Yuzmeegitimi.com

Yuzmeegitimi.com Yüzme alanında faaliyet gösteren web sitesi Biz Ne Yapıyoruz ? Amacımız bireylere, kaliteli eğitim vererek en kısa sürede yüzmeyi öğrenmelerini sağlamaktır.

Kuruluş Amacımız

Yüzme eğitimi hizmetlerinin, bir spor kuruluşuna bağımlı halde antrenörlük yaparak icra edilmesinin yanı sıra, antrenörlerin internet üzerinden gelen yüzme taleplerinede cevap verebilmesi ve daha fazla gelir sağlayabilmesi fikriyle yola çıkan yuzmeegitimi.com kurucuları, yüzme eğitimi almak isteyen bireylerle antrenörleri web üzerinde biraraya getirmeyi ve sporun pazarlanmasına f

arklı bir bakış açısı kazandırmayı amaç edinmişlerdir. Böylece yüzme antrenörleri daha geniş bir kitleye hitab edecekler ve bulundukları il bazında yüzme taleplerinin merkezi haline geleceklerdir. Türk sporuna katkı sağlamak ve insanlara spor bilincini aşılamak için çıktığımız bu yolda amacımız yüzme sporunu geliştirmek ve spora katkı sağlayanlara da destek vermektir. Yüzme eğitimini veren ve bunu yaydığımız mecra olan yuzmeegitimi.com'un web programlamasını yapan kadro dahil, Türkiyenin farklı spor akademilerinden mezun, ulusal veya milli sporculuk yapmış ve farklı kurumlarda yüzme antrenörü olarak çalışmış kişiler olarak hepimiz sporun içinden geliyoruz. 2000 yılından beri yüzme sektöründeyiz. 4'te 3'ü sularla kaplı dünyamızda ve 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizde yüzmenin ne kadar faydalı ve gerekli bir spor olduğunun bilincindeyiz, insanlarada bu bilinci aşılamak ve neticesinde yüzmeyi öğretmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bunun için Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu, alanında uzman eğitmenlerimiz eşliğinde 7'den 77'e herkese yüzme öğretiyoruz. Yüzme sporu kişilere; fiziksel, sağlıksal, zihinsel, sosyal ve psikomotor yönden fayda sağlamaktadır. Çocukları, küçük yaşlarda grup çalışmasına alarak sosyalleşmelerine ve çevreye uyum sağlamalarına katkı sağlıyoruz. Hatalı teknikler uygulanarak sudan korkmuş, yüzme sporundan soğumuş, yüzmek istemeyen veya boğulma tehlikesi geçirdikten sonra yüzme ile ilgili psikolojik sıkıntılar yaşayan çocuklarınıza ve gençlere, akademik eğitimler almış antrenörlerimiz eşliğinde yeniden yüzme sporunu sevdirebiliriz. Verdiğimiz eğitimlerle ve rekabet duygusuyla aralarında yaptıkları yarışlar neticesinde çocuklar, hayatın her alanında karşılaşabilecekleri kazanma ve kaybetmeyi küçük yaşlardan itibaren öğrenmektedirler. Ayrıca eğittiğimiz çocuklardan yetenekli gördüğümüz ve yüzmeyi performans sporları düzeyinde devam ettirmek isteyenleri Türkiyenin önde gelen kulüplerine yönlendirerek geleceğin yüzme sporcularının yetişmesine katkı sağlıyoruz. Alanında uzman, otistik çocuklar yüzme eğitmeni sertifikasına sahip, Üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor bölümünden mezun akademik eğitim almış antrenörlerimizle otizmli çocuklarınıza da yüzme eğitimi vererek onları topluma kazandırıyoruz. Şimdiye kadar öğrenmedikleri yüzme sporunu öğrenmek isteyen veya stillerini geliştirmek isteyen yetişkin bireylerin de özel veya grup dersleri ile eğlenceli ve samimi bir ortamda eğitim almalarını sağlıyoruz. Yuzmeegitimi.com havuzlarla ve eğitmenlerle müşterek çalışan bir sistemdir. Sistem, havuz seçiminde opsiyonlar sunabilmektedir. Özel veya arkadaş grubunuza özel dersleri, ekibimizin hizmet verdiği havuzlarda, özel havuzunuzda, anlaşmalı olduğunuz havuzlarda veya ikamet ettiğiniz sitenin havuzlarında almayı talep edebilirsiniz. Teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren yüzme eğitiminin ancak ve ancak alanında uzman kişiler tarafından verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında yüzme alanında branşlaşmış, akademik kadro, bilgi ve tecrübelerden faydalanmış olan antrenörlerimizle 4 stilde, bilimsel gerçekliğe uygun bir şekilde yüzme öğretiyoruz. Unutmayalım ki yüzme sporunda yanlış yerleşen bir tekniği düzeltmek çok zordur, bu yüzden uzman antrenörlerden eğitim almak çok önemlidir.

11/07/2015
Hızlı şekilde vücutta ki yağlardan kurtulmak isteyenler için interval antrenman methodu.
09/05/2015

Hızlı şekilde vücutta ki yağlardan kurtulmak isteyenler için interval antrenman methodu.

Yağ Yakmada En Hızlı Yöntem İnterval Antrenman Sistemi Kaslarınıza zarar gelmeden yağlarınızın nasıl yandığına şaşıracaksınız. interval antrenman calismasiF

SPOR'UN SOSYAL VE EKONOMİK FAYDALARI1- Spor insanlara sosyal bir statü kazandırır, sporcu toplumda elit satatüde ki insa...
25/04/2015

SPOR'UN SOSYAL VE EKONOMİK FAYDALARI

1- Spor insanlara sosyal bir statü kazandırır, sporcu toplumda elit satatüde ki insandır

2- Spor insanlara sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sunar

3- Spor insanları fiziksel ve zihinsel olarak dinlendirir

4- Bilinenin aksine spor yapan bireylerin yapmayan bireylere göre iş ve okul hayatında daha başarılı oldukları ispatlanmıştır.
Bu yüzden spora harcanan vakit kayıp zaman olarak değerlendirilmemelidir

5- Spor yapan bireylerin kötü alışkanlık edinme ve suça karışma oranları çok düşüktür

6- Sporcu toplumdaki statüsü gereği örnek davranışlar sergilemesi gerektiğini bilen kişidir, sporcunun yaptığı örnek olmayan davranışlar toplum tarafından kabul görmez, dolayısıyla bunu yaşamına yansıtır ve hayatını bu standartlara göre şekillendirir
(Yüzme Olimpiyat Şampiyonu Michael Phelps kokain kullandığı için çok pişman ve üzgün olduğunu ve adının bu tür olaylarla bir daha anılmayacağını belirtmiş, sevenlerini hayal kırıklığına uğrattığı için özür dilemişti)

7- Spor insanlara doğrudan veya dolaylı olarak ekonomik getiri sağlar

8- Sporcuların elde ettiği başarı devlet tarafından desteklenir ve hatırı sayılır biçimde ödüllendirilir

9- Sporcular turnuvalarda veya müsabakalarda elde ettikleri derecelere göre organizasyonu düzenleyen kurum veya kulüp tarafından ödüllendirilirler

Spor en temel tarifiyle harekettir. Fakat bu hareket ister bireysel olsun ister gurup halinde olsun belli kurallar dahilinde ve bir disiplin içinde yapıldığı için sosyolojik bir olaydır.

Daha da önemlisi spor, Dünya Sağlık Örgütünün ( WHO ) tarif ettiği esenlik (WELLNESS) kavramı kapsamında İNSANIN TÜM BOYUTLARDA İYİ VE DENGE İçİNDE OLMA HALİ ne her boyutta ( fizyolojik, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, vs.) katkıda bulunabilen bir olaydır. Bu faydaları anlamak için sporun ne olduğunu tanımamız gerekmektedir.

Spor, yapan kişinin amacına göre, elit veya rekreatif olmak üzere 2 gurupta düşünülebilir:

Elit amaçlı sporda kişi sporu teknik ve taktikleri ile derinlemesine öğrenmek, pekiştirmek ve sergilemek suretiyle üst düzede ve yoğun bir şekilde gerçekleştirmeyi amaçlar. Yani madalya hedefler. Bu doğrultuda takımlar, kulüpler, federasyonlar, vb. gibi örgütlenmeler ve antrenör, masör, spor hekimleri, vb. meslekler ortaya çıkmıştır.

Rekreatif amaçlı sporda, kişi yoğun çalışma yükü, rutin hayat tarzı veya olumsuz çevresel etkilerden tehlikeye giren veya olumsuz etkilenen bedeni ve ruhi sağlığını tekrar elde etmek, korumak veya devam ettirmek aynı zamanda zevk ve haz almak amacıyla, kişisel doyum sağlayacak, tamamen çalışma ve zorunlu ihtiyaçlar için ayrılan zaman dışında kalan bağımsız ve bağlantısız serbest zaman için de, isteğe bağlı ve gönüllü olarak ferdi veya gurup için de seçerek hareket etmeyi amaçlar. Bu amaç aynı zamanda Rekreasyonun basit bir tanımıdır.

Spor zihinsel ve / veya fiziksel bir harekettir. Bu hareket çoğunlukla sosyal ve /veya toplumsaldır. Sporun kişiye sağladığı bireysel katkıları bile sonunda kişinin daha sosyal ve toplum içinde aktif / katkı sağlayan bir birey olmasına sebep olmaktadır.

GEBELİKTE YÜZME VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLARSıcak yaz günlerinde hemen hepimizin aklını tatil hayalleri meşgul ed...
25/04/2015

GEBELİKTE YÜZME VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Sıcak yaz günlerinde hemen hepimizin aklını tatil hayalleri meşgul eder. Tatil deyince de insanın aklına ilk olarak güneş, k*m ve deniz geliyor. Sıcak güneşin altında ısınan bedenleri serin sulara bırakmak hayali bile, çoğumuzun çalışma ortamından sanal ve kısa bir süre için de olsa uzaklaşmasına neden oluyor. Bazılarımız ise biraz daha şanslı. Ya evlerinde bulunan ya da spor klüplerinin veya otellerin havuzlardan yararlanabiliyorlar. Peki ya gebeler? Onlar sıcak yaz günlerinde yüzme zevkinden ve şansından mahrum kalmak zorundalar mı?
Cevap kocaman bir HAYIR. Çünkü yüzme yürüyüşten sonra gebelik süresince yapılabilecek en uygun ve yararlı spor. Hem dolaşım sistemi hem de kaslar üzerinde olumlu etkileri var.

Yüzme esnasında kol, bacak ve karın bölgesinde bulunan bütün kas grupları çalıştırılıyor. Kalp atım hızı ve alınan oksijen miktarı arttığı için dolayısı ile bebeğe giden oksijen miktarında da artış söz konusu. Yüzmeyi gebelikteki en uygun spor dalı haline getiren faktör ise çok daha önemli: Yaralanma tehlikesinin olmaması. Gerçekten de yüzme bilen bir kişinin suda kendi kendini yaralaması, düşmesi ve biryerlere çarpması neredeyse olanaksız. Bir başka avantajı ise kişinin kendisini ağırlıksız hissetmesi. Bu özellikle gebeliğinin son dönemlerinde olan kadınlar için psikolojik açıdan oldukça önemli. Ayrıca su içerisinde terleme ve vücudun çok fazla ısınması mümkün olmadığından egzersizin bu tür olumsuz etkilerini ortadan kaldırması da cabası. Yapılan az sayıda çalışmada gebelikleri sırasında düzenli yüzen kadınların kendierini daha az yorgun hissettikleri, daha güzel uyudukları ve gebeliğin getirdiği ruhsal ve fiziksel streslerle daha kolay başa çıkabildikleri gösterilmiş
Gebelik öncesinde düzenli olarak yüzen kadınlar, daha önceki programlarına devam edebilirler. Ancak gebe kaldıktan sonra ilk kez havuza girecekler biraz daha dikkatli olmak zorunda. Öncelikle suya girmeden önce vücudu ısıtmak, yavaş yüzmek ve dozu yavaş yavaş arttırmak gerekiyor. Gebeliğinin ilk 3 ayında bulunanlar için günde 20 dakika yüzmek yeterli. Yine bu dönemde sabah erken saatlerde yüzmek gebeliğe bağlı bulantı ve kusmaları azaltıyor ve günün geri kalan kısmının daha rahat geçirilmesine yardımcı oluyor. ikinci 3 aylık dönemde ise su eklem ve bağları destekleyerek bel ve sırt ağrılarının azalmasına yardımcı oluyor. Bu dönemde daha önceki yüzme alışkanlıkları aynen devam edebilir. Son dönemlerde ise yüzmeye devam etmekte herhangi bir sakınca yok. Ancak vücudu fazla sıkmayan, gebeler için tasarlanmış mayoları kullanmak gerekiyor.

Karada yapılan kültür fizik hareketleri suda da yapılabilir. Bunun avantajı terlemeyi ve aşırı ısınmayı engellemesidir. Kültür fizik hareketleri yaparken suyun meme başı hizasında olması en uygun derinlik. Tabii bu kural yüzerken de geçerli. Özellikle sık sık kramp giren kadınlar boy hizasını geçmeyecek derinliklerde yüzmeli. Olası bir kramp durumunda yardım alabilmek için suya tek başına girmemeye de özen gösterilmeli. Yine yüzerken nefes tutup çok uzun süre dalınmamalı.

Bu basit kurallara uyarak gebeliğinde kanama, düşük tehlikesi, suların erken açılması gibi problem yaşamayan tüm gebe kadınlar doğuma kadar yüzebilirler.

YÜZME ANTRENMAN BİLGİSİYüzerken, havadan 800 kat daha yoğun bir ortam olan suyu yarmanız gerekir ve bu hiç de kolay bir ...
23/04/2015

YÜZME ANTRENMAN BİLGİSİ

Yüzerken, havadan 800 kat daha yoğun bir ortam olan suyu yarmanız gerekir ve bu hiç de kolay bir iş değildir. Bir yandan kollarınızla suyu çekerken bir yandan da onu ayaklarınızla itebilmeniz için hatırı sayılır bir kuvvete ihtiyaç vardır. Üstelik sadece kol, bacak, sırt ve göğüs kaslarınızın kuvvetli olmasının yeterli olmadığı, son yıllarda yapılan çalışmalarda gövdenizin merkezi olan karın ve bel bölgesinin güçlü olmasının sporcuya avantaj sağladığı tespit edilmiştir.

Diğer yandan kuvvetle suyu yarmak ve onu çekmek size yetmez, bunu sürdürülebilir kılmanız da gerekir. Aksi takdirde yarışmalarda suya girdikten birkaç dakika sonra anaerobik kapasitenizin tükenmesi ile birlikte, adeta sanki birisi şalterinizi indirmişçesine çakılıp kalırsınız ve sürekliliği sağlayacak dayanıklılığınız olmadığınız için sürünmeye başlarsınız. Sebebi çok basittir. Beyaz kas lifleriniz birkaç dakikalığına görevini yapmıştır, ama sonrasında devreye girmesi gereken kırmızı kas lifleriniz yetersiz kalmıştır. Bu yüzden her iki kas lif grubuna, kısacası onların güç ve kondisyonuna şiddetle ihtiyaç duyulur.

Yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı yüzme antrenmanlarının, sadece düz ve uzun yüzme antrenmanı programlarından oluşmamasında büyük fayda vardır. Bilindiğinin aksine düz ve çok uzun süreler yüzmek yarar sağlamaz. Diğer yandan yılda bir kez de olsa uzun mesafe yüzme maratonu yarışına katılmanızı da tavsiye edilir. Sebebine gelince, hepimizin beyninde, uzun mesafeleri yüzmek, koşmak veya bisiklete binmek ile ilgili psikolojik bir bariyer vardır. Bu psikolojik bariyeri kırmak adına zaman zaman limitlerinizi sınamalısınız.

Eğer yüzme performansınızı gözle görülür bir şekilde arttırmak istiyorsanız, antrenman programınızın hem kuvvet, hem sürat, hem de dayanıklılık içeren komplike bir yapıyı içermesi gereklidir. Bu yüzden de tıpkı diğer spor dallarında olduğu gibi, kuvvet, sürat ve dayanıklılık için tavsiye edilen en iyi antrenman şekli "İnterval antrenman"lardır.

İnterval Nedir?

İnterval'in sözlük anlamı "aralıklı, fasılalı" olmakla beraber spor jargonunda "Yüklenmeli antrenman" olarak bilinir. Kısa süreli ve yüksek eforla arka arkaya, kas gruplarına yük bindirilir ve ardından kısa bir süre ara verilerek dinlenme yapılır. İnterval antrenman, kasın anaerobik kapasitesini arttırarak, genel kuvvet, hız ve kondisyonda gelişme sağlar. Aerobik kapasiteyi arttırmak içinse genişletilmiş interval antrenman tekniği uygulanır. Kısa süreli interval antrenmalar için 20 saniye kadar, orta seviye için 7-8 dakika, uzun süreliler ise 15 dakika ve üstüne çıkılabilir.

Hepimizin bildiği gibi, hızlı yüzmek için yalnızca yüksek kondisyona ve kuvvete sahip olmak yetmez. Tekniğinizin de iyi olması gereklidir. Yüzerken stilinize dikkat ederseniz bir o kadar rahat bir şekilde suda kayar ve hızlı gidersiniz. Bu yüzden antrenman yaparken sadece sürat ve dayanıklılık antrenmanı yapmakla kalmayıp, yüzerlilik dengenizi ve stilinizi geliştirmeniz gerekir. Dolayısıyla bazen yüzme tahtası ile bazen de tahtasız koordine yüzme (*) çalışmaları yapmanız gerekir. Bu çalışmayı zaman zaman her branşta yapmakta fayda vardır. Yüzme antrenmanlarınızı sadece serbest stil çalışmalarından meydana getirmek yerine, gerek koordine ve gerekse diğer branşları da çalışmak size yüzerlilik ve denge açısından oldukça fayda sağlayacaktır.

Ayrıca yüzmenizi geliştirmek için program dahilinde "pull buoy, yüzme tahtası ve el paleti" gibi aparatlar kullanmanız da yararlı olacaktır.

Yüzerken Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler:

Yüzerken vücudumuzun suya paralel ve yüzümüzün de aşağıya bakıyor olması gerekir. Eğer pozisyonunuz bu şekilde değilse, bacaklarınız suya daha çok batar, aerodinamik yapınız bozulur ve suyu yarmanız için çok daha fazla kuvvete ihtiyaç duyarsınız.

Başınızı çok fazla sudan çıkarmamakta fayda vardır, çünkü nefes alırken aerodinamik yapıyı bozarsınız. Kulaç atarken kısa kulaçlar yerine, uzanarak kulaç atıp, yeterince güçlü bir şekilde çektikten sonra çekiş fazını tamamlayarak çıkarmalısınız. Kısa kulaç atıp, çekiş fazı bitmeden çıkardığınız takdirde yeterince hızlı gidemezsiniz.

Suyu kulaçlarınızla iyi çekmekle birlikte ayaklarınızla da iyi vuruş yaparak vücudunuzu itmesini sağlamalısınız ki akıcı bir yüzme stiline sahip olabilesiniz.

Yüzerken vücudunuzun sağa sola fazla yalpalaması veya suyun içine girip çıkması, suda kaymanızı olumsuz yönde etkileyebilecek hareketlerdir ve vücudunuzun bu tip dalgalanmalar yapmasından kaçınmalısınız. Kısacası suyun yüzeyinde olabildiğince düz olmalısınız ki hızla ilerleyebilesiniz.

Bilindiği gibi vücudumuzdaki kaslar, kırmızı ve beyaz olmak üzere iki ayrı renk ve özelliktedir. Beyaz kas lifleri hızla kasılarak, patlayıcı kuvvet ve hız kazandırırken, kırmızı kas lifleri dayanıklılık gerektiren aerobik aktivitelerde görev alırlar. Birçok spor dalında ihtiyaca bağlı olarak farklı özellikteki kas lifleri görev alırken, yüzmede her iki renkteki kas lifleri de çalışarak daha kompleks bir sinerji gerçekleştirirler.

Bilindiği gibi vücudumuzdaki kaslar, kırmızı ve beyaz olmak üzere iki ayrı renk ve özelliktedir. Beyaz kas lifleri hızla kasılarak, patlayıcı kuvvet ve hız kazandırırken, kırmızı kas lifleri dayanıklılık gerektiren aerobik aktivitelerde görev alırlar. Birçok spor dalında ihtiyaca bağlı olarak farklı özellikteki kas lifleri görev alırken, yüzmede her iki renkteki kas lifleri de çalışarak daha kompleks bir sinerji gerçekleştirirler.

Yüzmede merdiven antrenmanı

Yüzmede merdiven antrenmanı
Yüzme bilenlerin büyük kısmının tek vitesi vardır. Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar tempolarını hızlandıramayacakları gibi aynı tempoyu da uzun süre koruyamazlar. Şimdi size bir test vereceğim. Bunu yaparak yüzmede kaç vitesiniz olduğunu anlayabilirsiniz.

Yapmanız gereken, 25 veya 50 metrelik bir havuz bulmak, bir kronometreli saat alıp şu şekilde yüzmek:

200 metre serbest stille ve çok yavaş yüzün, sonra 30 saniye dinlenin

2 tane 100 metreyi aralarda 40 saniye dinlenerek ve 200 metredeki temponuzdan %5 hızlı yüzün,

4 tane 50 metreyi aralarda 40 saniye dinlenerek ve 100 metredeki temponuzdan %5 hızlı yüzün,

8 tane 25 metreyi aralarda 40 saniye dinlenerek ve 50 metredeki temponuzdan %5 hızlı yüzün, sırasıyla

4 tane 50 metreyi, 2 tane 100 metreyi ve 1 tane 200 metreyi yukarıdaki tempolarda yüzün.

Bu çalışmaya ‘merdiven’ adı veriliyor. Basamak basamak mesafeyi azaltırken hızı artırıyorsunuz. Örneğin 200 metreyi 4:00’da (dört dakika 0 saniye) yüzdüyseniz, 100 metreleri 01:54’te, 50 metreleri 54 saniyede, 25 metreleri ise 26 saniyede yüzmelisiniz. Bu hesaplamaları havuzdayken yapmanız zor olacağından öncelikle çok yavaş tempoda 200 metreyi kaç saniyede yüzdüğünüzü test edip hesaplamalarınızı önceden yapıp setlere başlamanızda yarar var.

Merdiven antrenmanlarının çok değişik versiyonları var. Mesafeyi azaltırken tempoyu hep aynı tutmaya çalıştığınız versiyonlar da var. Burada önemli olan, yüzme antrenmanını parçalara bölüp zorlu mesafelerle hem fiziksel, hem de psikolojik olarak daha kolay başa çıkılabilmek.

Her basamakta %5 hızlanmak gerçekten de tahmin ettiğinizden daha zordur. Size tavsiyem, gerçekten de çok yavaş başlamanızdır. Yüzme antrenmanı yapma konusunda yeterince deneyimli değilseniz tempoyu tutturmakta zorlanabilirsiniz. İDmanlıysanız bu seti 400-200-100-50-100-200-400 şeklinde de deneyebilirsiniz.

Bu çalışmanın ne yararları var?

Dayanıklılığınızı test etmiş olacaksınız

Sprint çalışması yapmış olacaksınız

Tempo tutturmayı öğreneceksiniz

Aynı zamanda eğleneceksiniz

Gelelim vites konusuna: Bu seti tamamlamışsanız zaten 4 vitesiniz var demektir. Bir de dinlenmiş olarak sprint yüzerken kullanabileceğiniz bir 5. vitesiniz olduğunu hesaba katarsanız, iyi bir yüzücü olduğunuz söylenebilir.

Sürekli aynı tempoda yüzen çoğunluktan olmayın, sık sık temponuzu değiştirin.

Sağlıcakla kalın

ANTRENMAN KURALLARI

1-Isınma

Yavaş yapılan egzersizlerde kişilere ısınma gereksizmiş gibi görünür, oysa yapılan bilimsel araştırmalarda görülmüştür ki ısınma yapan bir kişinin antreman içersinde veya yarışma içersinde performansı çok daha iyi olmuştur.

Yüzmede yapacağımız egzersizlerde su dışında 10-15 dk. genel açma germe mahiyetindeki jimnastikle başlar, sonra suda ısınma yüzme mesafesi verilerek tamamlanır. Bu mesafe kişinin durumuna göre değişiklik göstermektedir.

2-Esas devre

Yüzme programlarında temel kural, yavaş ve gittikçe gelişen bir çalışma şeklinde olmalıdır. Eğer yoğun ve hızlı çalışmaya girersek; göğüste bir sıkışma yada ağrı, soluk almakta aşırı yoğunluk, gözlerde kararma midede bulanma görülebilir. Bu gibi durumlarda çalışmayı hemen kesmek gerekmektedir. Burdan anlaşılır ki antreman ağır geçmiş olup vücudumuzu zorlamış olmaktayız.

3-Soğuma devresi

5-10 dk. lık bir soğuma programı kalbin dinlenme için yükünü azaltır. Kanın kalbe geri dönmesine adalelerin harekete yardımcı olur. Birdenbire durulduğu zaman adalelerde ani durur. Yani kan dolaşımı için adalenin kalbe yardımı kesilir. Adeledeki fazla kan birikimleri ise, kalbin dolayısıyla beynin yeterli oksijeni alamamasıyla sonuçlanacaktır. Kalpte kanın azalması istenmeyen durumlar yaratabilir.

Vücut iyice soğumadan sıcak duş yapılmamalıdır ve saunaya gidilmemelidir. Adalelerin ani durdurulması ve daha sıcak bir ortama girilmiş olması kılcal damarların genişlemesine kanın vücudun çeşitli bölgelerinde toplanarak kalpten uzak kalmasına neden oluyor. Oysa soğuma egzersizleri kan dolaşımının normale dönmesini, vücudun soğumasını, hiçbir sakıncalı duruma olanak vermeden sağlar.

Yıkanma ise hemen soğuma dönemini izlemelidir. Egzersizle soğumadan sonra ılık suyla yıkanmalıdır. Sıcak suyla yıkanmada terleme devam eder, hatta artabilir. Soğuk suyla yıkanmada adalenin normal soğumasını gereksiz yere hızlandırır. Suyun altında uzun süre kalmaya gerek yoktur, hafif bir sabunlanma yada silinme, terin vücuttan alınması için yeterlidir.

Ayrıca yıkanma biter bitmez yeniden terlemeye neden olabilecek kalın şeyler giyilmemeli vücut ve saçlar iyice kurutulmalıdır.

YEME - İÇME NOTLARI

Yemeğin üzerinden en az iki saat geçmeden çalışma yapılmamalıdır. Yemekten sonra yaklaşık bir buçuk saat kan beyin ve kalpten uzaklaşır. Herhangi bir kalp sorunu olanlar için yemek üstüne çalışma yapılması tehlikeli olabilmektedir. Bu tehlikeli durumlar kalp sorunu olmayanlarda da gözükebilmektedir. Yalnız şunu unutmamak lazım "yemek" dediğimiz bir lokma birşey demek değildir. Az ve sulu besinler içecekler, karbonhidratlar yenildiğinde iki saat beklemeye gerek yoktur.

Aç karnına çalışmanın hiç bir zararı olmaz. Sabah çalışmalarında başlangıçtan 10-15 dk. önce meyve suları içilebilir.

Çalışmalar esnasında vucudun su gereksinimini karşılamak çok önemlidir. Ter yoluyla ve diğer yollarla yitirilen su karşılanmazsa baş ağrısı, bitkinlik, genel isteksizlik gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu bakımdan susadıkça yeterince su veya egzersiz esnasında bir yudum şeklinde içilebilir.

Egzersiz anında çok fazla su içilmesi midede gereksiz şişlik ve performansı bozucu rahatsızlık yapabilir.

Egzersizden hemen sonra çok aşırı soğuk şeyler içilmemelidir. Terle kaybedilen tuz, yeterli beslenme ile yerine konulabilir. Aşırı sıcakta ve çok su kayıplarında tuzlu şeylerin yenilip içilmesi yeterli değilse tuz tabletleri ile takviye yapılmalıdır.

SPORCU BESLENMESİNasıl arabaya benzin koymazsanız gitmez, insan da canlı bir arabaya benzetilirse iyi beslenme sağlanama...
23/04/2015

SPORCU BESLENMESİ

Nasıl arabaya benzin koymazsanız gitmez, insan da canlı bir arabaya benzetilirse iyi beslenme sağlanamazsa iyi performans da sağlanamaz. İnsan vücudunun yani canlı arabanın yakıtı yiyeceklerdir. İyi yakıtları seçerseniz, arabanızı yani vücudunuzu daha iyi çalıştırabilirsiniz. Sporcular için doğru beslenmenin birkaç püf noktası var bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Enerji ihtiyacınızı karşılayacak kadar beslenin.

Eğer harcadığınız enerjiyi yeteri kadar alamazsanız yarı yolda kalırsınız, kaslarınız yeteri kadar enerji üretemezse beklediğiniz performansı gösteremezsiniz.
Karbonhidratlardan zengin beslenin. Karbonhidratlar vücudumuzun en önce ve en kolay kullandığı enerji kaynağıdır. Günlük enerji ihtiyacınızın en azından %65-70’i karbonhidrat ağırlıklı olmalıdır.
Karbonhidratlar diğer bir adıyla şekerlerin birkaç türü vardır. Özellikle kompleks şekerler dediğimiz kana daha yavaş karışan, tokluk hissinin oluşmasını sağlayanları daha çok tüketmelisiniz. Bunlara verilebilecek en güzel örnek, ekmek, makarna, pilav, patates, bisküvi, kraker, simit gibi yiyeceklerdir.
Basit şeker dediğimiz kana çok hızlı karışan acil enerji açığımızı kapamaya yarayan şekerlerdir . Örnek olarak çikolata, şekerlemeler, gofretler, kekler, kurabiyeler, meyve suları ve sporcu içecekleri bu gruptadır. Basit şekerler antrenman ve yarış sonrası ilk 30 dakika içerinde tüketilmelidir. Böylece boşalan glikojen depoları yerine konmuş olur. Basit şekerler gün içerisinde çok fazla tüketilirse iştahı kapar, diş çürümelerine neden olabilir ve kan şekerinin ani yükselmesine ve ardından düşmesine neden olabilir.

Egzersizden sonra kaslarda azalan glikojen depolarının yenilenmesi hızlı bir şekilde olmaktadır. Bu nedenle egzersiz sonrası ilk iki saat içinde kadınlar en az 50 g, erkekler 70 g karbonhidrat içeren yiyecek ve/veya içecek tüketmelidir. Egzersiz sonrası yiyecek bulmak güç ise, sporcular yanlarında 50 g karbonhidrat içeren kolay taşınabilen yiyecek ve içecek bulundurmalıdır . Örneğin sporcular için üretilmiş enerji barları, sandviç-meyve suyu, kek, bisküvi, kuru meyveler ve benzeri besinler çantanızda kolaylıkla bulundurulabilir.

Günde en az 3 ana öğün ve 3 ara öğün tüketin.

Ana öğünlere ek olarak tüketilen ara öğünler enerji gereksinimini sağlamak için yararlı olmaktadır. Böylece günde 3 ana, 2-3 ara öğün olmak üzere 5-6 öğün beslenmek performansınızı artıracaktır. Sık aralıklarla beslenmenin yararları;

o Gereğinden fazla yemeği önler,

o Acıkmayı önleyerek sonraki öğünde besin alımını azaltır,

o Her öğün sonrasında besinlerin termojenik etkisiyle enerji harcaması artırır.

Tek yönlü beslenmeyin.

Sporcular için elbette karbonhidratlar çok önemli, ancak yalnızca bu yeterli değil. Proetin, yağ ve diğer besin öğelerini de yeteri kadar almalısınız. Bunun için her ana öğünde 4 temel yiyecek grubundan de tüketmeye özen gösterin . Her öğün et grubu, sebze grubu, tahıl grubu ve süt grubu yiyeceklerden en az bir porsiyon yemelisiniz. Özellikle çocukların birçoğunun sebze yemeklerini sevmediği ve yemediklerini gözliyorum. Oysa ki sebzelerde bulunan noksidan maddeler, vitamin ve mineraller sporda performansın artması için çok önemli unsurlar.

Sıvı almayı ihmal etmeyin.

Egzersiz ile oluşan sıvı kaybına bağlı olarak gelişen dehidrasyon sonucu performans azalacak en kötüsü de sağlığınızı bozacaktır.. Dehidrasyonun belirtileri; kan hacminin azalması, rektal ısının artması, nabzın hızlanması, bitkinlik, baş dönmesi ve iş gücü (iş veriminin) azalmasıdır. Vücut ağırlığının dehidrasyonla %2’lik kaybı vücut ısısını düzenleme yeteneğini olumsuz yönde etkilerken sportif performansı etkilemediği görülmektedir. Dehidrasyonla %3’lük kilo kaybı kasın kasılmaya dayanıklılık süresini azaltmaktadır. Eğer sıvı kaybı %6’yı aşarsa ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Sıvı kaybının yan etkilerini (kuvvet, gücün azalması) düzeltmek için 4-5 saatlik bir rehidrasyon (vücut suyunun yerine konması) yeterli değildir.
Dehidrasyonu kontrol etmenin en kolay yolu, idrarı izlemektir. Saman sarısı renginde ve sık idrar yapma iyi bir göstergedir. Dehidrasyonu önlemek için, sıcak havada günde en az 10-15 su bardağı su içilmelidir.
Özellikle yüzücülerde su içinde terleme ile atılan sıvı farkedilmediği için dehidrasyon geç farkedilebilmektedir. Bunun için spordan önce ve spor sonrası mutlaka yeteri kadar sıvı alınmalıdır.

Yüzme Sporunda Özel Beslenmek Gerekir!

Çünkü yüzme dayanıklılık gerektiren bireysel bir spordur. Vücudun yakıtlarını etkin şekilde kullanarak hedeflenen mesafeyi kat etmesi beklenir. Yakıt kelimesinin ardında içi sayfalarla doldurulamayacak beslenme konusu var.
Antrenman programından tutun da, yarış öncesi karbonhidrat depolama dönemine, istirahat günlerinden tutun da müsabaka günlerine kadar çok özenli olunması gereken bir süreçten bahsediyorum. Bireysel beslenme programı yapmak ve bu konuda ailelerle sporcuları bilgilendirmek, motive etmek ve ikna etmek gerekiyor.

Yüzücüler için vücut bileşimi çok önemli!

Bayanlarda vücut yağ oranının %12-%16 , erkeklerde ise bu oranın %8-%14 arasında olması gerekir. Kısaca yüzücülerin çok fazla yağlı olması istenmez ve bu perfonmansı doğrudan etkiler.

Su kaybı yüzme sporunda farkedilmeyebilir! Bu durum başarının düşmesinde birinci derecede önemlidir.

Su içinde yapılan bir spor olduğu için yüzmede sıvı kaybı genelde farkedilmez. Bilindiği gibi su kaybının performansı düşürdüğü, ciddi boyutlarda su kaybının ise sporcunun hayati tehlike getirdiği akıllardan çıkarılmamalıdır.
Antrenmandan 2 saat önce bir öğünle birlikte 500 ml su-sıvıtüketilmesi, antrenmandan yarım saat önce 250 ml su-sıvı tüketilmesi, antrenman sırasında 150-200 ml su-sıvı tüketilmesi ve antrenman sonrasında 500 ml su-sıvı tüketilmesi sağlanmalıdır.

2 saat süren yoğun antrenman sırasında yaklaşık 400-600 ml su kaybı olmaktadır ve bunun yukarıda sıraladığım şekilde su-sıvı alınarak karşılanması gereklidir.

Yüzücülerin çoğu kahvaltı etmemektedir!

Bir sporcunun, bir yüzücünün en önemli öğünü kahvaltıdır. Sabah erken saatte antrenman yapan yüzücüler zaman darlığından genellikle kahvaltı etmemeyi etrcih etmektedir. Çünkü kahvaltının hemen sonrasında antrenmanda performans düşmektedir. Bunun için antrenmandan 2 saat önce kahvaltı edilmesi ve yiyeceklerin sindirilmesi için zaman bırakılması gereklidir.

Sporda başarı için takım çalışması şarttır!

Sporun hangi dalı olursa olsun iyi bir takım çalışması gereklidir. Sporcunun kendisi, aile ve arkadaş çevresi, antrenörü, spor diyetisyeni, fizyoterapisti, spor fizyoloğu, spor psikoloğu gibi branşlardan uzmanlar bu takımın birer elemanıdır ve koordineli olarak çalışmları sonucunda başarı sağlanır. Takımın iyi çalışması sporcunun başarısı üzerinde en az %50 etkilidir.

Yüzme sporunda beslenme konusu dönemsel olarak değişkenlik gösterir.

Antrenmanların yoğunluğu sezon boyunca değişir. Örneğin kış olimpiyatlarına hazırlanan bir yüzücünün ağustos ayından itibaren temposu artırılır ve yarışa 10 gün kala bu yoğunluk azaltılır. Antrenmanın yoğunluğuna göre gereken enerji miktarı azalır ya da artar. Bu durumunda biz spor diyetisyenlerine büyük iş düşmektedir. Her hafta sporcunun alması gereken yiyeceklerin belirlenip yüzücünün ulaşabileceği menüler halinde hazırlanması ve tüketilmesinin sağlanması biz spor diyetisyenlerinin sorumluluğundadır.

ARJİNİN

L-arjinin vücutta birçok fonksiyonu olan bir amino asit çeşididir. Teorik olarak antrenman ve yarışmalardan 15 dk. önce 6 gr. kullanıldığında, damarları genişleterek daha fazla oksijen, besin ve enerjinin kaslara ulaşmasını sağlar.

Vücuttaki protein formasyonunda büyük rol oynar. Yüksek dozlarda l-arjinin kullanımı, HGH (büyüme) hormonunun ve prolaktin salgılanmasına yol açar.

Hipofiz bezinin HGH büyüme hormonunu salgılamasını tetiklediği için, arjinin, vücudun ve dokuların yaşlanmasını geciktirdiği bir gerçek. HGH hormonu salgılayan bir vücut, çok çabuk yağ depolarını eritir ve kas kütlesini geliştirir. San Francisco Üniversitesinde yapılan araştırmalarda, yetmişlerinde bir gurup erkeğe 6 ay L-arjinin verildikten sonra, vücut kas kitlelerinde belirgin bir artış gözlemlenmiş ve daha hızlı yağ yaktıkları belirtilmiştir.

Yüzücülerin beslenmesi konusunda L-arjinin kullanımından bahsetmezsem, 20 yıllık rekortmen yüzücü geçmişime haksızlık etmiş olurum. Sporcuların 3–6 gr.lık dozlarda günde 3 kez arjinin kullanması (kahvaltıdan önce, antrenmandan 30 dk. önce ve yatmadan önce) kas gelişimini karın kasları sıkılaştırma
düzenleyen ve kaslara daha çok kan basıncı sağlayan nitrik oksit sistemini hızlandıracaktır.

Bugün dünya çapında pazarlanan tüm NO (nitrik oksit) ürünlerinin temel maddesi L-arjinin amino asididir. Bu ürünlerin kullanımı sayesinde kaslara daha fazla kan basıncı sağlanır, bu da daha fazla oksijen, besin ve anabolik hormonlar ile kasları desteklemek ve gelişimlerini hızlandırmak demektir. Zaten antrenman yapmanın temel amacı da budur.

GLUTAMİN

L-Glutamin, metabolizma tarafından yeterli miktarlarda üretilemeyen çok özel bir amino asittir. Vücudun iskelet ve kas sisteminde doğal olarak yüksek miktarlarda bulunur. L-Glutamin, yüzücülerin performansını gözle görülür bir şekilde artırır ve bir çok önemli asimilasyon aşamalarında görev alır. Bunlardan en önemlileri şunlardır:

Kas sistemindeki amino asit eksikliğinden kaynaklanan yıkıcı kortizon etkisini indirger ve ince bel güzelliğin ilk belirtisidir
telafi eder. Özellikle düzenli antrenman yapan, yarışmalara hazırlanan yüzücülerde metabolizmanın enerji oluşumuna, proteinlerin sentezlenmesine ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye yardımcı olur. Stres hormonlarındaki kortizon miktarı artışı ve glikojen miktarının fazla fazla artması, düzenli antrenmanlar ile vücut tarafından dağıtılarak azaltılır. İşte burada L-Glutamin, katabolik kortizon etkilerinde %70’e varan bir azalma sağlar. “Aşırı antrenman sendromu” olarak adlandırılan durumda, yüzücüler ağır, yoğun ve sert antrenman aralarında kendilerini yeteri kadar toparlayamaz ve yenileyemezler. Direkt olarak azalmış L-Glutamin seviyesi ile ilgili olan bu istenmeyen sonuç, Glutaminin ek olarak dışarıdan alınması ile engellenir.

WHEY PROTEİNİ

Antrenmandan sonra, kaslarınızı çok daha hızlı beslemelisiniz. Özellikle ilk 30 dakika çok önemli bir zaman aralığı. Doğal yiyeceklerin hazmedilmesi saatler sürebilir ve 1 saatte sadece 4 ila 7 gram protein serbest bırakılır. Kaslarınızı besinsiz bırakmamak ve yaptığınız antrenmandan maksimum yüzücü kası
etki alabilmek için, idmandan sonra whey proteini alın. En kolay sindirilen ve kaslara en hızlı ulaşan protein çeşidi wheydir.

Hücrelerin temel yapı taşı olan proteinler vücut tarafından dokuların tamiri, daha fazla enerji sağlamak ve kas yapmak için kullanılır. Vücudun ihtiyacı olan minimum günlük protein miktarı kilo basına 0,8 gramdır. Sağlıklı 70 kilo ağırlığındaki bir erkeğin günlük ihtiyacı 56 gramken, sağlıklı 57 kilo gelen bir kadının ihtiyacı 45 gramdır.

ORNİTİN

Büyüme hormonu (HGH) salgılaması için beyinde bulunan Hipofiz Bezi çeşitli şekillerde uyarılabilir ama yüzücüler için yoğun antremanlar dışında Hipofiz’in yalnızca özel amino asitler tarafından uyarılması çok önemlidir. Uyarmada özellikle etkili olan amino asit L-Ornitindir. L-kas yapma anatomi ve besinler
Ornitini metabolizma L-Arjininden oluşturmaktadır. L-Arjinin + L-Ornitin kombinasyonu miktarının fazla olması hipofizi çok daha fazla büyüme hormonu üretmesi için harekete geçirebilmektedir.

Antrenmanlardan 15 dk. önce kullanıldığında, antreman sırasında kan damarlarını açar ve antrenman öncesi yapılan protein, amino asit, karbonhidrat, kreatine, glutamin gibi yüklemelerin kas sistemine ince bağırsak duvarından emilerek en çabuk şekilde eksiksiz ulaşmasını sağlar. Bu sayede mükemmel bir antrenman yapmak mümkün olur.

AMİNO ASİTLER

yüzücü vücuduVücuttaki enerji oluşumu öncelik taşıdığından dolayı antrenmanlar süresince kasların protein sentezinin durması nedeni ile metabolizmanın amino asit ihtiyacı aşırı derecede artar. Böylece antrenmandan hemen sonra başlayan ve 2 saat boyunca devam eden kasların yenilenme sürecinde kasların ihtiyacı olan amino asitler, kas sistemine eksiksiz ve zamanında ulaşmalıdır. Bu sebepten dolayı, yüzücüler çalışmalarını amino asit ile (özellikle BCAAlar) desteklemeli, yani kas sisteminin zayıf kalması, güç üretememesi, aşırı antrenman sendromuna maruz kalması ve adalelerin aşırı yıpranması gibi negatif etkileri engellemelidirler.

B-5 VİTAMİNİ (PANTOTENİK ASİT)

B-5 Vitamini, suda çözünen bir B vitamini grubu organik asididir. Pantotenik Asit diye de bilinir. Yunancada pantos, her yer kelimesinden ismini almıştır. Pantotenik asitte diğer B vitaminleri gibi suda çözünen ve vücutta depo edilemeyen bir vitamindir.

B-5 vitamini, Adenosin Trifosfat (ATP) ve kimyasal katalizör olan Asetil Koenzim A üretiminde öncü bir rol oynar, karbonhidrat ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesinde temel maddedir. B5 vitamini enerji üretimindeki bu rolü dolayısıyla yüzücünün performansını geliştirir.

KREATİN

Kreatin, vücudun enerji üretmek için kullandığı yakıt olan ATP üretimine yardımcı olan ve aynı zamanda ani ve yüksek enerji ihtiyaçlarını karşılayan, arjinin, glisin ve metiyonin amino sprint dünya rekoru yüzme
asitlerinden karaciğer, böbrekler ve pankreasta üretilen bir amino asit türevidir.

Benim de ülkemi temsil etme şerefine eriştiğim 1996 Atlanta Yaz Olimpiyatında madalya alan her 4 sporcudan 3ünün kreatin kullanmış olması için iyi bir sebep vardı: Çünkü işe yarıyordu, hatta çok işe yarıyordu. Maalesef bizim için bu bilgi yaklaşık 10 sene daha bulunmak için bekleyecekti.

SÜT (veya AYRAN)

Hayır, yanlış ok*madınız. Süt diyorum, hem de yatmadan hemen önce. Neden? Çok basit, biz yüzücülerin uyku sırasında oruç hali alan kasları beslemek için, sindirilmesi uzun süren bir protein çeşidine ihtiyacımız vardır. Bu protein sadece süt ve süt ürünlerinde bulunan kazeindir.

Görüyorsunuz ki kaslarımızı beslemediğimiz zaman yaptığımız tüm idmanlar boşa gitmektedir. Özellikle uyku sırasında meydana gelen kas yıkımı (katabolik hal durumu) bir sporcunun en büyük düşmanıdır. Stratejik olarak bu katabolik halimizi yatmadan önce alacağımız 30 gr.lık kazein proteini ile önleyerek kendimiz için bir yatırım yapmış sayılırız.

Bunlar benim tecrübeme göre en önemli beslenme takviyeleridir diyebilirim. Fazla detaya girmek istemiyorum, ileride zaten hepsini teker teker açıklamaya çalışacağım. Eğer bu yazımla yüzücü arkadaşlarıma bir salise olsa yardımcı olabilirsem, ne mutlu bana. Benim dönemimde yaptığımız komik denemelerden örnek vermek isterdim, pekmezli portakal suları veya bira mayaları gibi, fakat buradan antrenörlerime ve aileme haksızlık etmiş olurum. Onlar da, benim başarım için, ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Biz yüzücüler için vücudumuz tapınağımızdır...

Address

Bahçelievelr Mahallesi
Istanbul
34680

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yuzmeegitimi.com posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Yuzmeegitimi.com:

Share