ANALİTİK DANIŞMANLIK TİCARET LTD.ŞTİ.

ANALİTİK DANIŞMANLIK TİCARET LTD.ŞTİ. MİKRO YÖNETİM DANIŞMANLIK VE VERİMLİLİK ÇÖZÜMLERİ

29.09.2011 TARİHİNDE TÜRKER DURAN VE ALTAN ÖZAKIN TARAFINDAN KURULAN ŞİRKETİN ANA FAALİYET KONUSU YÖNETİM, FİNANS VE DIŞ TİCARET DANIŞMANLIĞIDIR. BUNUNLA BİRLİKTE YÖNETİM DANIŞMANLIĞI FAALİYET KONUMUZ BÜNYESİNDE YÖNETİMSEL KALİTE DANIŞMANLIĞI HİZMETİ DE VERMEKTEYİZ. AYRICA FİRMALARIN ÖZELLİKLE KOBİLERİN VERİMLİLİĞİNİ ARTTIRICI ÖNLEMLER VE TEŞVİKSEL DESTEKLER KONUSUNDA PROJE HAZIRLAMA VE YÖNETMEK B

İZİM İŞİMİZ. TÜZEL VE GERÇEK KİŞİ İŞLETMELERE SİSTEM KURULUMU YAPMAKTA VE MALİYET SİSTEMLERİ OLUŞTURMAKTAYIZ.BU BAĞLAMDA SAP DANIŞMANLIĞI HİZMETİ DE VERMEKTEYİZ. KOBİLERİN SATIŞLARINI ARTTIRICI VE REKLAM FAALİYETLERİNİ DÜZENLEYİCİ ORGANİZASYONLAR PLANLAMAKTA, FUARLARDA FİRMA ADINA PROFESYONEL OLARAK AKTİF ROL OYNAMAKTAYIZ.
ÖZET OLARAK BELİRTMEK GEREKRİSE YÖNETİM DANIŞMANLIĞI HİZMETİNE İŞLETMELER; TEMEL OLARAK KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ KAZANMAK VE BU BAĞLAMDA; İŞLETMELERİN OLUŞMA, GELİŞME VE OLGUNLUK DÖNEMLERİNDESORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETMEK,İŞLETME KÖRLÜĞÜNEN KURTARMAK, YÖNETİM VE KARAR ALMA SÜREÇLERİNİ GELİŞTİRMEK, MÜŞTERİ PORTFÖYÜNÜ GELİŞTİRMEK VEYA ARTTIRMAK, FİNANSAL KAYNAK ALANLARINDAKİ SORUNLARA ÇÖZÜM BULMAK, RİSKLERİ YÖNETEBİLMEK, MALİYETLERİ AZALTMAK VE CİROYU ARTTIRMAK AMACIYLA BAŞVURABİLİRLER.

22/05/2015
21/05/2015

Hedef % 100 Türk.

Mobile phone shop

15/03/2015
12/12/2013

SPK ve Hazine, 2014’te emeklilik fonları ile ilgili iki önemli değişiklik yapmaya hazırlanıyor.

Hürriyet'ten Noyan Doğan'ın haberine göre, Yeni yılda, performansı yüksek olan, daha fazla getiri sağlayan fonlardan emeklilik şirketleri daha yüksek kesinti yapabilecek. Fonun getirisi, belirli oranın altına düşerse SPK, emeklilik şirketinden portföy yönetim şirketini değiştirmesini isteyecek.

2014’te emeklilik fonlarında yeni düzenlemeye gidiliyor. Önümüzdeki yıl Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Hazine, emeklilik fonları ile ilgili hem emeklilik şirketlerini hem de bireysel emeklilik sistemine giren katılımcıları yakından ilgilendiren iki önemli değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Bu değişikliklerin neler olduğuna değinmeden önce, mevcut durum hakkında kısa bir bilgi vereyim. Bireysel emeklilik sistemi 10 yılını doldurdu. Bu süre içinde de emeklilik fonları her sene yüzde 6 reel getiri sağladı. Sisteme girenlerin yaklaşık yüzde 70’i de hazine bonosu ve devlet tahvili ağırlıklı fonlara yatırım yaptı.

Bireysel emeklilik başladığından bu yana da sisteme yönelik eleştirilerin en başında, emeklilik fonlarının getirilerinin azlığı geldi. Öyle ki, sisteme girip de iki-üç yıl sonra çıkanlar kesintiler nedeniyle bırakın getiri elde etmeyi, yatırdıklarını bile alamamaktan şikayet ettiler. Her ne kadar 2013’ün başında hem kesinti oranları düşürülse hem de devlet katkılı sisteme geçilse de bugün halen fonların getirisi eleştirilmeye devam ediyor.

FON PERFORMANS KESİNTİSİ
Gelelim, 2014’de emeklilik fonlarında yapılacak düzenlemelere... Bunlardan biri, ‘fon performans kesintisi’. Bu düzenleme ile performansı yüksek olan ve fazla getiri sağlayan fonlardan; emeklilik şirketleri daha yüksek oranda kesinti yapabilecekler.

Daha açık şöyle anlatayım… Emeklilik şirketleri katılımcılardan, yatırım yapılan fon grubuna göre, yıllık yüzde 1,09 ila yüzde 2,28 arasında fon işletim kesintisi yapabiliyorlar. Yüzde 1,09 ile en düşük kesinti yapılan fon grubu, hazine bonosu ve devlet kağıtlarından oluşan fonlar ki, bugün sisteme giren katılımcıların yüzde 70’i bu fon grubunu tercih ediyor. Kamu, özel sektör ve kıymetli maden fonlarından ise yıllık yüzde 1,91; tüm hisse senedi fonlarından ise yine yıllık yüzde 2,28 fon işletim gideri kesintisi yapılıyor.

FAZLA GETİRİYE YÜKSEK KESİNTİ
2014’te yapılacak yeni düzenleme ile emeklilik şirketleri, belli bir oranın üzerinde getiri sağlayan fonlardan daha fazla işletim gideri kesebilecek. Hem eşik oran hem de kesinti yapılacak tutar henüz belli değil; SPK, üzerinde çalışıyor… Bugün yarın belli olacak.

Örnek vermek gerekirse… Diyelim ki SPK, fonun getiri oranını yüzde 13, kesinti oranını da yüzde 3 olarak belirledi.

Eğer emeklilik fonu o yıl katılımcıya, yüzde 13’ün üzerinde getiri sağlarsa; emeklilik şirketi de fon işledim gideri olarak yıllık yüzde 3 kesinti yapacak.

Şunu da belirteyim… Performansa göre kesinti uygulaması, hazine bonosu ve devlet tahvili ağırlıklı fonların dışındaki fonlar için geçerli olacak. Yani, bu uygulama daha çok bireysel emeklilik sisteminde yüzde 30’luk kesimi ilgilendirecek.

Peki, bu düzenleme ne anlama geliyor? En basit anlatımla… İyi yönetilen, getirisi yüksek olan fonlardan daha çok kesinti; getirisi düşük olanlardan daha az kesinti yapılacak.

FONU YÖNETEMEYEN YANDI
2014’te yapılacak bir diğer düzenleme de portföy yönetim şirketleri ile ilgili. Malumunuz, fonlar, emeklilik şirketlerinin anlaştıkları portföy yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor. Yeni uygulamaya göre SPK, Hazine ve bireysel emeklilik şirketleri fonların getirisi ile ilgili belirli bir oran belirleyecek. Fonun getirisi, bu oranın altına düşerse SPK; emeklilik şirketinden, portföy yönetim şirketini değiştirmesini isteyecek. Bu düzenleme ile ilgili de kriterler henüz belli değil. Önümüzdeki dönemde belirlenip, uygulama başlayacak.

Peki, bu düzenleme ne anlama geliyor? Hem portföy yönetim şirketlerinin başarısı ölçülecek ve bunun neticesinde o portföy yönetim şirketi ya itibar kaybedecek ya da kazanacak hem de SPK, şirketleri getiri konusunda yarıştıracak.

Bu iki düzenlemenin uygulamaya girmesi ile bugüne kadar fonların getirisi konusunda süregelen eleştiri ve şikayetler de bir ölçüde bitecektir

28/11/2013

Rekabet Kurulu'nun sitesine şu açıklama yapıldı:

"İşlemin Niteliği: Devralma
Pazar: Kırmızı et ve et ürünleri üretim ve satışı
Firmalar: Investcorp Bank B.S.C., Namet Gıda San. ve Tic. A.Ş., Gulf Delicatessen Investors S.A.R.L

Bildirimde bulunan tarafların, işlemin kapsamı ile ilgili açıklamalarına aşağıda yer verilmektedir :

Investcorp Bank B.S.C. tarafından Gulf Delicatessen Investors S.A.R.L vasıtası ile Namet Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin ortak kontrolünün devralınmasıdır."

27/11/2013

Atama bekleyen öğretmene kötü haber

Bakan Şimşek: Gerekirse sadece öğretmen alırız

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuya personel alımıyla ilgili "Gerekirse kamunun hiçbir birimine eleman almayıp sadece öğretmen alırız." dedi. Şimşek, kamuya planlanandan fazla elaman alınması durumunda ise vergileri artırabileceklerini belirtti.

Bakan Şimşek, Kamu-Özel işbirlikleri konferansında sunum yaparak, katılımcıların sorularını cevapladı.

"Bütçe planlarında kamuya 74 bin eleman alacağınızı söylediniz. Bunların 34 bini sadece hekimler olacak demiştiniz. Ancak Başbakan toplamda 50 bin öğretmen alınacağını söyledi. Bu rakamlar doğrultusunda planlarınızda bir değişiklik mi olacak." sorusu üzerine Maliye Bakanı, şunları söyledi:

"Doğrusu biz bütçe kanununda öngördüğümüz kadroların dağılımını henüz yapmadık. Bütçe kanunu plan bütçede kabul edildi. Bundan sonra o kanunda harcama artıracak bir değişiklik yapamayız. Gelecek sene bir durum değerlendirmesi yapacağız. Gerekirse kamunun diğer birimlerine hiç eleman vermeyeceğiz. Öyle olması gerekirse öyle olur. Ama bu konuda bir karar alınmadı. Başbakanımızın taktirinde eğer bu kadroların büyük bir kısmını Milli Eğitime vereceğiz diğer birimlere hiç eleman almayalım derse bu bizim için bir talimattır. Öyle yaparız. Daha fazla eleman alalım derse o da değerlendirilir ona göre bütçeye yansımasını sınırlandırmak için tedbirler alırız. Ya borçlanmamız lazım ya da vergiyi artırmamız lazım. Bu kadar açık ve net."

26/11/2013

Yenilenebilir enerji için kritik uyarı!

Yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin düzenlemelerde ortaklık yapısının risk yaratmaması gerektiği belirtildi.

Herdem Avukatlık'ın Kurucu Ortağı Şafak Herdem, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin referans fiyat belirlenmesi tarafında Enerji Piyasası İşletme Anonim Şirketi’nin (EPİAŞ) önemli rol alması gerektiğine dikkat çekti.


Herdem, “Yabancı yatırımcı ilgisindeki EPİAŞ’ın ortaklık yapısını da oluştururken özellikle halka açık enerji şirketlerinin EPİAŞ’a ortak olmaları halinde hem kurucu ve hem aktör olmaları uzun vadede manipülasyon ve insider-trading riskleri doğurabilir” diye konuştu.

5'inci Türkiye Yenilenebilir Enerji Kongresi ve Sergisi, Herdem Avukatlık'ın ana sponsorluğunda 26 Kasım Salı günü Ankara'da düzenlendi. Kongreye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız katıldı.

Zirve'nin ana sponsoru olan enerji, finans ve bankacılık gibi alanlarda büyük çaplı yatırımlara danışmanlık yapan Herdem Avukatlık'ın Kurucu Ortağı Şafak Herdem, “Yeni Enerji Borsası ‘EPİAŞ’ İle Ortaya Çıkan Fırsatlar” başlıklı konuşmasında, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarının proje finansmanı sağlayan kurum ve yabancı yatırımların takibinde olduğunu ancak referans fiyat belirlenmesi tarafında Borsa İstanbul çatısı altında hayata geçirilmesi öngörülen Enerji Piyasası İşletme Anonim Şirketi’nin (EPİAŞ) önemli rol alması gerektiğine dikkat çekti.

Manipülasyon ve İnsider Trading Riski
Herdem, “Yabancıların ilgisinin arttığı bu süreçte, EPİAŞ’ın sektöre katkısı yadsınamaz. Fakat enerji piyasası türevleri ile referans fiyatların rekabetçi ortamda eş zamanla sağlanması mümkün değil. EPİAŞ öncelikle referans fiyat belirlenmesinde önemli rol almalı. EPİAŞ’ın kısa-orta ve kısa vadeli projeksiyonlarında kontrat fiyatlamasına bağlı türevler yapılandırması son derece önemli. Yabancı yatırımcı ilgisindeki EPİAŞ’ın ortaklık yapısını da oluştururken özellikle halka açık enerji şirketlerinin EPİAŞ’a ortak olmaları halinde hem kurucu ve hem aktör olmaları uzun vadede manipülasyon ve insider- trading riskleri doğurabilir” diye konuştu.

Herdem, oluşabilecek manipülasyon ve insider-trading’e yol açma potansiyeli olan süreci ise şöyle özetledi: “Halihazırda hisseleri işlem gören enerji şirketleri, aktör oldukları piyasalarda aynı zamanda EPİAŞ’a da ortak olmaları halinde kurucu-ortak niteliğine de kavuşacaklar. Anonim şirket olarak kurulacak EPİAŞ’ın hisse yapılanmasında özellikle Türk Ticaret Kanunu ve SPK mevzuatı el verdiği ölçüde hisseleri işlem gören şirketlere ait EPİAŞ hisselerine bağlı hakların tasarrufu sınırlandırılmalı. Aksi halde bu tür şirketler yetkin şeffaflık sağlanamadığı sürece gerek kurumsal yönetim gerekse borsa kotasyonlarında riskli muamelelere dahil olabilir.“

26/11/2013

İran'ın nükleer programı ile ilgili BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasındaki, İran'ın nükleer programına ilişkin Cenevre'deki müzakerelerin beşinci gününde gerçekleşen anlaşma piyasaları uçurdu. Borsada tüzde 1.5'in üstünde yükseliş yaşanırken dolar 2 liranın altına düştü. Tarihi İran anlaşması altın fiyatlarını da düşürdü.

Piyasalar yeni haftaya İran'ın ABD ile nükleer program konusunda gerçekleştirdiği tarihi anlaşmanın etkisiyle girdi. Bu anlaşmanın piyasada kısa vadeli jeopolitik riskleri azaltmasıyla birlikte dolar ve altında hızlı düşüşler gerçekleşti. Borsada ise yükseliş hızlandı.

DOLAR 2 LİRANIN ALTINDA
İran anlaşmasının ardından dolar 1 Kasım'dan itibaren ilk kez 2 TL'nin altını gördü. Şu dakikalarda dolar 1.9994 TL'den işlem görüyor. Altında ise ABD Merkez Bankası kaynaklı düşüşlerin ardından İran anlaaşması ile birlikte düşüş yaşandı. Yüzde 1'e yakın değer kaybeden altının onsu 1230 dolara kadar geriledi. Böylece altın dört buçuk ayın en düşük seviyesine geriledi.

BORSA 77 BİNİ ZORLUYOR
Öte yandan İran'ın ABD ile gerçekleştirdiği anlaşma borsayı da uçurdu. Cuma günü kapanışa göre 845,61 puanlık yükselişle 76.483,66 puandan başlayan borsa hızını artırarak yüzde 1,61 yükselişle 76 bin 855 puana çıktı ve 77 bin sınırını zorlamaya başladı.

Uzmanlar pozitif görünümün devam etmesi durumunda BIST 100 endeksinin 77.700 seviyesinin test edilebileceğini vurgulayan analistler, bu direncin güçlü olduğunu, dolayısıyla bu seviyenin aşılması için ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı gelişmelerin öne çıkacağını aktarıyor.

24/11/2013

Türkiye ekonomisi için tarihi gelişme!

Irak’tan enerji ihracatının başlamasıyla Türkiye, Rus gazının yarı fiyatına gaz alabilecek.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, Irak’tan enerji ihracatının başlamasıyla Türkiye’nin Rus gazının yarı fiyatına gaz sahibi olabileceğini belirterek, “Bu durum Türkiye ekonomisinin tarihini değiştirir” diye konuştu.

Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Fatih Birol, Türkiye’nin yalnızca Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile değil, merkezi Irak hükümeti ile de anlaşması gerektiği görüşünde.

GAZ TAŞIMA 7 KAT DAHA PAHALI
Birol, Irak’la ilişkilerin uzun vadeli olması için Türkiye’nin yalnızca Erbil değil, Bağdat’ı da tatmin edecek anlaşmalar yapması gerektiğini vurgulayarak, “Hem politik, hem de ticari olarak Erbil ve Bağdat ile anlaşma yapılması lazım. Son dönemde hem Türkiye’de, hem Dışişleri Bakanı’nın gitmesi ile Bağdat’ta olan gelişmeler, böyle bir anlaşma olabileceği konusunda bana cesaret veriyor. Umarım bu politik şemsiyenin altında herkesi tatmin edecek mekanizmalar kurulabilir” şeklinde konuştu. Birol ayrıca Türkiye’nin bulunduğu yer bakımından Irak gazını, Rus gazının yarı fiyatına alabilme şansına sahip olabileceğinin altını çizdi. Bütün dünyanın Irak’ın petrol ve gaz piyalasalarındaki önemini kavramış durumda olduğunu anlatan Fatih Birol, ülkenin enerji kaynaklarının yurtdışına çıkışının Basra ve Kuzey Irak’tan olabileceğini, gelecek 2-3 yıl içinde teknolojik, ekonomik ve siyasi faktörlerin bunun rotasına yön vereceğini kaydetti. Buradan bakıldığına Türkiye’nin, yakınlığı bakımından Basra ve Kuzey Irak bölgelerindeki petrol ve gazı ulaştırabilecek en önemli rotada bulunduğunu dile getiren Birol, şunu söyledi: “Doğalgazda en önemli mesele taşınma maliyetleri. A noktasından B noktasına petrolü getirmek doğalgazı getirmekten 7 kat daha ucuz. Türkiye jeolojik olarak son derece şanssız, coğrafi olarak son derece şanslı durumda. Tüm kaynaklara son derece yakın, taşınma maliyetleri son derece düşük. Buradan alınacak petrol ve doğalgaz anlaşmaları, Türkiye’nin rakiplerine göre daha ucuz enerji kaynaklarına erişimini sağlayacaktır.”

EKONOMİK TARİHİ DEĞİŞİR
Birol, Türkiye’nin hem Basra, hem Kuzey Irak petrolünün adresi olması durumunda ekonomik tarihinin değişeceğini söylerken, Irak sayesinde elde edebileceği ucuz gaz ile birlikte Türkiye’nin ithalat maliyetlerinde düşüşün meydana geleceğini, bunun da cari açığa yansıyacağını ifade etti. Birol, şöyle devam etti: “Erbil’deki Türk şirketleri son derece başarılı çalışmalar yapıyor. Fakat bu projelerin hayata geçmesi
için Türkiye’nin Erbil’in yanısıra Bağdat’ın da görüşünü alarak anlaşma yapması lazım. Bu böyle olursa, hem Kuzey Irak’taki projelerin gerçekleşmesi konusunda gerçekçi bir boyut kazandırır, hem de ileride Basra’dan gelebilecek petrol ve gazın önünü açar.”


BTC’ye kardeş gelebilir

BAKÜ-Tiflis-Ceyhan’ın (BTC) önemli bir proje olduğunu, ancak Irak’tan enerji getirmenin çok daha büyük önem taşıdığını kaydeden Fatih Birol, BTC’ye ‘kızkardeş, erkek kardeş’ projeler gelebileceğini söyleyerek, Türkiye’nin bu sayede yeni enerji projeleri çekebileceğini kaydetti.
Üretimde pay sahibi olmalıyız

TÜRKİYE’NİN Irak ile yapacağı anlaşmalarda sadece geçiş ücreti değil, üretimde yer almaya da odaklanması gerektiğini vurgulayan Birol, şunu söyledi: “En büyük ekonomik katkının taşınmada alınacak para olduğu düşünülüyor. Esas mesele jeopolitik katkısı. Anlaşma, üretimde pay sahibi olma faktörünü barındırırsa esas kazanç sağlanır.”

21/11/2013

Cari açıkla mücadele için 3 adım

Maliye Bakanlığı, yatırımcının önünü açacak ve cari açıkla mücadelede ülkenin elini güçlendirecek 3 düzenlemeyi hayata geçiriyor.

Türkiye'nin en sorunlu alanı olarak gösterilen ve sık sık temel kırılganlık unsuru olarak ülkenin önüne konulan cari açıkla mücadele için Maliye Bakanlığı, somut adımları hayata geçiriyor.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yatırımcının önünü açacak ve cari açıkla mücadelede ülkenin elini güçlendirecek 3 düzenlemeyi hayata geçireceklerini bildirdi.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Şimşek, söz konusu düzenlemelerden ilkinin Ar-Ge'ye yönelik olduğunu söyledi.

"Yapacağımız düzenlemeyle Ar-Ge merkezlerine yönelik '50 tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdamı' koşulunu sektörel ihtiyaca göre 30'a kadar indirme ve sektörler itibarıyla farklılaştırma yapma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilecek" diyen Şimşek, bu sayede daha fazla Ar-Ge merkezinin kurulmasının teşvik edilmiş olacağını, böylece bulunduğu sektör itibarıyla 50 Ar-Ge personeli çalıştırması gerekmeyen, bu işi 30 personelle de yürütebilecek olan merkezlerin de söz konusu desteklerden faydalanabileceğini bildirdi.

ENGELLER ORTADAN KALDIRILACAK
Diğer bir düzenlemeyle de yatırımcıların vergisel destek ve teşviklerden yararlanması hususunda sıkıntı yaşadıkları önemli bir konuya çözüm getirdiklerini belirten Şimşek, şu bilgileri verdi:

"Şu anki mevzuatımıza göre, sahte veya muhteviyatı yanıltıcı belge kullananların, fiilin işlendiği tarihten itibaren 6 yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden yararlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu kişilerin yatırım teşvik belgelerinin iptal edileceği ve sağlanan desteklerin geri alınacağına ilişkin de bir düzenleme bulunmaktadır. Bu hükümler elbette gereklidir ancak bazı durumlarda çok fazla miktarda belge alıp veren bir işletme, bilmeyerek dahi olsa çok küçük miktarda kayıtlarına yansıyan yanıltıcı bir belgeden dolayı, çok büyük bir yatırım yapacak da olsa teşvik sisteminden 6 yıl boyunca yararlanamıyor. İşte yapılacak düzenlemeyle bu tür küçük aksaklıklar nedeniyle büyük yatırımların yapılmasının önündeki engeller ortadan kaldırılacak. Yatırımcı açısından öngörülebilirlik sağlanmış olacak ve ülkemizde daha fazla yatırım yapılması teşvik edilmiş olacak."

'YERLİ KAYNAĞIMIZ ARTACAK VE ENERJİ İTHALATIMIZ AZALACAK'
Yapacakları üçüncü düzenlemenin de enerji alanında olduğunu dile getiren Şimşek, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik tesisi kurmak amacıyla irtifak hakkı (20-30 yıl kiralama hakkı) tesisi veya kullanma izni verilmesi işlemlerine ilişkin olarak bir tebliğ hazırladıklarını anlattı.

Şimşek, "Bu sayede yatırımcılar tarafından ön izin dönemi içerisinde yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinden kurulu gücü 500 kilovata kadar olanlar için 20 yıla kadar, kurulu gücü 500 kilovat ile 1 megavat arasında olanlar için ise 30 yıla kadar kullanma izni verilecek veya irtifak hakkı tesis edilecek. Böylelikle yerli kaynağımız artacak ve enerji ithalatımız azalacak. Bu da cari açığın azaltılmasına direkt etki yapacak" dedi.

Address

REYHAN MAHALLESİ YENİ YİĞİT Sokak GÜRHAN APARTMANI NO:26/4 OSMANGAZİ
Bursa

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ANALİTİK DANIŞMANLIK TİCARET LTD.ŞTİ. posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to ANALİTİK DANIŞMANLIK TİCARET LTD.ŞTİ.:

Share