suya damladı gözyaşları. Bir bulanıklık oldu suyun yüzünde. Silinip uzaklaşmaya ...
01/03/2026

“…Büyülenmiş, kendini seyrederken öyle, suya damladı gözyaşları. Bir bulanıklık oldu suyun yüzünde. Silinip uzaklaşmaya başladı Nergis. ‘Sağlıcakla kal’ dedi ta derinden Nergis. Düştü bitkin başı çiçekli çimenlere. Nergis’in ölüsü bulunamadı. Düştüğü su da şimdi safran rengi, beyaz bir çiçektir artık adı…”*

Sudaki suret ölümsüz bir çiçek

(*Melih Cevdet Anday’ın Nergis ile Yankı şiirinden)

Herkesin başka şekilde bildiği efsaneleri konuşulur. Nergis’in. Hepsinin başı farklı da olsa sonu aynıdır.

Sudaki yansımasına âşık olan mitolojik kahraman Narkissos’un, kendine duyduğu hayranlık yüzünden canından oluşu anlatılır yüzyıllardır. Öldüğü yerde bir çiçeğe dönüşen kibirli ve kendini beğenmiş avcı Narkissos’un hikâyesidir bu. Adını ve güzelliğini Narkissos’tan alan Nergis ise güzelliğinin farkında, alımlı, ifadeli, nazlı bir kadın gibidir.

“Çok güzelsin” demenin en sessiz ve güzel kokulu yolu olan Nergis’in efsanesinin kahramanları avcı Narkissos ve peri kızı Echo’dur.
Echo, Narkissos’u gördüğü anda ona âşık olur. Ancak aşkına bir karşılık bulamayıp günden güne erir, kara sevda ile yok olup, ölür. Vücudu kayalara karışır, sesi yankılara dönüşür. Olimpos’un tanrıları Narkissos’un bu davranışına kızarak, onu cezalandırmaya karar verirler. Narkissos’un cezası, kendi güzelliği olacaktır. Nehir kenarında yüzünü yıkarken suda gördüğü yansımasını görüp gözünü ayıramaz ve yemeden içmeden kesilerek kendini izlemeye başlar. Tıpkı Echo’nun Narkissos’a duyduğu aşk gibi bir aşkla vurulur gördüğü güzelliğe. Asla kavuşamayacağı, elini uzatsa dokunamayacağı birine, kendine. Kendi görüntüsünü izlediği suyun kenarında günden güne erimeye başlar o da. Ömrü oracıkta tükenir ve vücudu çiçeklere dönüşür.

Bir başka efsanede ise arındırıcı suların bekçi perisi Liriope’nin oğlu olarak doğar Narsis. Doğumundaki kehanete göre, ömrü kendini görene kadar devam edecektir. Ancak kadere engel olmak ne mümkün? Narsis bir gün nehirdeki yansımasıyla karşılaşır ve bulunduğu yere kök salıp bir Nergis’e dönüşene kadar kendini seyreder. Dönüştüğü çiçek güneş gibi, sarı göbekli, beyaz yapraklı, güzel kokular saçan bir çiçektir. Kendini beğenmişlik anlamına gelen “Narsisizm”in simgesi Nergis. Beyaz ve sarı renkteki taç yaprakları, çiçek kısmındaki yuvarlaklık, ince ve zarif görünümü ile Türk şiirinde “sevgilinin gözüne” benzetilen, Divan şairlerinin “bekleyiş”in sembolü olarak kullandığı Nergis...

Bütün Türkiye Yaren Leyleğin gelişine duygulanarak bakıyor; aslında herkes bir anlamda onda kaybettiklerine bakıyor. Örn...
28/02/2026

Bütün Türkiye Yaren Leyleğin gelişine duygulanarak bakıyor; aslında herkes bir anlamda onda kaybettiklerine bakıyor. Örneğin, 14 yıldır Yaren Leyleğin vefayla gelişinde pek çok insan yitirdiği vefa duygusuna bakıyor. Adem amca ile olan gönül bağında kaybettikleri samimiyete bakıyorlar. Onların hesapsız, çıkarsız sevgisinde biraz da hapsoldukları sevgisiz dünyaya burkuluyorlar. Erdemlerini kaybetmiş, ruhunu kaybetmiş insanların şu ıssız, mutsuz, tedirgin dünyasında, düşeni yemenin kanun olduğu şu kurtlar sofrasında insanlar çıkarları için birbirleri tereddüt etmeden satarken, sistem ve medya ruhlarını iğdiş ederken, esnafından siyasetçisine insanlar gündelik çıkarları için fırıldak gibi dönerken, Yaren leyleğin dönüşünde kimileri de kendi özlerine, insani niteliklerine dönemez olduklarını da burkularak görüyorlar aslında. Adem amca Yaren leylek ilişkisi, kapitalizmin bize dayattığı her şeyin zıttını ve kaybettiğimiz değerleri de hatırlatıyor; insan ve doğanın saf, dolaysız ve katıksız aşkını ve insanoğlunun için için doğaya dönme arzusunu da. Hesapsız, çıkarsız sevmeyi de mesela. En önemlisi de kaybettiğimiz vefa duygusunu da…. Bu yüzden 14 yıldır Yaren leyleğin Türkiye’ye gelişinin bizlerde yarattığı duygu ve heyecana dair Türkiye’den okumamız gereken ilginç sosyopsikolojik olgular var. Onun geldiği gökyüzü, toplum için bir özgürlük istemini ve sınırsızlık arzusunu da temsil ediyor bir bakıma. Aslında bu konuda çok kapsamlı bir yazı yazılabilir. Yaren Leylek, bizlere geciktiğimiz öze dönüşü ve bir biçimde insan olmaya yeniden başlamamız gerektiğini de hatırlatıyor…

Yılmaz ODABAŞI

06/07/2025

"ASLAN DİYARI" diye bir yer var. Kapatılması gereken yerlerden biriydi.
Aslan Zeus oradan kaçmış. 1 kişiyi yaralamış. Vurmuşlar........
Kim kaçırdı? Denetim var mı? Veteriner var mı ? Bu durumlar için acil önlem prosedürleri var mı ? Kim izin verdi?
En azından bir uyuşturucu tüfek bulundurun insafsızlar....
Aslanı getir toplumun içine sok sonra da kaçtı diye vur. Hayvanın özgürlük için verdiği çabaya bir de firar demişler...



Çıplak Tepelerin Sessizliğinde kmBir orman yok olduğunda-Güneşi doğuran ağustosböcekleri korosu-bulutun rüzgâr düşü, yağ...
01/07/2025

Çıplak Tepelerin Sessizliğinde km

Bir orman yok olduğunda
-Güneşi doğuran ağustosböcekleri korosu
-bulutun rüzgâr düşü, yağmurun dur durak bilmeyen öyküsü
-bizi saran saklayan hayvanlık, kurdun kuşun kör yolculuğu
-dağların kuytuları, koyu gölgeleri, yeraltı göllerinin suskunluğu
-her tepenin ardında gözü yaşlı bir sevgili bırakan ırmakların bıçkınlığı
-çaylarda, derelerde dinmek bilmeyen su perilerinin şarkısı
y o k o l u r.

Bir orman yandığında yanarız, yarınsızız biraz
gözlerimizde küller, alevli taşlar, kızgın kayalarız.
Bir orman ölüm sessizliğinde
genzimizde yanmış et ve is kokusu
hepsi bu.

Şerif Erginbay

15/03/2025
● ‘HERKESİ EKOLOJİK SİSTEMİN KALBİNE YIĞDIK’● ' En zengin su kaynaklarının olduğu yere 15-20 santim asfalt attık 'Yedigö...
16/02/2025

● ‘HERKESİ EKOLOJİK SİSTEMİN KALBİNE YIĞDIK’
● ' En zengin su kaynaklarının olduğu yere 15-20 santim asfalt attık '
Yedigöller Milli Parkı yüksek ziyaretçi sayıları nedeniyle tahribata uğruyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) Bolu Şube Müdürlüğü, bölgedeki doğa tahribatını değerlendirmek ve rehabilitasyon yöntemlerini belirlemek için toplantı gerçekleştirdi.
Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Necmi Aksoy, Yedigöller Milli Parkı’nın bir süreliğine turizm aktivitelerine kapatılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Bölgede yaşlı anıtsal nitelikte ağaçların öldüğünü görüyoruz. Turizm kapsamında çok fazla ziyaretçi bölgeye geliyor. Toprakta sıkışma meydana geldi. Milli park ilan edilen özellikle 7 gölün bulunduğu çekirdek kısmındaki bir bölgeye bu kadar ziyaretçinin alınmaması, gözlemlerin uzaktan yapılması gerekiyor."
HERKESİ EKOLOJİK SİSTEMİN KALBİNE YIĞDIK’
Bölgedeki rekreasyon çalışmalarına dikkat çeken Aksoy, “Yedigöller’i, 3 il kullanıyor, 4 farklı ana ulaşım yolundan 3 farklı girişi var. Bu kadar yoğun rekreasyon varken, ne kadar proje yaparsanız yapın tahribatı önleyemezsiniz. En zengin su kaynaklarının olduğu yere 15-20 santim asfalt atılıyor. Bu turizmin planlanması lazım. 7 gölü yapan doğal sistemi, yapay hale getiriyoruz. Dünya’nın hiçbir yerinde örneği yok. 7 tane gölü yapan ekolojik sistemin kalbine herkesi yığdık” diye konuştu. ( Haber : DHA )







Güven İslamoğlu

Address

Toprak Ana (Mon-o-lah)
Ankara

Opening Hours

Monday 06:00 - 00:00
Tuesday 06:00 - 00:00
Wednesday 06:00 - 00:00
Thursday 06:00 - 00:00
Friday 06:00 - 00:00
Saturday 06:00 - 00:00
Sunday 06:00 - 00:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Doğanın Ruhu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Doğanın Ruhu:

Share