16/09/2018
İNCELEME, YATIRIM BANKACILIĞI...
Yatırım Bankacılığı Nedir?
Yatırım bankacılığı yapabilmenin ilk önemli şartı, yatırım yapılacak ülkenin ekonomik sisteminin temelinde “Sermaye Piyasasının” kurulmuş olması gerekmektedir. Yatırım Bankaları Destekleme Projeleri, Özellikli Kredileri ile Ticari faaliyetlerde bulunacak, Yatırım yapacak kişi ve/veya kurumlara uzun vadeli fon sağlar. Bu fonlar genellikle fonları kullanacak olan şirketlerin menkul kıymet satışı (Hisse Senedi v.b.) ile gerçekleştirilir. Maddi kaynak sağlamak için, Tahvil-Bono çıkaran şirketlerin bu menkul değerleri yatırım bankaları tarafından alınır. Adeta aracı bir kurum gibi hizmet verirler. Bu nedenle en önemli işlevleri aracılık hizmetleridir. Kamu işletmelerinin özelleştirilmesi, özel şirketlerin satın alınması ve şirketlerin füzyon işlemlerini de gerçekleştirirler. İç ve dış satım şirketlerin her aşamasında bilhassa Aval, Akreditif, Vesaik, Teminat Mektubu, Referans Mektubu işlemlerin önemli roller oynarlar. Bu fonksiyonları ile güven temeline dayalı Danışmanlık hizmeti de vermiş olurlar. Sermaye Piyasası oyuncularının şeffaf yapıya sahip olma zorunluluğu, sermaye piyasasına olan güveni arttırdığı için garanti doğal olarak ortaya çıkar. Mevduat toplama ve Katılım Fonu dışında ancak Kredi kullandırabilirler.
Yatırım Bankasının Amacı Nedir?
Yatırım Bankaları Ulusal ve Uluslararası olmak üzere ikiye ayrılır. Biz burada Uluslararası olanlardan söz edeceğiz.
Uluslararası yatırım bankaları genellikle, dış ticaret fazlası olan kalkınmış ülkelerden, az gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelere doğru bir seyir izler. Sermayenin ülke değiştirmesinde en önemli neden, ülkesinde uygulanan faiz oranlarının düşük olması yatar. Örneğin; Almanya’da 10.000 euro paranın yıllık getirisi 200 euro ise, Türkiye’de bu getiri bir ayda dahi sağlanabilir. Kapital sahibi rantiyelerin en önemli gelir kaynağı, bankalardan elde ettikleri Faiz ve Menkul Sermaye iratlarıdır.
Yetersiz Sermayeleri nedeniyle bir türlü gelişme sağlayamayan ülkeler/şirketler için Yatırım Bankaları, adeta bir can simididir. Ancak bu can simidinin küçümsenmeyecek bir bedeli vardır. Bu bedel şirketler tarafından katılım bankalarına ödenecek, faiz, komisyon ve diğer masraflardır.
Uluslararası Yatırım Bankaları Ne Tür Garanti İster?
Her yabancı sermaye Dünya’nın hangi ülkesine giderse gitsin, bir takım garantiler ister. İlk isteği Uluslararası Tahkimdir, Demokrasidir ve İleri Demokratik ülkelerin sahip olduğu Hukuk düzenidir. Bu temel kriterlerin dışında, ülkeye getirdiği sermayeyi ve elde ettiği (karları) gelirleri dilediği anda ve döviz transferi ile ülkeden çıkarırken sorun yaşamak istemez. Bu konularda Devletin yasal düzenlemeleri önceden hayata geçirilmesini ister ve hatta şart koşar. Bunların hepsinin ötesinde, gittiği ülkede elde ettiği gelirlerin en düşük düzeyde vergilendirilmesini ve hatta sıfır vergi politikasının uygulanmasını ister. Yerli Hükümet de, yabancı sermayeye olan ihtiyacı seviyesine göre pozisyon alır. Eğer talep seviyesi çok yüksek ise, yukarıdaki şartların tümünü kabul etmek durumunda kalır. Yatırım Bankalarının operasyonel özgürlükleri daha geniştir.
Türkiye’de Kalkınma ve Yatırım Bankaları;
Ülkemizde 3’ü Devlet, 6’sı özel teşebbüse ait olmak üzere toplam 9 adet Kalkınma ve Yatırım Bankası mevcuttur.
Türkiye’de Yabancı Sermayeli Yatırım Bankaları;
Aşağıda isimleri belirtilen 4 adet banka bulunmaktadır
1- BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş.
2- Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.
3- Pasha Yatırım Bankası A.Ş
4- Standard Chartered Yatırım Bankası Türk A.Ş.
Yukarıdaki Yatırım Bankalarının dışında ülkemizde, Yabancı Sermaye ile kurulmuş 21 adet Banka bulunmaktadır.
Sonuç;
Yabancı sermaye güvenli liman ister. Türkiye günümüzde gırtlağına kadar dış borca batmış bir ülke olmasına rağmen, Dünya ekonomisinde ilk 40 ekonomi içinde yer almaktadır. Türkiye Osmanlı döneminde de çok büyük miktarlarda ve yüksek faizli dış borç almış olmasına rağmen, Kurtuluş savaşı gibi çok zor şartlara rağmen asla Moratoryum ilan etmemiş ve borcunu son kuruşuna kadar ödemiştir. Ülkeye gelen yabancı sermayenin de en hassas olduğu ilk önemli konu, günü geldiğinde parasını sorunsuz ve tam olarak alıp alamayacağıdır. Döviz kurlarını ve enflasyonu aşağı çekmek için bugün açıklanan ekonomik tedbirlerle faiz arttırımına gidilmiş ve Merkez Bankası %24 gibi süper yüksek bir oranı kabul etmiştir. Yabancı sermaye için %40 oranında devalüe edilen dövizden sonra gelen bu faiz artışı, ballı kaymak olup, bu kadar ağır şartlar yabancı sermayenin ayağına kırmızı halı sermektir. Bu son operasyon ile yeni yabancı sermaye gelmese bile, içeride panik halinde mevcut bulunan yabancı sermayenin çıkışının durdurulması hedeflenmektedir. Şu an itibariyle her türlü yabancı sermaye için son derece cazip ve güvenli bir yatırım ortamı bulunmaktadır. Ülkemizin siyasal ve ekonomik düzenini yüzyıl öncesinden tanıyan ve yüz yıl sonra ne olabileceğini dünyada en iyi bilen ulus İngilizlerdir. Ülkemizde en çok mülk alan yabancılar içinde 43.000 konut ile İngilizlerin geldiğini hatırlatmak isterim. Bu ve benzeri daha birçok güvenli veriler nedeniyle, İngiliz şirketinin Türkiye’de yatırım Bankası açması her iki taraf için çok olumlu olacaktır.
Bülent ALKAYA
Yönetim ve Yatırım
Danışmanı