Beyza Erdem Balcı

Beyza Erdem Balcı Her Şey Mümkün!
İşimiz "İNSAN".Değişmek,değiştirmek,ilerlemek,hayatlarınıza kattığınız engelleri kaldırmak isteyen herkesin kişisel gelişim yolunda varız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a hareket etmeden önce yakın çevresine söylediği aktarılan bir söz vardır:“Ben, 1919 sen...
19/05/2026

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a hareket etmeden önce yakın çevresine söylediği aktarılan bir söz vardır:

“Ben, 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde hiçbir maddi kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek manevi bir kuvvet vardı.”

O gün Samsun’a çıkan irade, dış koşulların net olmadığı bir zeminde, içsel bir yön duygusuyla hareket etmenin örneğidir. Psikoloji bize şunu söyler: Belirsizlik arttıkça insan zihni ya geri çekilir ya da anlam üretir*. Liderlik tam da bu ikinci alanda ortaya çıkar ve lider olabilmenin psikolojik özü tam burada saklıdır.

Bazı liderler gücünü koşullardan alır.
Bazıları ise henüz görünmeyen bir geleceğe duydukları inançtan.
Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği de tam bu noktada tarihsel olarak ayrışır. Çünkü o, mevcut koşulların sınırlarına göre değil; zihninde kurduğu geleceğin mümkünlüğüne göre hareket etti. 19 Mayıs’ı anlamlı kılan o adımın ardındaki psikolojik kararlılık ve kolektif bir geleceği hayal edebilme kapasitesidir.

19 Mayıs bu anlamda bize şunu hatırlatır:
Liderlik, yalnızca yön vermek değil; belirsizlik içinde anlamı taşımak ve çoğaltmaktır.
Bugün belki de kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

Belirsizlik karşısında biz de koşulların yön verdiği insanlar mı oluyoruz, yoksa henüz kimsenin göremediği bir geleceğin sorumluluğunu alabilen liderler mi?

Ve daha da önemlisi:
Hangi alanlarda sadece izliyor, hangi alanlarda inşa ediyoruz?

Öyleyse;
“Dağ başını duman almış, Gümüş dere durmaz akar,
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar”

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

*Psikoloji literatürü, belirsizlik karşısında insan zihninin genellikle iki temel eğilim gösterdiğini ortaya koyar: tehdit algısıyla geri çekilmek ya da anlam üretimi yoluyla psikolojik dayanıklılığı sürdürmek. Özellikle varoluşçu psikoloji ve travma sonrası büyüme çalışmaları, bireyin kriz dönemlerinde yalnızca güvenlik aramadığını; aynı zamanda yön, amaç ve anlam inşa etmeye çalıştığını vurgular.

“CTRL+Z” Hayatı Geri AlmazFriedrich Nietzsche’nin şu sözü düşündürücüdür:“Geçmişe dair bir şey yapılamaz; onu sadece kab...
09/05/2026

“CTRL+Z” Hayatı Geri Almaz

Friedrich Nietzsche’nin şu sözü düşündürücüdür:
“Geçmişe dair bir şey yapılamaz; onu sadece kabul edebilirsiniz.”

Hayatımızdaki her karar, her deneyim, her hata… bizi bugünkü halimize getirir.
Ve gerçek hayatın akışında, dijital dünyadaki gibi bir “geri al” tuşu yoktur.

Tek bir tuş kombinasyonuyla silmeye alıştığımız hatalar, yaşamın “kaynak kodlarında” kalıcı izler bırakır.

Bir dostum, kariyerinin zirvesindeyken büyük bir operasyonel hata yapmıştı. Günlerce kendini suçladı:
“Keşke o maili atmasaydım…”
“Keşke o kararı vermeseydim…”

Bir gün ona şu soruyu sordum:
“Bu deneyim sende nasıl bir anlam yarattı?”

Bir süre düşündü ve şöyle dedi:

“Eğer o hatayı geri alabilseydim, kriz anlarında ne kadar dayanıklı olabileceğimi asla öğrenemeyecektim. O hata silinseydi, yerine koyduğum ‘doğru’ da beni bu kadar büyütmeyecekti. Galiba artık ‘keşke’ dememeyi öğreniyorum.”

Belki de yaşamın en güçlü tarafı burada saklıdır:
Silinemeyen deneyimler, insanın karakterine dönüşür.

Pişmanlık, enerjimizi geçmişin gölgelerine harcamaktır.
Kabul ise o enerjiyi “şimdi”yi inşa etmeye yönlendirebilmektir.

Hayat biraz da bir sanat eserine benziyor.
Her katman, her iz, her hata ve her düzeltme; derinliği artırıyor.

Bugün dönüp baktığınızda, hangi “CTRL+Z” yapamadığınız an için
“İyi ki öyle olmuş” diyorsunuz?

“Bilinç yaşamda aranmalıdır.”Dün akşam, derinliği olan bilimsel bir sohbetin içinde adeta katman katman ilerledim. Zaman...
30/04/2026

“Bilinç yaşamda aranmalıdır.”

Dün akşam, derinliği olan bilimsel bir sohbetin içinde adeta katman katman ilerledim. Zaman zaman durup düşündüm, zaman zaman nefesimi tutup dinledim… ve en çok da umutlandım.

Türker Kılıç hocamız; beyin, zihin, kültür ve bağlantısallık üzerine kurduğu perspektifle bilimi merkeze alarak “yaşamı” yeniden düşünmeye davet ediyor.

Zihnimde en çok yer eden vurgularından biri şuydu:
“Beyin hücreleri tek başına bilinç üretmez.
Bilinç, nöronlar arasındaki bağlantıların ürünüdür.”

Bu bakışı, yaşamın içinden çok güçlü bir metaforla da somutlaştırdı: karınca kolonisi.

Tek bir karınca sınırlı bilgiye sahiptir, basit kurallarla hareket eder.
Koloni karmaşık problemleri çözer, organize olur ve adeta “akıllı” bir sistem gibi çalışır.

Çünkü zeka, parçaların içinde değil; parçalar arasındaki ilişkidedir.

Bunu kendi dilimle şöyle okuyorum:
Nöron = Karınca
Bağlantılar = ilişki
Bilinç = Birlikte ortaya çıkan anlam

Ve belki de en kritik soru:
Pergelin merkezini nereye koyuyoruz?

“Ben”e mi?
Yoksa “Yaşam”a mı?

Tıpkı karıncalar gibi…
Gözümüzün önünde olan ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir gerçek var:
İlişkiler, sistemler ve bağlantılar bizi biz yapan şeyin tam merkezindeler.

Hocamızın bir başka vurgusu da bunu derinleştiriyor:
Beyin için “zihin” neyse, toplum için “kültür” odur.
Kültür; değerlerin, anlamın ve birikimin nesilden nesle aktarımıdır.

Bu yüzden içinde bulunduğumuz her yapı — kurumlar, şirketler, dernekler, STK’lar — aslında birer “koloni”dir.
Ve bu kolonilerde nasıl bağ kurduğumuz, neyi yaşattığımız ve neyi aktardığımız… geleceği belirler.

Belki de asıl sorumluluğumuz şu:
İçinde bulunduğumuz sistemlerde, sadece var olmak için değil;
anlamlı bağlar kurarak, değerleri fark ederek ve onları taşıyarak katkı sağlamak olmalıdır.

Sizce de öyle değil midir;
bütün, her zaman parçaların toplamından daha fazlasıdır.

Bu güzel bilimsel ve yaşamın içinden düşündürücü, öğretici sohbet için Türker hocamıza gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.

(Prof. Dr. Türker Kılıç; Türkiye için çok önemli değerlerden biridir. Beyin cerrahisindeki dehasıyla zihnin derinliklerini keşfeden ve beynin gizemini çözmeye adanmış çok kıymetli bir bilim insanıdır.)

 🇹🇷  Çanakkale yalnızca bir zafer değildir; bir liderliğin ve bir milletin kaderini değiştiren iradenin hikâyesidir.”Gaz...
18/03/2026

🇹🇷

Çanakkale yalnızca bir zafer değildir; bir liderliğin ve bir milletin kaderini değiştiren iradenin hikâyesidir.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu, cesareti ve liderliği bugün hala bize yol gösteren en güçlü ilham kaynaklarından biri.

Bir süre önce derneğimizle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk binasını ve ardından Anıtkabir’i ziyaret etmiştik. Koç meslektaşlarımız, öğrencilerimiz ve öğretmen adaylarıyla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı deneyim bize bir kez daha hatırlattı ki;

Gelecek, geçmişe verdiğimiz değer, birlikte kurduğumuz güçlü bağlar ve umutla büyür.

Anıtkabir’deki müzede Çanakkale Zaferi’nin canlandırmaları özellikle etkileyiciydi; her kare, Atatürk’ün liderliğini ve milletimizin direncini gözlerimizin önüne bir kez daha serdi.
Müzedeki adeta gerçekmiş gibi his bırakan canlandırmalar, tarihimizin ne kadar büyük bir emek ve inançla yazıldığını yeniden ve derinden hissettirdi.
Her adımda, geçmişin bize bıraktığı miras daha canlı ve dokunaklı bir şekilde içimize işledi.

Bugün, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde, o ziyaretin anlamı zihnimizde daha da derinleşiyor.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. 🇹🇷

Koçluk, HR dünyasında değer üreten bir liderlik dili haline geliyor.Bu akşam CHRO100 Ödül Töreni’ndeydim.İnsan kaynaklar...
11/02/2026

Koçluk, HR dünyasında değer üreten bir liderlik dili haline geliyor.

Bu akşam CHRO100 Ödül Töreni’ndeydim.İnsan kaynakları alanında fark yaratan 100 lider sahnedeydi.

Liderleri tanımlayan cümlelerde dikkatimi çeken güçlü ortak noktalar vardı.
dinleme, empati, gelişim odağı, güven inşa etme, çalışana alan açma, “ben” değil biz “bilinci”, potansiyeli açığa çıkarma, psikolojik güvenlik yaratma, zor zamanlarda sakin kalabilme becerisi ve duygusal dayanıklılığı güçlendirme gibi kavramlar ön plana çıktı.

Bu kavramlar, koçluk yetkinliklerinin tam da özünü yansıtmaktadır.

Psikolojik güvenliğin inşa edildiği ve dayanıklılığın beslendiği kurum kültürleri, sürdürülebilir başarının da zeminini oluşturur.
Koçluk yaklaşımının HR dünyasında bu denli güçlü bir karşılık bulması da mesleğimiz adına umut verici.

Koçluk artık yalnızca bir gelişim aracı değil; liderliğin ve kurum kültürünün temel becerileri arasında yer alıyor.

Bu değerli organizasyon için Türker Baş’a ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Ödül alan tüm konukları da tebrik ediyorum.

Koçluk yaklaşımının; psikolojik güvenliği güçlendiren, dayanıklılığı besleyen ve sürdürülebilir başarıyı mümkün kılan liderlik kültürlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmesi dileğiyle.

ICF Converge 2025, koçluk dünyasının en ilham verici buluşmalarından biri olarak; farklı ülkelerden gelen koçları, düşün...
25/10/2025

ICF Converge 2025, koçluk dünyasının en ilham verici buluşmalarından biri olarak; farklı ülkelerden gelen koçları, düşünce liderlerini ve alanın öncülerini bir araya getiriyor. Aynı amaç etrafında birleşen bu kadar farklı sesin bir arada olması gerçekten büyüleyici.

Bu küresel topluluğun bir parçası olmaktan ve ICF Türkiye’yi böylesine anlamlı bir platformda temsil etmekten derin bir onur ve mutluluk duyuyorum.

Ayrıca konferansa hem profesyonel koç hem de Türkiye temsilcisi olarak katılan değerli üyemiz Vedat Erol’a özel bir teşekkür iletmek isterim. Birlikte bayrağımızı gururla dalgalandırdık, enerjimizi ve coşkumuzu tüm salona hissettirdik. 🇹🇷✨ .eroll

Önceki dönem başkanımız ve değerli üyemiz Dilek Yıldırım’ın yazarlarından biri olduğu yepyeni koçluk kitabının ilk lansmanı da bu konferansta gerçekleştirildi ve onu temsil etmekten gurur duydum.

100’den fazla koçluk profesyonelinin katkısıyla geliştirilen bu kaynak, her koçun ihtiyaç duyduğu temel yeterlilikleri, etik standartları ve mesleki mükemmeliyeti anlaması için değerli bir referans niteliği taşıyor.
——

ICF Converge 2025 stands as one of the most inspiring gatherings in the coaching world, bringing together coaches, thought leaders, and pioneers from various countries. It is truly fascinating to witness so many diverse voices united around a shared purpose.

I am deeply honored and delighted to be part of this global community and to represent ICF Turkey on such a meaningful platform.

I would also like to extend a special thanks to our esteemed member Vedat Erol, who attended the conference both as a professional coach and as a representative of Turkey. Together, we proudly raised our flag and shared our energy and enthusiasm with the entire audience. 🇹🇷✨

The conference also marked the launch of the brand-new coaching book authored by our former president and valued member Dilek Yıldırım, and I am proud to have represented it.

Developed with contributions from over 100 coaching professionals, this resource serves as a valuable reference for understanding the core competencies, ethical standards, and professional excellence that every coach needs.

Takıntılarınız Liderliğinizi Nasıl Şekillendiriyor? Güçlü Yanınız mı, Görünmez Engeliniz mi?Bir bekleme salonunda, birbi...
09/08/2025

Takıntılarınız Liderliğinizi Nasıl Şekillendiriyor? Güçlü Yanınız mı, Görünmez Engeliniz mi?

Bir bekleme salonunda, birbirinden tamamen farklı altı kişi. İlk bakışta tek ortak noktaları, randevularına gelmiş olmaları. Biraz izleyince fark ediyorsunuz: Her birinin kendi “takıntı ritüeli” var. Biri saymadan duramıyor, diğeri çizgilere basamıyor, bir diğeri palilali yapıyor. (sözlerini tekrarlamak)

Birkaç dakikalığına ekran başına oturmak isterseniz, yukarıda bahsettiğim içerik, “Takıntılar” filminden bir kesit.
(Not: Orijinal film ismi: Toc Toc)

Bu insanlar, birbirlerinin farklılıklarıyla ilk başta çatışıyor, yargılıyor, hatta zaman zaman küçümsüyorlar. Fakat zamanla, bu farklılıkların ardındaki hikâyeleri anlamaya başlıyorlar.

Filmi izlerken düşündüm; aslında hepimizin, belki de farkında bile olmadığımız küçük takıntıları var.

🫟 Üç kere “maşallah” demek…
🫟 Şeytan kulağına kurşun” diyerek tahtaya vurmak…
🫟 Kapıdan çıkarken defalarca kontrol etmek..
🫟 Masadaki kalemleri aynı hizada tutmak…
🫟 E-posta gelen kutusunu boş görmeden bilgisayarı kapatmamak…gibi gibi.

Peki, bu takıntılara sahip kişi bir de lider rolündeyse durum nasıl olur? 🧐

Liderlerde sıkça rastlanan bazı takıntılar ve bunların güçlü ve zayıf yanları şöyle sıralanabilir:

Mükemmeliyetçilik
Avantajı: Yüksek standartlar koyar, kaliteyi yükseltir.
Dezavantajı: Karar alma süreçlerini yavaşlatır, ekipte stres yaratabilir. Esnekliği zorlayabilir.

Detaycılık
Avantajı: Hataları önler, planlamada sağlamlık sağlar.
Dezavantajı: Vizyonu bulanıklaştırabilir, büyük resmi görmeyi zorlaştırır. Yenilikçi fikirlerin önünü kapatabilir.

Kontrol İhtiyacı
Avantajı: Riskleri azaltır, krizlerde düzeni korur.
Dezavantajı: Ekibin inisiyatif almasını engeller, yaratıcılığı kısıtlar.

Sizce liderlikte hangi takıntılar, güçlü yan olmaktan çok görünmez engel haline geliyor?

  .tr with .repost・・・Seylan İmre – “ICF Röportaj: Beyza Erdem balcı ile Kapak Söyleşisi”🗞 Coach Magazine Türkiye – 18. S...
04/08/2025

.tr with .repost
・・・
Seylan İmre – “ICF Röportaj: Beyza Erdem balcı ile Kapak Söyleşisi”
🗞 Coach Magazine Türkiye – 18. Sayı

ICF Türkiye Başkanı Beyza Erdem Balcı ile yapılan bu özel röportaj, koçluk mesleğinin geldiği noktayı ve geleceğini gözler önüne seriyor.
Koçlukta etki yaratmak isteyen herkesin okuması gereken bir söyleşi!

👉 www.coachmagazine.net adresinden abone olun.
📩 E-posta bültenimize katılın, gelişmelerden ilk siz haberdar olun.
💬 Görüşlerinizi bizimle paylaşın.
❤️ Beğeni ve takip ile bize destek olabilirsiniz.

İçindeki cevabı sen bulursun, bir profesyonel koç sadece o cevaba ulaşman için sana alan açar. Koçluk yönlendirme değil,...
04/08/2025

İçindeki cevabı sen bulursun, bir profesyonel koç sadece o cevaba ulaşman için sana alan açar.

Koçluk yönlendirme değil, yol açmadır. Seni yargılamadan dinler, doğru soruları sorar, düşündürür ve senin kendi cevabını bulmana yardımcı olur.

Bugün .radyo1 ‘de Günebakan programında koçluğu ve ‘yi konuştuk.

Değişim zamanının habercisidir döngüsel olarak yaşanan hep aynı krizler.. Benzer olaylarda verdiğin hep aynı tepkisel dö...
12/07/2025

Değişim zamanının habercisidir döngüsel olarak yaşanan hep aynı krizler..
Benzer olaylarda verdiğin hep aynı tepkisel döngün ne?
Bunu keşfetmeye olan merakını çağıralım mı?

Address

River Plaza, Büyükdere Cad. Bahar Sok. No:13 Kat:6, 34394 Levent / İstanbul
Istanbul
34394

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Beyza Erdem Balcı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Beyza Erdem Balcı:

Share