01/07/2026
Piyasalar haftalardır toz duman
Tüm bilinenler alt üst oldu ama görünen asıl gerçek değişmedi, o da adına piyasa denilen ve arz ile talebin bir araya gelerek oluşturduğu düşünülen fiyat sistemi.
Bugün biraz değinmek istiyorum konuya naçizane, kendi açımdan.
Piyasalarda fiyat nasıl oluşur?
Teoride bir piyasada fiyat, alıcıların ödemeye razı olduğu en yüksek fiyat ile satıcıların kabul ettiği en düşük fiyatın kesiştiği noktada oluşur. Talep artarsa fiyat yükselir, arz artarsa düşer.
Diğer bir deyiş ile piyasalarda bir ürünün fiyatı artıyorsa talebin de arttığı veya tersi olduğu düşünülür.
Fiyatın oluştuğu tek bir andan bahsediyoruz. Mesela X gününün X saatinde alış yapmak isteyen Y sayıda alıcı varken bir satıcı sisteme girerek talebin çok üzerinde satış emri verirse ne olur?
O an için fiyat bir anda düşer.
Bu düşüş bazılarında paniğe yol açar. Acaba geçici mi, yoksa kalıcı mı? trend kırılımı başlıyor da ben mi kaçırıyorum, haberlerde ne var, satayım mı, alayım mı bekleyeyim mi soruları kafalarda dolanmaya başlar.
Birkaç kez bu durumu tekrarladığınızda bazıları korkularına yenilmeye başlar, ya düşüş kalıcı ise diyerek sistemden çıkarlar. Tersi de olur. Ayılar ve boğalar sürekli çatışır.
Boğalar, fiyatların yükseleceğini düşünen ve alım yapanlardır. Ayılar, fiyatların düşeceğini düşünen ve satış yapanlardır.
Çalışan şey bilinç altındaki insan psikolojisidir.
Büyük çaplarda alım veya satım yapacak gücünüz var ise, bu psikolojiyi yönetmeye başlarsınız. Çapınız küçük ise bunu Türkiye’de Borsa-İstanbul’da yaparsınız.
Çapınız daha büyük ise dünya çapında ama ana piyasaların kapalı olduğu saatlerde future piyasalarında yaparsınız. Ticaret hacminin sığ olduğu saatlerde piyasanın kaldırabileceğinden çok daha fazla alım veya satım emri vererek fiyatların düşmesini veya yükselmesini sağlayabilirsiniz.
Hele bu yaptıklarınızı bazı haber kaynaklarında yayınlatma imkânınız da olursa yaptığınız her hareketin bir mantığı olduğunu anlatırsınız insanlara.
Önce hareket yapılır, sonra ona uygun bir kılıf bulunur.
Trump FED başkanını değiştirecek, yeni gelen kişi oldukça şahin ve faizleri yükseltecek lafı fısıldanır piyasalara, USD Endeksi fırlar, emtia piyasaları çakılır.
ABD işsizlik verileri beklenenden fazla veya az geldi diye emtia piyasaları fırlar veya çakılır.
Dünya elektrikli araca dönüyor güneş enerjisi panelleri, bataryalar o bu şu, yeterli gümüş kalmayacak haberleri ile ev kadınları tüm paralarını gümüşe yatırır, Ons 120$ a çıkar, zaten olacakları kendileri dizayn eden birileri elindekini çaktırmadan piyasaya verir ve gümüş çakılır.
İran – ABD savaşı çıkacak, petrol pahalanacak, bu da dünyadaki enflasyonu azdıracak güvenli limanda olmak lazım haberleri ile altın olduğundan fazla popüler hale getirilir, evini arabasını satan altın alır, savaş çıkar ama her nedense bu sefer de tam da tersi olur.
Savaş çıkar, altın fiyatları fırlayacağına çakılıverir.
Onun da arkadan servis edilen haberleri vardır. ABD artık tahvil satamıyor rezerv altınlarını satıyor, körfez ülkeleri Hürmüz’den petrol ihraç edemediklerinden rezerv altınlarını satarak ülkelerini ayakta tutuyorlar, vs vs.
Reuters, Financial Times gibi güvenilir! basın kuruluşlarının kimlerin elinde olduğuna bakın. Hepsi sermayenin elindedir, bu bahsettiğimiz piyasa hareketlerini oluşturan sermayenin.
Siz Google araştırması yaptığınızda hep önceden dizayn edilmiş hareketlerin arkasını sonradan dolduran haberlere denk gelirsiniz.
Şimdiki haberlere göre Çin yoğun altın alımı yapıyor, esasında daha da düşecek ama Çin yüzünden düşmüyor, Çin almayı keserse daha da düşecek.
Altının faizi yok, 1 gram altın alıyorsun 100 yıl sonra 1 gram kalıyor. Altının enflasyonu var mı peki?
Bu işler kripto para denilen diğer olay ile de yapılıyor, sürekli bir hayal pompalanıyor "1 Milyon USD olacak!"
% 50 ileri, sonra %50 geri! Sürekli
İnanan çok
Bu durumu günümüze bağlamak gerekirse,
Gümüş te öyle ama altın asırlardır dünyanın rezerv parasıdır. Para denilen takas aracı olmadan önce altın vardı, para olarak kullanılıyordu. Değerini yitirmeyen, paslanmayan, oksitlenmeyen, nadir bulunan bir elementtir.
Dünya merkez bankaları rezervlerini bugüne kadar altın ve ABD tahvillerine yatırdılar. Yani ABD ye borç verdiler. ABD de bu gücün etkisi ile istediği gibi yönlendirdi dünyayı. Bu gücü koruyabilmek için pek çok ülkede üsler kurdu, temel emtiaların kontrolunu sağladı (petrol ve diğerleri)
ABD tahvili almayı kestiğinizde o parayı rezerv olarak nasıl saklayacaksınız ?
O şey altın dır.
Dünyanın en borçlu ülkesidir ABD
Bu sorun değil, pek çok ülke borçlu zaten. Kredi ile ev aldığınızda siz de 10-20 yıllık borca girersiniz. Ağır ağır ödenir, yeter ki geliriniz olsun
Bu kadar ülkenin tamamı borçlu ise bu ülkeler hangi ülkelere borçlu sizce ?????
Başka ülkelere değil, küresel sermayeye borçlu hepsi !
Tüm gelişmiş ülkeler borçlu, ülkemiz de dahil
Hamza Yardımcıoğlu ’na bakarsanız bir yerde patlayacak bu borç olayı, ben pek sanmıyorum hep bir yol bulunuyor. İleride dünya komple dijital paraya geçtiğinde bu olabilir, konuya girmeyeceğim burada, konu yeterince uzadı zaten.
Altın-Gümüş-Petrol, hatta kripto paralarda son haftalarda yaşanan, her gün %3 yukarı %5 aşağı durumlarından benim okuduğum şey, emtialara yatırım yapanları bezdirip bunaltıp bu piyasalardan çıkarmaktır.
Güven arayan yatırımcıya; buralar da artık güvenli değil hadi uza buralardan bilader demektir.
Haberlerde bol bol pohpohlanan ABD teknoloji ve yapay zekâ (AI) hisselerine bakın. Emtia piyasalarını düşürürken parayı oraya yönlendirmeye çalışıyorlar sanki.
Yakında halka arz edilen SpaceX e bir bakınız. SpaceX in küçük bir kısmını halka arz edip 75 Milyar $ çektiler dünyanın para sisteminden. Zarar eden bir firma burası. Uzun yıllar da kar edebileceğinin bir göstergesi yok şu anda. Bu fonlar Mars'a gitmekte kullanılacakmış! Güzel, gidilsin de, sizin beklentiniz 100$ ınızın yıl sonunda 110$ olması o kadar. Sisi ilgilendirmiyor Mars filan.
SpaceX in piyasa değeri/defter değeri oranı 40. Yani 40$ a aldığınız hissenin karşılığı elindeki varlıkların değeri 1$
Bu durumlar yaşanmasaydı başka türlü o küresel sermaye, elindeki teknoloji hisselerini 1/40 oranında değerli olarak nasıl dünyaya verebilirdi acaba!
Neden alıyor insanlar o hisseleri 40 misli fazla vererek? İleride çok kar edecek varsayımı ile.
Geldik mi yine insan psikolojisine!
Aynı uçuk fiyat varsayımı ABD’deki pek çok teknoloji hissesinde görebilirsiniz, mesela PD/DD oranı aşağıdaki hisselerde şu şekilde;
• Apple: Yaklaşık 40-58 kat yüksek
• Palantir: Yaklaşık 32 kat yüksek
• NVIDIA: Yaklaşık 32 kat yüksek
• Broadcom : Yaklaşık 30 kat yüksek
• Microsoft : 10–12 kat yüksek
• Meta Platforms : 9–12 kat yüksek
• Amazon : 7–10 kat yüksek
Şöyle düşünelim, örneğin herkesin peşinden koştuğu NVDIA nın şu andaki piyasa değeri defter değerinin 32 katı.
Bakkal hesabı ile 32 yıl süre ile her yıl %100 kar ederse 33. yılda ancak şu andaki değerine ulaşacak. (Bileşik faiz hesabı ile 10 yıl civarıdır muhtemelen) Bu hesap göeründüğü kadar basit değil ama sadece bir fikir vermesi amacı ile söyledim
Benim gördüğüm şey, kapitalizmin dünyada kalan tüm parayı kendine çekmeden rahat etmeyeceğidir.
Sonuç:
Büyük resmi görebiliyorsanız üzülmeyin, sizin elinizde bir şey yok, bizler piyonuz ne yazık ki.
Ama elinizdeki emtiaları da ihtiyacınız olana kadar tutun, satmayın, gidip teknoloji hissesine filan yatırmayın sakın ha!
Şu anda emtia piyasalarında yapılan her şey ABD teknologi hisselerinde de yapılacak zamanı geldiğinde.
Send a message to learn more