E-Denet Mali Müşavirlik

E-Denet Mali Müşavirlik Vizyonumuz:
Yenilikçi ve dinamik anlayışımızla "değer" eksenli bir kurumsal yapı olarak mesleğimizde öncü ve örnek olmak.

İŞİNİZ BİZİMLE GÜVENDE

Edenet Mali Müşavirlik, 2012 yılında SMMM, Bağımsız Denetçi Engin SOĞANCI tarafından kurulmuştur.

“Dinamizm ve sürdürülebilir müşteri odaklılık” her zaman önceliğimiz olmuştur. Günceli yöneten, geleceği sistematize eden, özgün hizmet anlayışıyla her zaman yanınızdayız. VİZYONUMUZ
Yenilikçi ve dinamik anlayışımızla "değer" eksenli bir kurumsal yapı olarak mesleğimizde öncü

ve örnek olmak. MİSYONUMUZ
Meslek ahlakı, şeffaflık, dürüstlük, gizlilik ve disiplin ilkelerimizden asla ödün vermeden siz müşterilerimizin soru ve sorunlarını kendi sorunlarımız bilerek, bizlere emanet ettiğiniz şirketleriniz için güvenilir, yüksek kaliteli butik hizmet üretmek ve sınırsız müşteri memnuniyeti için beklentilerin ötesinde çözüm odaklı hizmet sunmaktır.

01/06/2026

Kurumlar Vergisi beyannamesi verdikten sonra basiniza her an gekebilecek ve izahat istenecek 10 hayati konu;

1- 131 hesap bakiye veriyorsa adat hesaplamasi ve adat faturasi istenebilir.

2- İndirimli kurumlarda YTB vergi indirim oranini asan indirimli kurumlar vergisi orani varsa izahat istenebilir. (YTB de oran %10 ama siz %12 yaptiysaniz)

3- Tasinmaz satis kazanci istisnasindan yararlandiysaniz; tapu devir, tapu ilk alim ve son satim belgeleri istenebilir.

4-654 Şüpheli karsilik gideri ayirdiysaniz dava veya icra kagidi istenebilir.

5- Ar-Ge indirimi yaptiysaniz, Ar-Ge projesinin tamamlanip tamamlanmadigina iliskin resmi belge istenebilir. 263 hesaba amortisman ayirmaya basladiysaniz bunun dayanagi belge istenebilir.

6- Ozkaynaklari asan KVYK ve UVYK varsa finansman giderinin hesaplanmasina iliskin tablo istenebilir..

7- 100 kasa hesabinin muavin hareketi, cironun %30 u kadarsa izahat istenebilir.

8- Ilk 4 donem stopaj yoluyla kesilen ve indirim konusu yapilan vergiler, banka stopaj kayitlariyla uyusmuyorsa izahat istenebilir.

9- Hisse degisimi satirini tikladiysaniz basili hisse senetleri dahil tum bilgi ve belgeler istenebilir.

10- Tasinmaz satip cikan kari özel fona aldiysaniz, özel fona alma kararrina iliskin karar defteri istenebilir.

01/06/2026

TEKNOPARK VERGİ İSTİSNALARINDA EN ÇOK TARTIŞILAN 4 KONU

Teknopark uygulamalarında son dönemde en çok tartışılan konuların başında; gayri maddi hak ayrıştırması, nexus oranı ve istisna kazanç hesaplamaları gelmektedir.

1-Proje Tamamlanmadan Seri Üretim Faturası Kesilmesi

Teknopark kazanç istisnası, Ar-Ge projesi sonucunda ortaya çıkan gayri maddi haklardan elde edilen kazançlara yöneliktir. Bu nedenle proje tamamlanmadan kesilen seri üretim faturalarının istisna kapsamında değerlendirilmesi tartışmalıdır. Bir görüşe göre bu gelirler erken dönem ticari kazanç niteliğindedir ve istisna kapsamına girmez. Ancak uygulamada proje bazlı değerlendirmeler de yapılmakta olup konu halen gri alanlardan biridir. Yazılım teslimlerine ilişkin faturalar KDV istisnasından yararlanabilir. Buna karşılık, gelecekteki teslimlere yönelik avans veya ön ödeme niteliğindeki faturalar için genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekir. Dolayısıyla kesilen fatura, çalışan bir yazılım modülü teslimiyse KDV istisnası (Geçici Md. 20) uygulanabilir; ancak gelecekteki ürün için bir "avans/ön ödeme" niteliğindeyse genel oranda KDV hesaplanmalıdır.

2-Nexus Oranı (Nitelikli/Toplam Harcama) Hesaplaması

Nitelikli harcama/toplam harcama oranının yalnızca cari yıl verileriyle hesaplanması yanıltıcı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle proje başlangıcından itibaren yapılan tüm nitelikli ve toplam harcamaların kümülatif olarak dikkate alınması, OECD Nexus yaklaşımının da ruhuna daha uygun görünmektedir. Bulunan kümüle oran, ilgili dönemdeki gayri maddi hak kazancına uygulanır.

3- Gayri Maddi Hak Ayrıştırmasının Personel İstisnasına Etkisi

Ücret istisnasında temel kriter; personelin bölgede bulunması ve Ar-Ge, tasarım veya yazılım faaliyetlerinde fiilen görev almasıdır. Kazancın ne kadarının gayri maddi hak kapsamında kaldığı, tek başına ücret istisnasını etkilemez. Ücret istisnası (Gelir Vergisi ve Damga Vergisi) ile gayri maddi hak kazanç istisnası farklı şartlara bağlıdır. Temel kriter; personelin bölgede ve projede fiilen çalışmasıdır. Kazancın bir kısmının gayri maddi hak dışı kalması, o projede fiilen Ar-Ge yapan personelin hakkını ortadan kaldırmaz.

4- Teknopark Zararlarının Mahsubu

İstisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların, istisna dışı kazançlardan indirilmesi mümkün değildir. Ancak bu zararlar, ilerleyen dönemlerde elde edilecek Teknopark kapsamındaki istisna kazançların hesaplanmasında dikkate alınabilir. Zira istisna rejimlerinin temel mantığı, net istisna kazancın doğru şekilde belirlenmesidir. KVK Md. 5/3 uyarınca istisna zararları, vergiye tabi diğer kazançlardan indirilemez. Ancak Danıştay kararları ve güncel tebliğler ışığında, Teknopark zararları, sonraki yıllarda yine sadece Teknopark kapsamındaki istisna kazançlardan (kendi içinde) mahsup edilebilir.

30/04/2026

Herkes Hizmet ihracatında vergi indiriminin %100 çıkartıldığını konuşsa da aslında teknik olarak vergi yükünde bir değişiklik olmadığını fark etmemiz gerekiyor. ⚠️⚠️

Zira kurumlar vergisi oranı %25, KVK 10/ğ kapsamında istisnadan faydalanan mükelleflerin vergi yükü, istisnanın %80 olduğu dönemde %5 orana tabi olması gerekirken,
KVK32/C Asgari kurumlar nedeniyle %10 vergi ödüyorlar şimdi istisna %100 olduğunda vergi yükü sıfır olması gerekirken yine asgari kurumlardan dolayı %10 vergi ödeyecekler 🧐dolayısıyla bu durumu mükelleflerin bilmesinde fayda var📍

📌Şayet gerçekten bir istisna uygulanmak isteniyorsa asgari kurumlar vergisinin de istisna tutulması gerekir…

Not: Gelir Vergisi mükellefleri asgari vergiden muaflar. Dolayısıyla bu durum gelir vergisi mükellefleri açısından ciddi avantaj sağlayacaktır. Ancak kurumlar vergisi mükellefleri açısından istisna artması bir şey değiştirmeyecek yine %10’u ödeyecekler.

30/04/2026

Bugünkü resmi gazetedeki 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı mükellefler lehine çok ciddi vergi avantajları sağlamıştır.
Eski ve yeni durumun özeti:
1. Yurtdışına Verilen Hizmetlerden Elde Edilen Kazançlarda İndirim (Hizmet İhracı)
(GVK Madde 89/13 ve KVK Madde 10/1-ğ)
• Önceki Durum: Türkiye'de yerleşik kişi ve kurumların yurtdışındaki firmalara verdiği mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, veri işleme ve sağlık gibi hizmetlerden elde ettikleri kazançların %80'i beyanname üzerinden indirilebiliyordu.
• Yeni Durum: Yeni kararla bu indirim oranı %100'e çıkarılmıştır.
2. Yurtdışı İştirak Kazançları İstisnası (Şirketlerin Yurtdışı Ortaklıkları)
(KVK Madde 5/1-b)
• Önceki Durum: Kanunun önceki düzenlemelerinde yurt dışı iştiraklerinin en az %50 sermaye payına sahip olunması durumunda elde edilen kazancın %50'si istisna ediliyordu
• Yeni Durum: İştirak edilen yurt dışı şirket sermayesinin sadece %20'sine sahip olunması, istisnadan faydalanmak için yeterli görülmüş ve uygulanacak istisna oranı %80 gibi çok yüksek bir seviyeye çekilmiştir.
3. Gelir Vergisi Mükellefleri İçin İştirak Sermayesi Şartı
(GVK Madde 22/4)
• Önceki Durum: GVK 22. maddede kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki kurumların ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip olunması halinde bu kurumlardan elde edilen, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarının yarısı gelir vergisinden istisnaydı.
Yeni Durum: Bir gerçek kişinin, ilgili iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %20'sine sahip olması şartı getirilmiştir.

Bu karar 1.1.2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanabilir.

16/04/2026

100 Kasa (Adat) incelemelerinde kritik bir nokta: Varsayım yetmez, ispat gerekir.

Son dönemde sıkça karşılaşılan bir durum:
Yüksek kasa bakiyesi → “Ortağa kullandırıldı” varsayımı → Adat faizi → Cezalı tarhiyat.

Ancak yargı ne diyor?

📌 Takdir komisyonu transfer fiyatlandırması incelemesi yapamaz.
Bu tespit, teknik vergi incelemesi gerektirir.
📌 Sadece kasa bakiyesinin yüksek olması yeterli değildir.
İdarenin, paranın ortaklara kullandırıldığını somut delillerle ispatlaması gerekir.
📌 Varsayıma dayalı tarhiyat hukuka aykırıdır.
Danıştay kararlarında açıkça: “Somut tespit olmadan yapılan tarhiyat geçersizdir.”
📌 Faiz hesaplamasında da keyfilik olmaz.
Emsal ve doğru faiz yöntemi kullanılmadan yapılan adat hesapları geçersiz sayılabilmektedir.
📌 Düzeltme beyannamesi verilmişse, bu durum idareye sınırsız ek tarhiyat yetkisi vermez.

⚖️ Sonuç:
100 Kasa kaynaklı adat incelemelerinde,
👉 Yetki
👉 İspat
👉 Yöntem

📚 Kaynakça (Seçme Kararlar):
• Danıştay 4. Daire, E:2016/14128, K:2020/4908
• Danıştay 4. Daire, E:2016/11948, K:2021/3574
• Danıştay 9. Daire, E:2022/2277, K:2023/4485
• Danıştay 3. Daire, E:2023/5354, K:2024/6719

08/04/2026
29/01/2026

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-ğ maddesine göre (Aynı zamanda Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/13 maddesine göre) Türkiye’den yurt dışına verilen bazı hizmetler üzerinden elde edilen kazancın % 80’i beyanname üzerinde indirim konusu yapılabilecektir.

Söz konusu indirimden yararlanmak için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar Kanunda ve Tebliğde açıkça sayılmış olmakla birlikte indirim tutarının nasıl hesaplanacağına yönelik Tebliğde herhangi bir örnek bulunmamaktadır.

Öncelikle belirtmek isterim ki söz konusu indirim hasılat üzerinden değil kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.

İndirim kapsamındaki faaliyetler nedeni ile elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeni ile gerçekleştirilen maliyetler düşüldükten sonra bulunan kazancın % 80’i beyanname üzerinde indirim konusu yapılabilecektir.

Tebliğde konuya ilişkin aşağıdaki açıklama bulunmaktadır:

Ø İndirim kapsamında kabul edilen faaliyetler ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde, indirim uygulanacak kazanca ilişkin hasılat, gider ve maliyet unsurlarının ayrı olarak tespit edilmesi esastır.

Ø Gider ve maliyet unsurlarının ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespitinin mümkün olmadığı hallerde ise müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılata oranı esas alınarak dağıtılacaktır.

Ø İndirim kapsamında kabul edilen faaliyetler ile bu kapsamda değerlendirilmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir.

Ø Hangi işte ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar ise, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.

Bu açıklamalara göre münhasıran indirim kapsamındaki faaliyetler ile iştigal eden mükellefler kazancı daha kolay hesaplayacaktır.

Diğer faaliyetleri olan mükellefler ise uygun bir dağıtım anahtarı ile indirim kapsamındaki kazancı belirleyecektir.

Söz konusu işler yurt dışına düzenlendiği için kur farkı gelirleri ortaya çıkacaktır. Alacağın tahsilinin gerçekleştiği döneme kadar oluşan kur farklarını da indirim kapsamında kazanç olarak değerlendirmek doğru olacaktır.

Nitekim GİB geçtiğimiz günlerde vermiş olduğu bir özelgede alıcılar hesabının değerlenmesi sonucu oluşan kur farklarını teknokent kazanç faaliyeti kapsamında değerlendirmişti ve söz konusu kur farkı kazancının da istisna olması gerektiğini belirtmişti.

Bankada yer alan hesapların değerlenmesi sonucu oluşan gelirler, faiz gelirler ve diğer olağan dışı gelirler ana faaliyet kapsamında olmadığı için indirim kapsamındaki kazanç olarak değerlendirilmemelidir.

Söz konusu indirimin doğru olarak uygulanabilmesi için hasılat ve maliyet kalemlerinin niteliğine dikkat edilmeli, bu niteliğe göre işlem yapılmalıdır.

TGB MUHASEBESİ – ANA KONTROL ALANLARITüm sistemi 6 ana başlıkta kontrol ederiz: 1. Proje 2. Gelir 3. Personel 4. Gider 5...
28/01/2026

TGB MUHASEBESİ – ANA KONTROL ALANLARI

Tüm sistemi 6 ana başlıkta kontrol ederiz:
1. Proje
2. Gelir
3. Personel
4. Gider
5. KDV
6. Beyan & dosya

TEKNOPARK VE AR-GE UYGULAMALARINDAGİDER SINIFLANDIRMASI, BELGELENDİRME VE DENETİM RİSKLERİ⸻GİRİŞAr-Ge ve Teknopark uygul...
28/01/2026

TEKNOPARK VE AR-GE UYGULAMALARINDA

GİDER SINIFLANDIRMASI, BELGELENDİRME VE DENETİM RİSKLERİ



GİRİŞ

Ar-Ge ve Teknopark uygulamalarında en yaygın hata, faaliyetin kendisinden değil,
faaliyetin muhasebe, belge ve sınıflandırma kurgusundan kaynaklanmaktadır.

Vergi incelemeleri ve Teknopark denetimlerinde, teknik olarak doğru yürütülen birçok Ar-Ge faaliyeti;
yanlış gider yazımı, yetersiz belge bağlantısı veya hatalı zaman yönetimi nedeniyle
kısmen veya tamamen reddedilebilmektedir.


1️⃣ GELİR – GİDER YANLIŞ SINIFLANDIRMASI

🔴 Sorun

Ar-Ge dışı nitelikteki giderlerin, Ar-Ge faaliyeti kapsamında değerlendirilerek
vergisel avantajlardan yararlandırılması sık karşılaşılan bir risktir.

Bu durum özellikle;
• Genel yönetim giderleri
• Satış / pazarlama giderleri
• İdari personel maliyetleri

üzerinden ortaya çıkmaktadır.

⚖️ Kanuni Dayanak
• 5746 sayılı Kanun md. 3
• 4691 sayılı Kanun md. 5
• Kurumlar Vergisi Kanunu md. 10/1-a
• Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik

Mevzuata göre;

Sadece doğrudan Ar-Ge faaliyeti ile ilgili giderler teşvik kapsamında değerlendirilir.

🔍 Denetim Bakışı

Denetim birimleri şu soruları sorar:
• Bu gider olmasaydı Ar-Ge faaliyeti yine yürütülebilir miydi?
• Gider, faaliyetin zorunlu girdisi mi, yoksa dolaylı bir maliyet mi?

Cevap net değilse, gider reddedilir.

✅ Doğru Uygulama (Aksiyon)
• Ar-Ge giderlerini tek tek gözden geçir
• Şüpheli kalemleri geçici olarak kapsam dışına al
• Ortak giderler için objektif dağıtım anahtarı belirle
• Gider–faaliyet ilişkisini yazılı olarak gerekçelendir



2️⃣ ORTAK GİDER DAĞITIMI

🔴 Sorun

Kira, elektrik, su, yazılım, internet gibi ortak giderler;
çoğu zaman keyfi oranlarla Ar-Ge projelerine dağıtılmaktadır.

⚖️ Kanuni Dayanak
• Vergi Usul Kanunu md. 3/B (İspat)
• Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Ar-Ge Bölümü)

Dağıtım anahtarının mantıklı, süreklilik arz eden ve savunulabilir olması gerekir.

🔍 Denetim Bakışı

Denetim şunu test eder:
• Aynı yöntem her ay uygulanıyor mu?
• Dağıtım anahtarı faaliyeti gerçekten yansıtıyor mu?

Bir ay kişi sayısı, bir ay metrekare esas alınmışsa → risk.

✅ Doğru Uygulama (Aksiyon)
• Mantıklı ve savunulabilir dağıtım yöntemi belirle
(personel sayısı, süre, alan vb.)
• Yöntemi yazılı hale getir
• Her ay aynı yöntemi uygula ve belgele



3️⃣ BELGELER ARASI KOPUKLUK

🔴 Sorun

Faaliyet raporu, proje dosyası ve zaman kayıtları
birbirini desteklemiyor, hatta çelişiyor olabilir.

⚖️ Kanuni Dayanak
• 4691 sayılı Kanun
• Ar-Ge Yönetmeliği md. 6 ve 7
• VUK md. 253–256 (Belge Saklama & İbraz)

🔍 Denetim Bakışı

Denetim, belgeleri bütün olarak inceler:
• Faaliyet raporunda anlatılan iş,
• Saat çizelgesinde görünen çalışma,
• Muhasebe kaydındaki gider

birbiriyle örtüşmüyorsa faaliyet reddedilebilir.

✅ Doğru Uygulama (Aksiyon)
• Belgeler arası referans numarası oluştur
• Aynı terminolojiyi kullanan standart şablonlar hazırla
• Belgeleri sonradan değil, gerçek zamanlı üret



4️⃣ SAAT ÇİZELGESİ – BORDRO UYUMSUZLUĞU

🔴 Sorun

Personelin Ar-Ge için çalıştığı saatler ile,
bordro kayıtlarında görünen süreler örtüşmemektedir.

⚖️ Kanuni Dayanak
• 5746 sayılı Kanun md. 3
• SGK Mevzuatı
• VUK md. 3/B

🔍 Denetim Bakışı

Denetim için saat çizelgesi:

“Niyet beyanı” değil, mali bir belgedir.

Sapma varsa personel maliyeti reddedilir.

✅ Doğru Uygulama (Aksiyon)
• Saat çizelgesi ile bordroyu birebir karşılaştır
• Sapmaları tespit et ve kalıcı çözüm üret
• Standart bir saat kayıt formatı oluştur



5️⃣ FAALİYET – PROJE AYRIMI

🔴 Sorun

Ar-Ge ile rutin faaliyetler net şekilde ayrılmamıştır.
Aynı iş hem Ar-Ge hem ticari faaliyet olarak gösterilebilmektedir.

⚖️ Kanuni Dayanak
• 4691 sayılı Kanun md. 3
• OECD Frascati Kılavuzu
• Ar-Ge Yönetmeliği

🔍 Denetim Bakışı

Denetimin temel sorusu:

Bu faaliyet teknik belirsizlik içeriyor mu?

Cevap net değilse Ar-Ge sayılmaz.

✅ Doğru Uygulama (Aksiyon)
• Ar-Ge kapsamında yürütülen faaliyetleri yazılı olarak tanımla
• Rutin işler için ayrı başlık oluştur
• Her proje için
“Bu iş neden Ar-Ge?” gerekçesini dosyaya ekle



SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Ar-Ge ve Teknopark riskleri;
çoğu zaman bilerek yapılan hatalardan değil,
sistem kurulmamasından kaynaklanır.

Doğru yaklaşım;
• Teşvik odaklı değil,
• Denetim dayanıklılığı odaklı bir yapı kurmaktır.

Ar-Ge avantajı şans işi değil, doğru sistem kurma işidir.

26/01/2026

TEKNOKENTLERDE ŞİRKET ORTAKLARINA ÖDENEN ÜCRETLER

Stopaj Teşviki, Maaş – Huzur Hakkı Ayrımı ve İncelemede İspat Meselesi

Teknokentlerde faaliyet gösteren şirketlerde en çok karşılaştığım, en çok da yanlış uygulandığını gördüğüm konulardan biri şudur: Şirket ortağı, teknokent projesinde fiilen çalışıyorsa kendisine vergisiz ücret ödenebilir mi?

Cevap net: Evet, mümkündür.

Ama her “mümkün” olan şey gibi bunun da çok net şartları, çok net bir hukuki çerçevesi ve en önemlisi olası bir vergi incelemesinde yalın şekilde ispat edilmesi gereken belgeleri vardır.

Ben bu yazıda “olur mu?” sorusundan çok, “İnceleme geldiğinde nasıl savunulur?” sorusuna odaklanacağım.

1. Temel Kural: Şirket Ortağı da Çalışan Olabilir

Önce şu yanlış algıyı düzeltelim:

“Şirket ortağı teknokentte çalışamaz.”

Bu tamamen yanlış bir kabuldür.

Eğer şirket ortağı;

Bölgede yürütülen Ar-Ge, yazılım veya tasarım projesinde görev alabilecek yetkinliğe sahipse,
Bu yetkinliği destekleyen bir eğitim geçmişi ve diploması varsa,
Fiilen proje kapsamında çalışıyorsa,

o kişi şirket ortağı olmasına rağmen teknokent mevzuatı kapsamında ücretli çalışan kabul edilebilir.

Burada kilit kelime şudur: Fiilen çalışma

2. “Fiilen Çalışma” Nasıl İspat Edilir?

Vergi incelemelerinde kimse sizin niyetinize bakmaz. Belgeye bakar.

Bu nedenle şirket ortağının proje kapsamında çalıştığını ispatlayan unsurlar şunlardır:

Kart okuma kayıtları
Bölge içerisinde geçirilen süreler
Proje bazlı görev tanımları
Uzaktan çalışma varsa, Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında uzaktan çalışma kayıtları
Proje dokümanlarında yer alan rol ve sorumluluklar

Şunu açıkça söyleyeyim:

“Ortak ama yazılımcı” demek yetmez. O yazılımı yaptığını göstermek zorundasınız.

3. Maaş mı, Huzur Hakkı mı? En Kritik Ayrım

Şirket ortaklarının burada en çok düştüğü hata şudur: Teknik çalışma karşılığı alınan ücreti “huzur hakkı” sanmak.

Huzur hakkı nedir? Teknik tanımıyla:

Belli bir konuyu görüşmek üzere toplanan bir kurulun üyelerine, bu görevleri nedeniyle verilen paradır.

Yani;

Yönetim kurulu toplantısına katılmak
Şirketin idari işlerini yürütmek
Karar alma süreçlerinde bulunmak

Huzur hakkıdır.

Ama;

Kod yazmak
Yazılım mimarisi kurmak
Ar-Ge faaliyeti yürütmek
Tasarım geliştirmek

Bu huzur hakkı değildir. Bu maaştır.

Bu ayrımı doğru yapmazsanız, stopaj teşviki de doğru uygulanmaz.

4. Anonim Şirketlerde Mutlaka Genel Kurul Kararı

Burada çok net konuşuyorum.

Anonim şirketlerde, yönetim kurulu üyesi aynı zamanda şirket ortağıysa ve kendisine maaş ödenecekse, bu ücret:

Ancak ve ancak genel kurul kararıyla belirlenebilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 407 ve 408. maddeleri bu konuda tartışmaya yer bırakmaz.

Genel kurul;

Yönetim kurulu üyelerinin Ücretlerini Huzur haklarını İkramiye ve primlerini

belirlemekle yetkili tek organdır.

Genel kurul;

Yürütme organı değildir
Sürekli çalışan bir yapı değildir
Ama hakimiyet sahibidir

Dolayısıyla teknopark projesinde fiilen çalışan yönetim kurulu üyesine ödenecek ücret, mutlaka genel kurulda karara bağlanmalıdır.

5. Limited Şirketlerde Durum

Şirket türü Limited Şirket ise, müdürler açısından da benzer bir yaklaşım gerekir. Ancak burada uygulamada müdürler kurulu / ortaklar kurulu kararları yeterli kabul edilmektedir.

Özetle:

Şirket türüne göre doğru karar mekanizması kurulmadan yapılan ödemeler, teknik olarak ne kadar doğru olursa olsun risklidir.

6. Örnek Karar Metni (İncelemeye Dayanıklı)

Uygulamada kullanılabilecek örnek bir karar metni şöyle olabilir:

ÖRNEK GENEL KURUL / YÖNETİM KURULU KARARI (Kriterlere Uyumlu Metin)

KARAR NO: … KARAR TARİHİ: … / … / 2026 TOPLANTI YERİ: …

Şirketimizin Teknopark İstanbul bünyesinde yürütmekte olduğu “………………” isimli 1907 STB kodlu yazılım projesi kapsamında, şirket ortaklarımızdan aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan Sn. Aziz Yıldırım’ın;

Ar-Ge/Yazılım/Tasarım faaliyeti kapsamında projede görev alabilecek bilgi, birikim ve yetkinliğe sahip olduğu, bu yetkinliğinin ilgili alandan mezuniyet diploması ile tevsik edildiği,
Proje kapsamında görevlerinin fiilen yürütüleceği, bu fiili çalışmanın Teknopark giriş-çıkış kayıtları (kart okuma), bölge içinde geçirilen süreler, dışarıda geçirilen süre kayıtları ve/veya yürürlükte bulunan mevzuat/ilgili Cumhurbaşkanı Kararı çerçevesinde uzaktan çalışma kayıtları ile belgelendirileceği,
Proje kapsamında icra edeceği görevlerin teknik çalışma (yazılım geliştirme/analiz/tasarım/test vb.) niteliğinde olduğu, bu kapsamda kendisine yapılacak ödemenin “huzur hakkı” değil ücret/maaş ödemesi olduğu; huzur hakkının ise yalnızca şirketin idari ve yönetimsel faaliyetlerine ilişkin kurul/organizasyon görevleri nedeniyle ayrıca belirlendiği,

hususları dikkate alınarak;

Sn. Aziz Yıldırım’a;

Proje kapsamındaki teknik görevleri karşılığında aylık brüt 660.600 TL ücret ödenmesine (2026 yılı brüt asgari ücretinin 20 katı esas alınarak belirlenmiştir),
Şirketin idari faaliyetleri ve yönetim kurulu görevi kapsamında ayrıca aylık brüt 66.060 TL huzur hakkı ödenmesine (2026 yılı brüt asgari ücretinin 2 katı esas alınarak belirlenmiştir),

oy birliğiyle karar verilmiştir.

İşbu kararda yer alan tutarların belirlenmesinde, ilgili mevzuat çerçevesinde teknopark/Ar-Ge stopaj teşviki uygulama şartlarının sağlanması, ayrıca kurumlar vergisi yönünden emsallere uygunluk ve örtülü kazanç dağıtımı riskinin gözetilmesi esas alınmıştır.

İmza:

Burada önemli olan rakamdan çok ayrımın doğru yapılmış olmasıdır.

7. Örtülü Kazanç Dağıtımı Riski Unutulmamalı

Şunu da net söylemek gerekir:

Şirket ortaklarına ve yöneticilere ödenen yüksek tutarlı ücretler Kurumlar vergisi açısından örtülü kazanç dağıtımı riski taşır.

Bu nedenle;

Ücret belirlenirken
Piyasa koşulları
Emsal ücretler
Projedeki gerçek katkı

mutlaka dikkate alınmalıdır.

Stopaj teşviki uygulanıyor olması, her riskin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

8. Gelir Vergisi Kanunu 86 – Beyanname Gerçeği

Önemli ama genelde gözden kaçan bir konuya da özellikle dikkat çekmek istiyorum.

2026 yılı için;

Tek işverenden 5.300.000 TL’yi aşan ücret geliri
Birden fazla işverenden ikinci ve sonraki işverenlerden 400.000 TL’yi aşan ücret geliri
Toplamda 5.300.000 TL’yi aşan ücret geliri

olanlar, 1 Mart – 2 Nisan 2027 arasında yıllık beyanname vermek zorundadır.

Burada kritik nokta şudur:

Stopaj teşvikiyle yıl içinde terkin edilen vergiler, beyanname üzerinde ödenmiş vergi gibi düşülür.

Yani sadece ücret geliri varsa, ilave vergi çıkmaz.

9. 40 Kat Ücret Uygulaması – Gerçek Etki

Örnekle somutlaştıralım:

2026 brüt asgari ücret: 33.030,00 TL
40 katı: 1.321.200 TL / ay

Yıl içinde kademeli uygulandığında toplam ücret 15.854.400 TL’ye kadar çıkabilir.

Bu durumda:

Beyanname verilir
Ama stopaj teşviki nedeniyle Ek vergi ödeme zorunluluğu doğmaz (sadece ücret geliri varsa).

10. Son Söz

Özetle şunu söylüyorum:

Teknoparklarda şirket ortakları da maaş alabilir
Maaş – huzur hakkı ayrımı doğru yapılmalıdır
Şirket türüne göre doğru karar organı çalıştırılmalıdır
Fiili çalışma mutlaka belgelenmelidir
Örtülü kazanç riski göz ardı edilmemelidir

Doğru kurgu, doğru belge ve doğru kararlarla; teknopark teşvikleri gerçek anlamda avantaja dönüşür.



Güven AYYILDIZ

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Ar-Ge ve Teknokent Uzmanı

Address

Cevizli Mah. Tansel Cad. Bulut Plaza
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 13:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when E-Denet Mali Müşavirlik posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to E-Denet Mali Müşavirlik:

Share