15/04/2026
Affedebilmek bilgeliktir.
Birini affetmek olayı hatırlamanıza rağmen acıyı yaşamamak demektir, aslında hepimiz bunu isteriz , acıyı hissetmemek . Affedebilmek, karşı tarafın hatalar yapabilen bir varlık olduğunu kabul ederek basarilabilen bir durumdur. Cesaret gerektirir, kötü biri olmadığını biliyorum ve seni önemsediğim için davranışını ciddiye almıyorum diyebilmektir.
Buna inanmak oglun olmayı, duygusal zekayi ve bilinçli düşünmeyi gerektirir.
Hayat yolculugunda kusurları olan varlıklar olarak , hatalarımızda affedilmeyi bekleriz çünkü mükemmel değilizdir ve hatalar yapabilir ve karşı tarafı istemeden incitebiliriz. Hayatta yol kazalarının olduğunu bilerek ilişkilerimize bu şekilde bakabilmek , herseye rağmen acılara rağmen sevgi ve mutluluğu deneyimleme cesaretini bize verir. Kendine merhamet duyabilen kendini affedebilen biri bir başkasını daha kolay affedebilir. Incinebilir olduğumuz bu hayat yolculugunda bir sanat olan affedici olmayı hayata dahil edebilirsem kin, nefret, öfke, düşmanlık gibi zararlı duygularla kendini ve karşıdakini incitme durumundan çıkarak daha dengeli , daha bilincli bir yaşama sahip olabilir. Af edebilmek derin bir sevgi bilincini içerir. Af öfke ve saldırganlık duyguları yerine merhamet ve iyimserlik ve insan olabilmeyi koyabilmektir zor olsa bile , kendimiz için verebileceğimiz en büyük hediye , geçmişin olaylarının yarattığı duygularin zincirinden kurtulabilmektir. Bedeli ağırdır, çeşitli ruhsal ve bedensel sıkıntılar olarak hayatımızı içinden çıkılmaz hale getirirler. Kokuşmuş bir çöplük içinde olmak gibidir . Güzel olan ise bu cehennemden çıkıp cennete , huzura , dengeye ulaşmak mümkündür. Bazen kendi içsel bilgeligimizle ulaşamadığımız bu durumu destek alarak psikoterapi ile çözebilmek en doğrusu olacaktır.