01/06/2026
Akredite kalibrasyon laboratuvarlarının bazılarının kapsamlarında -1 bar değeri vardır Bu değerler bilimsel gerçeklere aykırılıklar göstermektedir. Denetçi "Bu laboratuvarın bu coğrafyada ve bu tesisatla görebildiği en uç sınır nedir?" sorusunun cevabını kendi gözüyle görmelidir. Kapsama doğrudan ve jenerik olarak "-1 bar" yazmak yerine, cihazın efektif yeteneğini (örneğin -0.95 bar) sınırlayıcı bir parametre olarak CMC (Kalibrasyon ve Ölçüm Yeteneği) tablosuna yansıtmak çok daha dürüst ve bilimsel bir yaklaşım olacaktır.
-1 barın daha da altına inilemeyeceği zaten kesindir, (-1.5 bar gibi) inilemez." (evrensel imkansızlık)
Mühendislik ve teknoloji açısından tam olarak -1.0 bar seviyesine (kusursuz vakuma) asla ulaşılamaz, en fazla -0.95 veya -0.99 bara inilebilir. Dünyadaki hiçbir vakum pompası, hiçbir laboratuvar ortamı tam olarak -1 bar (yani mutlak 0 bar) seviyesine inemez. İşte -0.95 bara inilebilip, tam -1 bara neden inilemeyeceğinin mühendislik ve fizik nedenleri:
1. "Mükemmel Vakum" Diye Bir Şey Yoktur
Bir kabın içindeki havayı boşaltırken, -0.90 bar veya -0.95 bar seviyelerine ulaşmak iyi bir endüstriyel vakum pompası için gayet mümkündür. Hatta çok güçlü laboratuvar pompalarıyla -0.9999... bar seviyelerine kadar da inilebilir.
Ancak virgülden sonra ne kadar 9 eklersen ekle, o kabın içinde her zaman birkaç milyar adet atom veya molekül kalır. İçeride tek bir atom bile kalsa, orada sıfırdan büyük bir mutlak basınç var demektir. Bu da bağıl basıncın asla tam olarak -1 bar olamayacağı anlamına gelir.
2. Malzemelerin "Terlemesi" (Outgassing)
Diyelim ki dünyanın en güçlü pompası üretildi ve içerideki tüm havayı çekildi. Bu sefer karşımıza malzemelerin doğası çıkar.
Vakum kabının metal çeperleri, plastik contaları veya kullanılan kaynak yerleri, atomik düzeyde içlerinde gaz hapseder. İçerideki basınç -0.95 bar gibi seviyelere düştüğünde, bu katı maddelerin içindeki gazlar kabın içine doğru sızmaya (buna outgassing / gaz salınımı denir) başlar.
Yani sen içeriyi boşalttıkça, kabın kendisi içeriye yeni gaz salar ve tam -1 bara inmene engel olur.
3. P***a Yağının Buharlaşması
Vakum pompaları mekanik cihazlardır ve sürtünmeyi önlemek için içlerinde bazen yağ kullanılır. Basınç -0.95 bar ve altına doğru indikçe, sıvıların kaynama noktası inanılmaz derecede düşer. Öyle bir an gelir ki, pompanın kendi içindeki yağ oda sıcaklığında kaynayıp buharlaşmaya başlar. Bu yağ buharı tekrar vakum ortamına kaçarak tam vakum (-1 bar) oluşmasını engeller.
Yani kalibrasyoncular tam -1 barı hiçbir zaman göremez. İnsanların "vakum yaptık" dediği şey, aslında -0.90 ile -0.98 bar arasında bir yerlerde çalışmaktır.
Gizli Engel: Laboratuvarın Rakımı (Altitüd)
Vakum pompalarınız ne kadar kusursuz olursa olsun, bir laboratuvarın negatif basınçta (bağıl basınç) inebileceği maksimum sınır, o gün o odada ölçülen atmosfer basıncı (barometrik basınç) ile doğrudan sınırlıdır.
Deniz Seviyesinde (Standart Atmosfer - 1013.25 mbar): Eğer laboratuvar deniz seviyesindeyse, teorik olarak maksimum sınırınız yaklaşık -1.013 bar civarıdır. Burada çok güçlü pompalarla -0.98 veya -0.99 bar değerlerini görebilirsiniz.
Yüksek Rakımda (Örn: Ankara/Erzurum - ~900 mbar): Eğer laboratuvar deniz seviyesinden yüksekteyse, ortamdaki hava zaten daha seyrektir ve atmosfer basıncı örneğin 0.90 bar civarındadır. Bu laboratuvardaki bir cihaz, odadaki tüm havayı çekip mutlak sıfıra yaklaşsa bile, bağıl göstergede görebileceği maksimum negatif değer -0.90 bar olacaktır. Fiziksel olarak -1.00 bar değerini ekranda görmesi imkansızdır.