İnsanca Şeyler

İnsanca Şeyler BU Eğitim ve Danışmanlık- Kişisel ve Toplumsal Gelişim Hizmetleri

09/03/2016

buegitim.net

DÜNYA KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN... buegitim.net

Cinsel Kimlikler:
Özgür iradeden aşırı gurura, oradan da trajediye ulaşan Yunan modeli bir eril dramadır, çünkü kadın (yakın zaman kadar) özgür iradeye inanmamıştır. Kendisi özgür olmadığından, bir özgür iradenin olmadığını bilir. Onun rıza göstermekten başka bir seçeneği yoktur. Anne olmayı istese de istemese de, doğa onu doğurganlık yasasının kaba, değiştirilemez ritminin boyunduruğu altına sokar. Menstrual (âdet) döngüsü, doğa durmasını emredene dek işlemeye devam edecek bir çalar saattir. Erkeğinkilere göre çok daha karmaşık olan kadının üreme organları hala tam olarak anlaşılamamıştır. Orada her şey ters gidebilir ya da düzgün gittiği takdirde bile gerilimlere yol açabilir. Batılı kadın kendi bedeniyle kavgalı bir ilişki içindedir: Kadın için, biyolojik normallik bir ıstırap, sağlık bir hastalıktır. Aybaşı ağrılarının bir uygarlık hastalığı olduğu iddia edilir; çünkü kabile kültürlerinde kadınlarda aybaşı şikâyetleri son derece seyrek görülür. Elbette kabile hayatında kadının kapsamlı ya da kolektif bir kimliği vardır; kabile dini, doğayı yüceltir ve kendini de doğaya göre düzenler. Doğayı geliştirmeye ya da alt etmeye çalışan ve kendini bireyselliği çerçevesinde gerçekleştirmeyi model alan Batılı toplumdur; dolayısıyla kadının içinde bulunduğu konumunun katı gerçeklerinin sancılı bir açıklıkla kendini gösterdiği toplum da, yine Batı toplumudur. Kadının doğayla, yani kendi bedeninin inatçı fiziksel yasalarıyla olan mücadelesinin şiddetini, imgeleminin gelişmesi ve bireysel bir kimlik ve özerklik amacı belirleyecektir. Ve nihayet doğa da kadını daha fazla cezalandırmaya başlar: Özgürleşmek için meydan okuma, çünkü bedenin senin değil! Kadın bedeni, taşıdığı ruha aldırış bile etmeyen kitonyen bir makinedir. Organik olarak, omur boyunca kaçınmaya çalıştığımız tek bir misyonu vardır; gebelik. Doğa sadece türleri dikkate alır, bireyleri asla: Kadınlar bu aşağılayıcı olguyu çok daha doğrudan bir şekilde yaşar, muhtemelen erkeklerden daha fazla gerçekçi ve bilgece davranmalarının nedeni de budur. Kadın bedeni tıpkı ayın döngüsel hareketlerine göre alçalıp yükselen denize benzer. Hareketsiz ve uyuşuk yağ dokuları suyla dolar, sonrada hormonal gelgit ile bir çırpıda temizlenir. Ödem, memelilerin bitkiye geri donuşudur. Gebelik, kadın cinselliğinin belirlenici karakterini gözler önüne serer. Her gebe kadının bedeni ve benliği, denetimi dışındaki kitonyen bir güç tarafından zaptedilmiştir. İstenilen bir gebelikte, bu seve seve katlanılan bir fedakarlıktır. Ne var ki, tecavüz ya da kaza neticesinde oluşan gebelik bir dehşettir. Bu talihsiz kadınlar, dosdoğru doğanın karanlık yüreğiyle yüz yüze gelirler. Çünkü cenin, iyi huylu bir tümör, yaşamak için kan emen bir vampirdir. Bu sözde doğum mucizesi, doğanın kendi bildiğine göre davranmasıdır. Kadın için her ay, iradenin yeni bir yenilgisidir. Bir zamanlar adet görmeye “o lanet” deniyordu; aybaşı kanı, insanın Havva’nın günahının bedeli olarak Cennet Bahçesinden kovulurken kadınların doğum sancısı çekme cezasına çarpıtılışının bir hatırlatmasıydı. Çoğu eski kültürde, adet gören kadın ritüel tabularla kuşatılmıştı. Ortodoks Musevî kadınlar, bugün bile kendilerini bu aybaşı kirinden arındırmak için, her adet sonrasında mikve denilen bir yıkanma ritüelinden geçmek zorundadır. Kadın insanoğlunun mükemmellikten uzaklığının, doğa ile ayılamaz bağının sembolik yükünü her zaman taşımıştır. Aybaşı kanı, pisliktir, ilk günahın doğum lekesidir, aşkın dinin insanı arındırması gereken kirdir. Peki, bu özdeşleştirme sırf korkulardan ya da kadın düşmanlığından mı kaynaklanır? Yoksa aybaşı kanında tabuya bağlanmasını haklı çıkaran gizemli bir şeyin bulunması mümkün müdür? İmgelemi - bu kırmızı akıntının durdurulamazlığının edebileceği ölçüde rahatsız eden, kendi başına aybaşı kanından ziyade, kandaki albuminin, dölyatağındaki parçacıkların, kadınsı denizde bir denizanasını andıran plâsentanın olduğu görüşünü savunacağım. Biz, işte bu kitonyen matristen doğduk. Biyolojik kökenlerimizin yerinden, yani evrimsel yapışkanlığa tiksintiyle yaklaşırız. Kadının kaderi, zamanın ve varlığın derinliğiyle, kadının kendisi olan bu derinlikle her ay yeniden yüz yüze gelmektir (Paglia, 2014, s.22-23). buegitim.net

09/03/2016

buegitim.net
KİŞİSEL GELİŞİM NE DEĞİLDİR
ABD’de 1950’lerde başlayan “Amerikan Rüyası” sloganları üzerine yapılan çalışmaların sonucu olarak ortaya çıkan kişisel gelişim rüzgarı 2000’li yıllarda teknolojinin gelişmesi ve internetin yaygınlaşması ile Türkiye’dede kendini iyice hissettirdi. Amerikan menşeili bu tarz eğitimleri alan ve kitapları okuyan bazı kişiler bu slogansal cümleleri "k o p y a l a y a r a k" bizim kültürümüze empoze etmeye çalıştılar. Ülkemizde bu eğitimlerin çerçevesini düzenleyen yeterli yasal bir zemin de olmadığından, boşluğu fırsat bilenler sözüm onlara “u z m a n" oldular işte...
Sorunlarına kestirmeden ve semptomatik çözüm bulmayı seven insanlarımızda bu slogan cümleleri sevdi. Dolayısıyla ortalık kişisel gelişim uzmanları, yaşam koçları, nlp uzmanları, şifacılar, ışıkçılar, tarotçular, reikiciler, mentalciler, yetkisiz hipnozcular, secretçiler vb... ile doldu taştı.
Bu tarz kişisel gelişim eğitimlerinin ve kitaplarının çoğu, insanların hep duymak istedikleri pembe hayaller satıyorlar. Kestirmeden hap çözümler sunmaya çalışıyorlar. Bilimsellikten uzak, ayakları yere sağlam basmıyor, temel yok, her şey havada kalıyor. Mesela: kitapçıda gezerken bakıyorsun bahsettiğim türden bir kişisel gelişim kitabının arka kapağına. Süslü bir yazı. Ooo işte bu bee!! süpermiş deyip alıyorsun, akşam eve gidip belki de bir gecede soluksuz okuyorsun.
Buraya kadar her şey harika, okuduğun anda her şey müthiş, s ü p e r g a z a g e l i y o r s u n. Ama ertesi gün olup hayatın zorlu gerçekleri ile yüzleştiğinde, en ufak bir başarısızlığa uğradığında "k ü ttt"!! diye duvara tosluyorsun.
Sonuç mu? Hayalkırıklığı. Nedeni mi? Kitapta sunulan reçeteler kendi hayat gerçeklerimize uymuyor (Burhan ULUCANLI, 2012). "Kişisel Gelişim Nedir" makalesinden bir kesit. buegitim.net

25/02/2016
buegitim.net
12/02/2016

buegitim.net

Fizikçi Albert Einstein’ın 100 yıl önce ortaya attığı, uzayı ve zamanı büken 'yerçekimsel dalgalar'ın varlığı nihayet kanıtlandı. Bilim tarihinin en büyük keşiflerinden biri olarak nitelenen bu olayla kainata yepyeni bir pencere açıyor. Kütlesel çekim dalgaları Interstellar (Yıldızlararası) filminin…

04/02/2016

Sitemizin İçeriği Yenilendi...

burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com burhanulucanli.com

03/02/2016

Yenilenen İçeriği ile burhanulucanli.com yayında...

28/01/2016

buegitim.net
FAALİYET ALANLARIMIZ:

İNSANCA ŞEYLER EĞİTİM SERİSİ

1- İnsanlaşmak (Seminer)
2- Ben Kimim? (Seminer)
3- Yaşam Rehberliği (Bireysel)
4- Evlilik Öncesi Eğitimi (Bireysel-Seminer)
5- Çocuk Yetiştirme Sanatı. 0-18 Yaş. (Bireysel-Seminer)
6- Aile İçi İlişkilerde İnsan Hakları (Seminer)
7- Motivasyon (Seminer)
8- Etkili İletişim (Bireysel-Seminer)
9- İletişimde Şifre: Beden Dili (Bireysel-Seminer)
10- Sunum Teknikleri (Bireysel-Seminer)
11- Drama(Bireysel-Grup Çalışması)
12- Tiyatro (Bireysel-Seminer)

BİREYSEL VE KURUMSAL EĞİTİM&DANIŞMANLIK İHTİYAÇLARINIZ İÇİN BİZE ULAŞINIZ...
0532 3008176
E-Posta: [email protected]

burhanulucanli.com

buegitim.net

insancaseyler.com

https://www.facebook.com/BU-Eğitim-Danışmanlık-626955120769037/

Eğitim&Danışmanlık

18/12/2015
18/12/2015

“İletişimde Şifre: Beden Dili” ve “İnsanca Şeyler 1 – İnsanlaşmak” isimli iki ayrı seminer programını sunmaktadır.

09/12/2015

İNSANCA ŞEYLERİN YAŞANACAĞI BİR DÜNYA UMUDUYLA "10 ARALIK İNSAN HAKLARI" GÜNÜNÜZÜ KUTLARIM

Address

Istanbul
34000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İnsanca Şeyler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to İnsanca Şeyler:

Share