23/12/2023
Bir önceki yazıma gelen bazı yorumlardan, “olgularla ve duygularla doğrudan yüzleşmenin” ne gibi bir şey olduğu ile ilgili pek de bir anlayışımızın olmadığı anlıyorum.
Biz duygularla veya olgularla yüzleşmeyi onun içinde kaybolmak, onun tüm zihnimizi, kalbimizi, bedenimizi ele geçirmesi sanıyoruz. Ancak bu yüzleşmek demek değil. Yüzleşebilmek için öncelikle bu olgularla ve duygularla arama sağlıklı bir mesafe koymayı becermek gerekiyor. Benim öncelikle bedenin, duyguların ve zihnimde olanların “ben” olmadığını fark etmem, onlardan ayrışabilmem, ayrıştığım bu duygulara onlardan yine de kaçmadan, usa vurmadan, hissetmekten korkmadan:
❤️ açık bir kalple – yani olanı olduğu gibi kabul ederek,
🌳 bedenimle güçlü bir ilişki içinde – yani merkezimi koruyarak, bedenimin ve gördüklerimin, duyduklarımın, dokunduklarımın, hissettiklerimin beni nasıl etkilediğinin, nasıl eyleme ittiklerinin tam farkındalığı ile,
☀️ ve berrak bir zihin ile – zihnin içinde oluşan düşüncelerin ve zihin hallerinin farkında olan ama bunları kendisi sanmayan, bunlara tutunmayan açık ve dingin bir farkındalık ile bakabilmem gerekiyor böyle bir yüzleşme için.
Böyle bir yüzleşme, benim aslında kendisinden kaçtığım korktuğum şeyin gerçek doğasını görmemi sağlıyor; derinleştikçe o şeyin aslında korkulacak bir şey olmadığını, asıl problemin benim korkum, direncim ve tutunmam olduğunu, acı kaçınılmaz olsa da ıstırabı işte bu korku, direnç ve tutunmalarımla yarattığımı anlamama imkan tanıyor. Bu anlayış ise özgürlükle sonuçlanıyor, en azından bu söz konusu olan konuda. İşte o zaman Kopuk’un kulübesinde saklanmak zorunda kalmıyoruz. Daha da ötesi o kulübede gerçekten saklanamayacağımızı doğrudan görüyoruz, ve belki de kendisinden kaçtığımız diğer her şey ile yüzleşmek için de isteğimiz, arzumuz artıyor.
İşte benim hocam ile Kalp Yolu’nda bu yüzden yürüyorum. Sunduğum Güçlü Beden, Açık Kalp, Berrak Zihin eğitimleri, işte bu yola hazırlık amacını taşıyor. Bu model, beni bu yolun kapısına kadar taşıyan, işime yarayan yaklaşımlara, bedensel, zihinsel ve duygusal pratiklere de bir giriş niteliği de taşıyor.
Bu model aynı zamanda kişisel değişim ve dönüşümün önündeki engelleri nasıl aşıp da kendi daha iyi versiyonumuza dönüşeceğimizin, Cem Şen’in sözleriyle “İçsel Simya”mızı nasıl gerçekleştireceğimizin de benim yorumumla ve benim kendi zeminimden kattıklarımla incelenmesi.
Bu yorumlardan sonra belki de 2023’ü bitirdiğimiz bugünlerde kendi dönüşümümüzü nasıl gerçekleştirebileceğimizle ilgili biraz sohbet etsek, belki bir webinarda buluşsak ve bu dönüşümün yollarını ucundan araştırmaya başlasak sanki doğru zaman olurmuş gibi geldi, ne dersiniz? Bu amaçla 27 Aralık Çarşamba günü “Dönüşümün Anahtarı: Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp” adında ücretsiz bir webinar gerçekleştireceğim, eğer katılmak isterseniz https://marefidelis.com/webinar-donusumun-anahtari-guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp/ adresinden kayıt olabilirsiniz.
Webinarda görüşmek üzere.