17/04/2019
Çeşitli nedenlerle insanların sizden uzaklaşmaya başladığını fark edersiniz. İşleri yoğunlaşır, başka şehre taşınırlar, ortak konularınız son bulur, kavga edersiniz… Bir şeyler yalnızlık için bahane olur. Tek başınıza geçirdiğiniz zamanlar artmıştır kimseye ulaşamazsınız; ulaşsanız da anlaşamazsınız, keyif almazsınız eskisi gibi. Her şey hem çok karışıktır hem de çok durgundur. Duygular şiddetlidir... acı. öfke, hüsran ve en deli edeni de neler olduğunu bilememektir... Bunu fark ettiğinizde çoktan değişim için kozanın içine girmişsinizdir. Bu, büyük köklü bir değişimdir…
Bu süreç iki şekilde devam eder. Bunlardan ilki, kozanın içinde süreci takip ederek, akışa uyarak ve sonunda kelebeğe dönüşerek tamamlanır. Kitap okumak, kendini izlemek, kendini araştırmak, meditasyon yapmak, dua etmek için fırsattır. Diğeri ise kozayı delip dışarı çıkmaktır. Sosyalleşmek ve kendisiyle yalnız kalmamak için çaba sarf etmektir. Yarım kalmış, tamamlanmamış süreç sonucunda kanatları oluşmamış ama artık tırtıl da olmayan bir varlık ortaya çıkmıştır.
Kişi kendisi isteyerek kozanın içine girmez, kendini orada bulur. İki yol varsa ikisi de kabuldür. Özgür seçim dünyasında bu insanın özgür seçimidir, nasıl olmak istediğinin seçimidir.