29/11/2015
Aklınızda Bulunsun!
Suyun da Hisleri Var!
Bir bardak suyu karşınıza alıp ona güzel sözler söyleyerek hitap ederseniz içindeki kristallerin şekilleri, harika desenler oluşturmaya başlar. Aynı şekilde suya kötü sözler söyleyerek hitap ettiğinizde durum tamamen değişir ve suyun kristallerinde olumsuz değişmeler meydana gelir.
Kirli Sulara Dikkat!
1966 yılında, diyareden kaynaklanan hastalıklar sebebiyle, çoğu çocuk yaşta olmak üzere 2,5 milyon kişi hayatını kaybetmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde meydana gelen ve ölümle sonuçlanan enfeksiyon hastalıklarının %45’inin sebebi kirli sulardır.
Arıtmak yeterli değil!
Şehir şebeke sularını ev kullanımına hazırlamak üzere geliştirilen arıtma sistemlerinin temel amacı, suyun içinde bulunabilecek kirliliği temizlemektir. Su arıtma cihazlarının ticari olarak değişik modelleri olmasına rağmen, yapılan temel işlem, suyun içindeki kirliliği ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ancak suyu arıtarak temizlemek ile sağlıklı su haline getirmek arasında çok fark vardır.
Enerji eksikliği, stres ve susuzluktan kaynaklanıyor!
Bir kaç hafta yemek yemeden aç kalabildiğimiz halde susuz olarak bir kaç günden fazla dayanamayız. Vücudumuzdan % 2 su kaybedersek enerjimizde % 20 azalma olur. Su kaybı % 5'i bulduğunda koma, % 20'ye ulaştığında ise ölüm meydana gelir. İnsanın günlük yaşamdaki enerji eksikliği çoğunlukla bedeninin susuz kalması ve stres faktörleriyle ilişkilidir. İnsan bedeninin ihtiyacı olan suyu yeetrince içer ve stres faktörlerinden uzak kalırsa, kısa zamanda yaşlanma hızı azalmaya başlar ve geri kalan hayatını çok daha zinde, dinamik ve sağlıklı geçirebilir.
Su ağrıları azaltır!
Bolca su içilmesi, sırt bölgesindeki adaleler arasında birikmiş olan laktik asitlerin dağılmasını sağlayarak adale ağrılarının kısmen rahatlamasına neden olur.
Obezitenin Düşmanı Su
Su yediğimiz gıdaların iyi sindirilmesini ve artık maddelerin kolayca atılmasını gerçekleştirerek şişmanlamayı önler. Yeteri kadar su içerek ve yemek yeme arzusu frenlenerek metabolizmanın fazla yağı depolaması ortadan kaldırılmış olur.
Bağışıklık Sisteminin Dostu Su
Yeterli miktar ve kalitede su içmemek hücrelerde kronik dehidrasyona sebep olur. Hücrelerin kapasitelerini kullanamaz hale gelmesi bağışıklık sisteminin çökmesine hastalıklardan korunamaz duruma gelmesine neden olur.
Su, Detoks ve Genç Kalmanın İksiri
Ama her su değil; pH değeri yüksek, tükettiğimiz asitli gıdaların vücuttaki olumsuz etkilerini dengeleyecek ve hücre yenilenmesini hızlandıracak iyonize su en ideali. Piyasadaki ambalajlı su çeşitleri içerisinden mutlaka pH değeri 8 ve üzeri olan suları tercih edin. Güne iki bardak, az miktarda limon ya da elma sirkesi damlatılmış, ılık su ile başlayın. Günde en az üç litre yüksek pH’li suyu için ve genç kalmanın keyfini çıkarın.
Anne Adayları İçin Önemli Bilgiler:
Hamileliğin altıncı ayının sonunda anne karnındaki bebeğin (fetüs) vücut ağırlığının %90’ı sudur. İşte bu nedenle anne adaylarına yeteri kadar su içmeleri önerilir. Sıvı almanız sadece sizin susuzluğunuzu gidermez. Aynı zamanda hamilelik ilerledikçe daha da artacak olan fetüsün su ihtiyacını da karşılar. Doğum zamanı yaklaştıkça suya olan ihtiyaç oksijene olan ihtiyaç ile karşılaştırıldığında daha fazla artar!
Su İç Uzun Yaşa…
Japonya-Okinowa’da yaşayan insanların çoğu, sağlıklı olarak 95 yaşına kadar hayatta kalmaktadırlar. Bir grup bilim adamının yaptığı araştırmada, Okinowaliların bu uzun ve sağlıklı yaşama sırrının, iklim veya yiyecekler değil içtikleri yüksek miktarda iyonize mineral içeren alkali nitelikteki su olduğu ortaya çıkmıştır.
Japonların Sırrı
Japonya'da aç karnına su içmek son derece popülermiş. Sabah kalkar kalkmaz daha dişlerinizi fırçalamadan içebileceğiniz kadar suyu içmeniz gerekiyormuş. Su tedavisi adı altında yapılan bu uygulama ile de pek çok hastalıkla baş etmek mümkünmüş. Bilimsel testlerle de kanıtlamışlar ve bunu yayınlamışlar. Aç karnına içilen suyun iyi geldiği birçok hastalık var: Baş ağrısı, vücut ağrıları, kalp çarpıntısı, bronşit, astım, gastrit, obezite, epilepsi, menenjit, göz hastalıkları, böbrek sancıları, adet sancıları, kulak-burun-boğaz hastalıkları...
Bebeğinin Cinsiyetini Su ile Belirle!
İnsan vücudundaki sıvıların asidite ve alkaliteleri konusundaki bilgiler yeteri kadar anlaşılabilir ise, çocuğun cinsiyetini isteğe göre belirleme imkanı kısmen vardır.
Sang Wangemel’e göre, şayet anne baba çocuk yapma kararından bir ay kadar önce alkali-su içmeye başlarsa, spermler ve vajinanın içi daha alkali hale gelir ve böylece erkek çocuk yapma olasılığı yükselmiş olur.
Böbreğinize Sağlık!
Fazla miktarda alkali-su içerek böbrek taşlarının oluşumu önlenebileceği gibi, taş oluşumundan sonra da mesanedeki böbrek taşları eritilebilir.
Beyin de Su ile Beslenir!
24 saat içinde beyinden geçen su miktarı 1,4 litre böbreklerden geçen ise 2 litredir. Uzmanlar, beynin su eksikliğinden en önce zarar gören organlarımızdan biri olduğunu belirtiyorlar. Beyindeki su dolaşımının bozulması, beyin sulanması yada beyin kurumasına yol açmaktadır.
Kırışıklıklar Su ile Önlenir
Derinin epiderm tabakasındaki su miktarı , alt deri tabakasına göre 2 misli fazla olup cildin parlak ve ışıltılı görünmesinde başrolü oynar. Yaşlandıkça deri hücrelerinde su miktarının azalması nedeniyle, ciltte buruşmaların olması doğaldır. Buna rağmen yeterli miktarda su içerek bu olguyu geciktirebilme şansımız vardır.
Kanserden Korunmak İçin Alkali Su
Alkali beslenme ve alkali su kanserin önlenmesinde ciddi biçimde etkin olabilir. Sağlıklı hücreler alkali ve kanserli hücreler asidik olduğuna göre, alkali beslenme sağlıklı hücrelere zarar vermediği gibi, kanserli hücrelerin oluşumuna ve gelişimine de engel olabilir.
Su Seçimi İçin Öneriler
Ülkemizde tuz tüketimi genelde yüksektir. Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, böbrek hastalıkları, mide ülser ve kanser riskini artırır. Bu nedenle su ve maden suyu seçiminde etiket okunarak en az sodyum içeren markalar tercih edilmelidir. Aşırı sodyum alımı, idrarla kalsiyum atımını hızlandırır. Bu da kemik erimesi sorunu için bir risk faktörüdür. Bu nedenle kalsiyum ve magnezyum içeriği yüksek, sodyum içeriği düşük su tercih edilmelidir. Özellikle yeterli süt ve süt ürünlerini tüketemediklerinden dolayı önerilen düzeyde kalsiyum alamayanlar için kalsiyumca zengin maden suyu iyi bir seçenektir.
Mineralli Su İçin, İçirin!
Çünkü, içeriğindeki pek çok mineral sayesinde mineralli sular, insan sağlığına olumlu katkıda bulunuyor. Örneğin magnezyum içeriği yüksek mineralli su tüketenlerde kalbe bağlı ani ölümlerin görülme sıklığı azalıyor, prostat ve meme kanseri daha seyrek görülüyor. Yüksek kalsiyum içeriği kemikleri sağlamlaştırarak, osteoporozdan koruyor, kalsiyum ve magnezyum ikisi birlikte damar ve kasların düzenli çalışmalarına yardımcı oluyorlar. İçilen mineralli suyun bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise, asit fazlalığı ile seyreden mide hastalıklarında mide asidini düzenleyici, aynı zamanda şeker hastalığını destekleyici ve kan basıncını düzenleyici etki gösteriyor. Sülfat ise, karaciğer ve safra kesesi ve yollarının düzenli çalışmasına yardımcı oluyor.
Maden Suyu Niyetine Soda İçmeyin!
İçilebilir herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur. Maden suyu ise yerin en derin katmanlarından çıkar ve çıkarken geçtiği katmanlardan mineralleri de alarak yol alır. Yani maden suyu mineralce zengin iken soda mineral içermez.
Anne Sütüne Alternatif
Maden suyu bebeklerin mamalarına da ilave edilebilir. Anne sütüne alternatif bir besin kaynağı olan maden suyu, bebeklerin mineral ihtiyacını karşılayacaktır.
Sağlığın Üç Temel Direği
1. Yeterli miktarda ve kaliteli su ile dengeli beslenme,
2. Düzenli egzersiz,
3. Pozitif zihin ve ruh hali
Cilde Faydaları
Cildimizin; nem ve elastikiyetinin düzenlenmesinde su rol oynar. Günümüzde bayanların korkulu rüyası haline gelen selülit oluşumunun önlenmesinde de su yine ilk sırayı alır.
Az Su İçenlerde Yorgunluk, Dikkat Güçlüğü ve Hafıza Bozuklukları Görülebilir
Susadığımız halde, su içmezsek, vücudumuz kendi suyunu tutmaya çalışır. İdrara az çıkarız ve kan hacmi azalır, tansiyonumuz düşer. Vücudumuzdan dışkı, deri ve akciğerler yoluyla su kaybı devam ettiği için ve idrarın belli bir yoğunlaşma kapasitesi olmasından dolayı, vücudumuz kurur ve sağlığını yitirir. Vücudumuzdaki suyun %15’inin kaybedilmesi ise kişiyi komaya sokup yaşamın yitirilmesine kadar devam eden sonuçlar doğurur.