MKG Yönetim Akademisi

MKG Yönetim Akademisi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from MKG Yönetim Akademisi, Consulting Agency, Ataşehir, Ankara.

06/09/2024

Ne Utanmaz Köpekleriz
"Namık KEMAL"

Edepsizlikte tekleriz
Kimi görsek etekleriz
Hakk'tan da yardım bekleriz
Ne utanmaz köpekleriz.

Biz bakmadan sağa sola
Düşman girdi İstanbul'a
Vatanı sattık bir p**a
Ne utanmaz köpekleriz.

Dalkavuklukla irtikap
İşte etti bizi harap
Sen söyle ey Şevketmeab
Ne utanmaz köpekleriz.

İnsan mı neyiz seçilmez
Bir zehiriz ki içilmez
Tavrımızdan da geçilmez
Ne utanmaz köpekleriz

Gitme vatan kavgasına
Yetiş rütbe yağmasına
Daldık dünya sefasına
Ne utanmaz köpekleriz

Vatanın girdik kanına
Leke getirdik şanına
Topumuzun bok canına
Ne utanmaz köpekleriz
Kimi görsek etekleriz

Atatürk heykeli yapımı için Menemen ‘den yola çıkan kil bugün Akademi’ye teslim edildi.Hafta sonu heykel sanatçısı Nusre...
19/08/2024

Atatürk heykeli yapımı için Menemen ‘den yola çıkan kil bugün Akademi’ye teslim edildi.Hafta sonu heykel sanatçısı Nusret Başöner ve ekibinin ellerinde yoğrulmaya başlanacak.

Değerli dostlar,Öğretmen Haydar Gültekin Bilim Sanat Kültür Akademisi dördüncü yılını doldururken Mustafa Kemal Atatürk'...
19/07/2024

Değerli dostlar,
Öğretmen Haydar Gültekin Bilim Sanat Kültür Akademisi dördüncü yılını doldururken Mustafa Kemal Atatürk'ün " Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir " öğüdünden hiç ayrılmadan, "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetişmesine bilimle sanatla ve kültürle gençlere çocuklara destek olmaya çabalıyoruz.
Dördüncü yılın sonunda Heykel Sanatçısı Nusret Başöner yönetiminde doğrudan yerinde yapılacak bir çalışmayla Akademi'ye Atatürk heykeli kazandırılarak, çevre düzenlemesiyle Esentepe'ye imece usulüyle katkı vermeye çağırıyoruz hep birlikte bölgeye kalıcı bir eser bırakmak istiyoruz. Proje Akademi kurucusu Mustafa Kemal Gültekin ile Esentepe Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Canan tarafından yürütülecektir.
İletişim için
Mustafa Kemal Gültekin
05324717654
Mustafa Canan
0 (505) 811 51 38

Değerli Dostlar, Öğretmen Haydar Gültekin Bilim Sanat Kültür Akademisi ve Esentepe Dayanışma Derneği ile birlikte 11 Tem...
08/07/2024

Değerli Dostlar,
Öğretmen Haydar Gültekin Bilim Sanat Kültür Akademisi ve Esentepe Dayanışma Derneği ile birlikte 11 Temmuz Perşembe günü saat 21’de Esentepe Sosyal Tesislerinde “ Türkü Gecesi” yapıyoruz türkülerimizi hep birlikte söylemek dileğiyle katılımınızı bekliyoruz.

30/04/2024
GAZİ MUSTAFA KEMAL  ÇOCUK HAKLARI BEYANNAMESİNİ 1924 YILINDA İMZALADI“Umum Milletlerin erkek ve kadınları insanlığın hai...
25/04/2024

GAZİ MUSTAFA KEMAL ÇOCUK HAKLARI BEYANNAMESİNİ 1924 YILINDA İMZALADI

“Umum Milletlerin erkek ve kadınları insanlığın haiz olduğu en mutena şeyi çocuğa vermeğe mecbur bulunduğunu rizki, milli ve dini hertürlü telkinler haricinde bir vazife olmak üzere kabul atiklerini Cenevre Beyannamesi ismi verilen bu Çocuk Hakları beyannamesi ile tasdik ederler.
1-Çocuk bedenen ve ruhen tabii bir suretle meşvurümu bulmağa müsait şartlar içinde bulundurulmalıdır.
2-Acıkan çocuk beslenmelidir.
Hasta çocuk tedavi edilmelidir.
Fikren geri kalan çocuk teşci edilmelidir.
Yoldan çıkmış çocuk doğru yola getirilmelidir.
Yarı terkedilmiş çocuk himaye altına alınmalı ve yardım görmelidir.
3-Çocuklar felaket zamanında en evvel yardım görmelidir.
4-Çocuk hayatını kazanabilecek bir hale getirilmelidir ve her türlü istismara karşı siyanet edilmelidir.
5.Çocuk en mütena meziyetlerinin kardaşlarının hizmetine vakıf edilmesi lazım geleceği hisleri ile büyütülmelidir.” *

Tek Adam Rejimine dönüşen Cumhuriyet'i yeniden kazanmak, Demokrasi'yi inşa etmek için tüm varlığım çocuklarımıza ve Ulus...
22/04/2024

Tek Adam Rejimine dönüşen Cumhuriyet'i yeniden kazanmak, Demokrasi'yi inşa etmek için tüm varlığım çocuklarımıza ve Ulusal Egemenliğimize armağan olsun.

YAŞASIN 23 NİSAN DEVRİMCİLİĞİ 23 Nisan 1920:   İktidarın Osmanlı Hanedanı'ndan alınıp millete verilme aşamalarından biri...
22/04/2024

YAŞASIN 23 NİSAN DEVRİMCİLİĞİ
23 Nisan 1920: İktidarın Osmanlı Hanedanı'ndan alınıp millete verilme aşamalarından biridir.
23 Nisan 1920: 1. ve 2. Meşrutiyet'ten sonraki ve 29 ekim 1923 Cumhuriyet öncesi ara konaktır.
İktidarın Kayıtsız Şartsız Millete verilme mücadelesi devam etmektedir.
İktidar yeni yetme hanedanların ellerinden söke söke alınmaya devam edilecektir.

DELİLİK VELİLİKTİR1965 yılında vefat eden Elazığ Tımarhanesindeki bir ''deli'' nin (ortadaki) Allah'a yazdığı mektubu......
05/12/2023

DELİLİK VELİLİKTİR

1965 yılında vefat eden Elazığ Tımarhanesindeki bir ''deli'' nin (ortadaki) Allah'a yazdığı mektubu...

“Ben dünya Kürresi, Türkiye karyesi ve Urfa Köyünden, (El-Aziz --Elazığ ) Tımarhanesi (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi) sakinlerinden; İsmi önemsiz, cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin, ahir deminde misafiri Azrail’i beklerken, Başhekimlik üzerinden Hâkimler Hakiminin dergahı Uluhiyetine son arzuhalimdir:

Ben gam (dertlilik) deryasında, fakirlik vatanında, horluk ve rezillik kaftanında PADİŞAH yapılmışım.

Meyvalardan dağdağana, çalgılardan ney-kemana kapılmışım… Benim yatağım akasya dikeninden, yorganım kirpi derisinden farksızdır. Kalbim Ayizman’ın (Hitlerin işkenceci N**i Komutanı) fırını, ve sahranın çöl fırtınasıdır.

Ruhum aşık-ı Hüda Mahbub peresttir, lakin aklım kaderin cilvesi ve talihin sillesiyle gurestir (gelgittir)

Bana gelen derdü gamın kilosu beleştir. Nerde bir güzel varsa bana karşı keleştir (yüz vermez, cesaretlidir), bütün yiğitlerde bana hep ters ve terestir.

Aylar geçti, tek temizliğim, gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım teyemmüm abdesttir. Yani, içtiğimiz kezzap suyu, mezemiz ise ateştir.

Ol Resuli zişan ve Sultanı dücihan: “Cenabı Allah’ın insanları dünya, dünyayı ise insanlar için yarattığını; Ruhları vücut için, vücutları ise ruhlar için yarattığını; Erkekleri kadınlar; kadınları erkekler için yarattığını; Cenneti mü’min kullar, mü’min kulları da cennet için yarattığını; cehennemi inkârcılar ve münafıklar, inkârcıları ve münafıkları da cehennem için yarattığını” hadisleriyle haber vermiştir.

Peki acaba benim gibi meczup divaneleri ne maksatla halk etmiştir? Bilen babayiğit, meydana çıkıp söylesin…

Allah sana iman verdi sen tuğyan edersin; O in’am etti sen küfran (nankörlük) edersin; O ikram etti sen inkar edersin; O ihsan etti sen isyan edersin; bir de kalkıp bana deli divane diye bühtan edersin!..

Bu söylediklerimin hepsi ruhumun içinde cenk etmektedir. Eğer dilekçemin cevabı gelirse bu manevralar sona erecektir.

Şimdi adresimi arz ediyorum: Kur’an’ı geldiği yere, yine Kur’an’ı getiren geri taşısın. Madem ki ahkamı ve ahlakı kalmadı, Kur’an’ın kağıdı ve yazısı neye yarasın?! Taki Hz. Muhammed Mehdi (A.S) gelince yeniden okunup yaşansın.!

Ey zerrelerden kürrelere, yerlerden göklere bütün alemlerin Rabbi!..

Ey cemadi, nebati, hayvani, insani, ruhani ve nurani her şeyin ve herkesin yegane sahibi!…

Ey iman ve şuur ehli kalplerin en yüce habibi!..

Ey dertli bedenlerin kederli gönüllerin, ve yaralı yüreklerin tabibi!.

Ben biçare kulun ki; garipler garibi, hüzünlerin esiri, zulümlerin muzdaribi, öksüz, yetim ve sahipsiz bir tımarhane delisi…

Ama kutsi muhabbet ve hasretinin divanesi!…

Herkesi ve her şeyimi elimden aldın, ama sana sığındım, aşkına sarıldım, yegane Sen kaldın!. Yurdumdan yuvamdan, evimden barkımdan ayırdın, gurbete ve hasrete saldın, ama onları ararken Sana ulaştım, sevdana daldım! Böylece fani ve hayali görüntülerden kurtarıp hakiki tecelline mazhar kıldın.

Yüceler yücesi Rabbim, Efendim!

Hakk'tan saparak ve haddimi aşarak, haşa senden, Burak bineği, Cebrail seyisi, Sidretül Münteha menzili, cümle mahlûkatın en şereflisi, Rahmanın en mükemmel tecelli ve temsilcisi… Kainatın fahri ebedisi, Ahir zaman Nebisi ve Mehdisi, Levhi Mahfuzun (Kader projesinin) tercümanı ve tebliğcisi, Efendiler efendisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’in Mahbubiyetini mi istedim?..

Hanif Dinin üstadı ve nice Nebilerin atası Hz. İbrahim’in haliliyetini, Hz. Süleyman’ın saltanat ve servetini Hz. Musa’nın Celadet ve cesaretini, Hz. İsa’nın ruhaniyetini mi istedim?..

Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın yüksek fazilet ve kurbiyyetini, Hz. Ömerül Faruk’un dirayet ve teslimiyetini, Hz. Osman’ı zinnureynin asalet ve sehavetini, Hz. Aliyyül Murtaza’nın ilim ve velayetini mi istedim?

Senden mülkü hâkimiyet, şanü şöhret, malü servet mi talep ettim? Senden vücuduma sıhhat ve afiyet, aklıma ziya ve selamet, hayatıma huzur ve istikamet dilendimse, bunlar için de bin kere tevbe ettim!

Çünkü Şeriatın iptal, tarikatın ihmal, hakikatın ihlal ve mü’minlerin iğfal edildiği bir zillet ve rezalet döneminde, bana akıl ve mükellefiyet verseydin, bu sadece benim mesuliyet ve mahzuniyetimi ziyadeleştirecekti!

Sultanım Efendim:

Ben Senden sadece seni istedim; pahası elbet böyle yüksektir ve tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi uğruna feda etmektir.

Rabbim, elbet vardır hikmeti ki, bu kuluna böyle zillet ve zahmet çektirirsin. Ben haşa itiraz değil, naz ederim ama, umarım Sen niyaz kabul edersin.

Aile efradımı, aklı izanımı alıp beni hicrana saldın. Ama yine de şükür; ya akıllı kalıp ama hain ve hilekâr olaydım…

Ya varlıklı kalıp ama zalim ve sahtekâr olaydım…

Ya âlim ve saygın kalıp ama gafil ve riyakâr olaydım…

Ya arkalı etraflı kalıp ama azgın ve zulümkar olaydım…

Ya sağlıklı sefalı kalıp ama, sapıtmış, ahlaksız ve vicdansız olaydım!..

Derdü bela ki, sabredenlerin vesile-i miracıdır. Müminler kalbimin tacı, mücrimler rahmetin muhtacı, münkirler hikmetin icabı, Sadık ve aşık ehli cehd adaletin ilacıdır. Velakin bu münafık hain ve zalimler ise çıban başıdır, akrep gibi sancıdır; şerefli insana, helali dışında bütün kadınlar kızlar ana-bacıdır.

Ey Rabbim, Efendim!

Malum-u aliniz ve zaten yüce takdirinizdir ki; ne özenli-bezekli elbiselerle gezdiğim bayramlarım oldu… Ne onurlu ve huzurlu seyahatlerim ve seyranlarım oldu… Ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren dostlarım ve hayranlarım oldu!..

Lezzet ne imiş, izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım; ama şikâyet şekavettir; bütün bu fani ve fena nimetlerin asıl sahibi olan Padişahlar Padişahını buldum…

Beni yoktan var ettin, iman ve hidayet buyurup varlığından haberdar ettin, ama aklımı alıp kulunu bi-karar ettin, sana sonsuz şükürler olsun!..

Şimdi son dileğim beni yanına al ve bir daha huzurundan ve sonsuz nurundan ayırma, ne olursun!

Umarım bu dilekçeyi yazdım diye bana darılmazsın; çünkü zaten Zatından gayrıya yalvarıp yakarmanın ŞİRK olduğunu buyurdun!

Selam ve dua ile

04/01/2023

Algı geçmiş dönem izlerini taşır. İzlerinin derinleşmesi önyargıyı oluşturur. Ön yargıları yıkmadan gelecek dönem vizyonu oluşmaz. Sorgulanmadan, geçmiş dönem izleriyle yüzleşmeden algı değişimi sağlanamaz ön yargılar yıkılmaz. Algı bilinç oluşumunun önünde en büyük engeldir.

20/09/2021

Aydın kişi önemli adam yerine konma isteğinden vazfeçip halkın arasına girer günlük yaşamda kendini sınarsa eylemsizlik çukurundan çıkar, sesini sözünü duyurması kolaylaşır, üretimsizlikten kurtulur.

TÜM DENİZCİLERİN KABOTAJ BAYRAMI KUTLU OLSUNDenizcilik ve Kabotaj Bayramı, her yıl 1 Temmuz tarihinde kutlanan bir milli...
01/07/2021

TÜM DENİZCİLERİN KABOTAJ BAYRAMI KUTLU OLSUN
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, her yıl 1 Temmuz tarihinde kutlanan bir milli bayramdır.

Kabotaj bir ülkenin kendi karasularında ve kendi limanları arasında gemi işletme ve her türlü liman hizmetlerini kendi kontrolünde bulundurma hakkıdır.
Büyük Türkçe Sözlük kabotajın kelime anlamını "Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi" olarak vermektedir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde imparatorluğun kabotaj hakkı yoktu. Çünkü Batılı ülkelere verilmiş olan kapitülasyon hakları sebebiyle Osmanlı İmparatorluğu kıyılarında genellikle yabancı bandıralı tekneler hizmet görürlerdi. Ancak 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması uyarınca kapitülasyonlar lağvedildi. Böylece Türkiye kabotaj hakkına kavuştu. Türkiye’nin büyük ölçüde bir yarım ada ülkesi oluşu ve kıyı uzunluğunun 8333 kilometre olduğu dikkate alınırsa bu Türk denizciliğine büyük bir imkân tanıyordu. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra 19 Nisan 1926 tarihinde çıkarılan 815 sayılı yasaya göre Türkiye limanları arasında sadece Türk teknelerinin hizmet görmesi zorunluluğu getirildi.Yasa aynı yıl 1 Temmuz’da yürürlüğe girdi. Bu tarih 1935 yılından itibaren Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. 2007 tarihinde kabotaj kelimesine denizcilik kelimesi de eklenerek bayramın adı Denizcilik ve Kabotaj Bayramı olmuştur.

Address

Ataşehir
Ankara
34746

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when MKG Yönetim Akademisi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share