28/05/2026
Bayramlar bazen sadece bir takvim günü değildir…
İnsanın “bir yere ait hissetme” ihtiyacına dokunan özel zamanlardır.
Bir sofraya çağrılmak, bir ses duymak, kapının çalınması, “Nasılsın?” diye sorulması…
Bazen ruhumuzun en derin yerinde “yalnız değilim” duygusunu uyandırır.
Ama herkes için bayram aynı duyguyu getirmeyebilir.
Kimileri için özlem, eksiklik, kırgınlık ya da geçmişin sessizliği de bayram masasına oturabilir.
Psikodramatik bakış açısıyla baktığımızda;
insanın aidiyet ihtiyacı yalnızca kalabalıklarla ilgili değildir.
Gerçek bağ, kişinin kendini olduğu haliyle kabul edilmiş hissedebildiği yerde başlar.
Belki de bu bayram kendimize şu soruyu sorabiliriz:
“Ben en çok nerede kendim gibi hissediyorum?”
Bazen bir ailede,
bazen bir dostlukta,
bazen kurduğumuz küçük ama gerçek bir bağın içinde…
Ve bazen de ilk kez kendi içimizde.
Bayramın;
zorunda olduğumuz rolleri değil,
gerçek temasları hatırlattığı bir zaman olmasını diliyorum.
Sevgiyle,
Psikoterapist Sibel Aslantepe