28/07/2018
En saygı duyduğum öğrencim...
Sorusunu saygılı bir üslupla soran, en uç itirazını bile mantık diliyle izah eden öğrencimdir. Tavrı ve tarzıyla konuya odaklanan; soru sorar veya eleştirirken öğrenme veya bakış açısını geliştirme amacı taşıyan, en ağır şekilde eleştirirken bile kendisine saygı duyacağınız üslubu koruyan, bu haliyle sorumluluk duygunuzu en üst perdede uyandıran, genelde ailelerinin de aynı yapıda olduğunu gördüğüm öğrencilerimdir.
Dalga geçmek, dersi kaynatmak, sahip olduğu sıra dışı bir bilgiyi abartıp, herhangi bir hatanızdan da yola çıkarak kendi büyüklüğünü göstermek veya marazi bir tatmin duygusuyla, aşağılar tarzda, ağzı burnu ve bilumum azası oynayarak soru soran öğrencilerimiz ise eğitime en muhtaç, en sevgisiz ve kendisinin de aile içinde bu tarz davranışlara maruz kaldığı, velilerinin de aynı üslubu taşıdığını gördüğümüz öğrencilerimizdir.
En büyük zorluk, iki öğrenciyi de aynı sınıfta idare etmek, birine öğretmenlik hazzıyla doyurucu cevap verirken, diğerine öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği sorumluluk ve ahlak bilinciyle doğru yaklaşımı gösterebilmektir. Zor öğrencilerle sınıf içinde tartışmaya girmemek, sınıf dışında, gerekiyorsa okul rehber öğretmeni ve aileyi de katarak görüşmeler yapmak ve davranışının niçin doğru olmadığını, böyle devam ederse bütün hayatı boyunca zarar göreceğini farklı yollarla tekrar tekrar anlatmak ve öğrenciyi kazanmaya çalışmaktır.
Öğretmenliğin zorluğu, zor öğrenciye gerekli sabrı göstermek, yakıtı ise iyi öğrenciden alınan tatmin duygusudur.
İşin garip tarafı, uğraşıp kazandığınız zor öğrencinizle duygusal bağınız daha sağlam gelişiyor, ilişkiniz uzun yıllar içten sevgi ve saygıyla, dostlukla devam ediyorken, iyi öğrencinizle ilişkiniz daha çok okul sınırları dahilinde kalıyor.
Sonuç olarak, iki öğrenciniz de size öğretmenlik tatmini yaşatıyor ama farklı açılardan, farklı zamanlarda...