13/10/2026
TÜRK FUTBOLUNDA ARTIK SADECE SONUÇLAR DEĞİL, SİSTEMİN KENDİSİ TARTIŞILIYOR!
Bilal IŞIK yazdı.
Son iki haftada yaşanan gelişmeler, Türk futbolunun yönetim yapısına ve hakemlik kurumuna duyulan güveni ciddi biçimde tartışmaya açtı.
MHK'da başlayan soruşturma süreci, tutuklamalar, kamuoyuna yansıyan WhatsApp yazışmaları, TFF yönetimindeki istifalar ve eski PFDK Başkan Vekili Taha Çalık'ın açıklamaları…
Peki, bütün bu gelişmeler bize ne anlatıyor?
🟡 MHK'DA FETÖ İDDİASI
MHK'daki yapılanmaya ilişkin iddialar ve Metin İyidil hakkında gündeme getirilen bağlantılar açıklığa kavuşturulmalı. İddialar somut delillerle ve bağımsız bir incelemeyle değerlendirilmeden kesin hükme varılamaz.
🟡 TAHA ÇALIK'IN AÇIKLAMALARI
Eski PFDK Başkan Vekili Taha Çalık'ın KRT TV'de Emre Tilev'e yaptığı açıklamalar, disiplin kurullarının işleyişi ve kararların hukuki geçerliliği konusunda yeni sorular doğuruyor.
🟡 UEFA'YA GÖNDERİLEN E-POSTA
Dilan Deniz Gökçek İşcan'ın 13 Mart 2022 tarihli Alanyaspor–Fenerbahçe maçıyla ilgili mazeret bildirimleri konusunda bilgisi ve onayı dışında e-posta gönderildiği iddiası ve üç yönetici hakkında yapılan suç duyurusu, açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir dosya.
🟡 TFF YÖNETİMİ GÖREVE DEVAM ETMELİ Mİ?
İstifalar ve soruşturmalar sonrasında TFF yönetiminin göreve devam etme kararı, hukuki yetkinin yanında kurumsal güven ve hesap verebilirlik açısından da tartışılmalı.
Benim için mesele, hangi kulübün bu süreçten avantaj sağlayacağı değil. Mesele, Türk futbolunda adaletin gerçekten bağımsız ve tarafsız biçimde işleyip işlemediğidir.
İddialar kanıtlanırsa sorumlular hesap vermeli. Kanıtlanmayan iddialar ise kimse hakkında kesin hükme dönüştürülmemeli.
Ancak hiçbir şey olmamış gibi davranmak da mümkün değil.
Türk futbolunun ihtiyacı birkaç kişinin değişmesi değil, güven veren bir sistemin kurulmasıdır.
Sizce yaşananların ardından TFF yönetimi göreve devam etmeli mi, yoksa Türk futbolunda kapsamlı bir yeniden yapılanma mı başlamalı?