Beyaz Fikirler

Beyaz Fikirler Küçük ve Orta Ölçekli Şirketlere Yönetim Danışmanlığı Yönetim Kurulunun olması iktidarın, kurul üyelerine dağıtılması demek değildir. NEYİ YAPAR? Taraf tutmaz.

ŞİRKETİNİZ İÇİN PROFESYONEL YÖNETİM KURULU ÜYESİ TEKLİFİ

KONU : Şirketiniz bünyesinde, Profesyonel Yönetim Kurulu Üyesi ile birlikte Yönetim Kurulu Oluşturulması önerisi

GENEL DURUM : Ülkemizde Küçük ve Orta Büyüklükteki Şirketler, genellikle kurucularının/ortaklarının tek başlarına aldıkları kararlarla yönetilmektedir. Bu bir yönüyle şirkete manevra üstünlüğü sağlar gibi görünmekle birlikte,

bir süre sonra şirket sahibinde işyeri körlüğüne, ciddi yıpranmalara ve zihinsel yorgunluklara neden olmaktadır. Günümüzde birçok girişimcinin erken yaşlarda çeşitli psikolojik ve fizyolojik sağlık sorunları ile karşılaşması, iş yaşamının taktik ve stratejik unsurlarına göre tek başına karar almada yaşanan stres ve zihinsel yıpranmaların sonucudur.

ŞİRKETLERDE KARAR VERME SÜRECİNDE TAKIM YAKLAŞIMI:
Diplomalı olarak hem Yönetim Danışmanı, hem de Türkiye Satranç Federasyonu Resmi Antrenörü olarak gözlemimiz, “Olayları Analiz etmek ve Karar Vermek” çok ciddi bir performans isteyen iş olduğu yönündedir. Öyle ki, profesyonel satranç sporcularının katıldıkları 10 günlük yoğun satranç turnuvalarından, sadece çok yoğun zihinsel aktivite ile doğru karar verme çabası sonucu olarak kilo kaybetmeleri normal karşılanmaktadır. Bu kapsamda tarih boyunca tüm akıllı yöneticiler, kurumsal durumlarını analiz ederken ve ardından karar alırken mutlaka yönetim kurulları aracılığı ile süreci yürütmüşlerdir. Yönetim Kurullarında sıklıkla görülen durum, Yönetim Kurulu Başkanının tüm üyelerin serbest tartışma ortamında görüşlerini ifade etmelerinden sonra, son değerlendirmeyi yaparak kararları almasıdır. Yönetim Kurulu Başkanı, kurula seçtiği üyelerin görüşlerini çekinmeden söylemeleri için teşvik etmeli, her görüşü önceki deneyimlerinin ön yargısı ile yaklaşmadan tüm dikkati ile dinlemelidir. Yönetim Kurulu Başkanı, genellikle oylama sonucundaki kararı uygulayacağı gibi, bazen de tek başına kurul üyelerinden farklı düşünse bile, bir lider olarak diğer üyelerin göremediği bir noktayı gördüğüne inanıyorsa, kendi görüşünü uygulayabilir. KÜÇÜK ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU OLUŞTURULMASI
Sadece büyük şirketlerde, holdinglerde yönetim kurulları olduğu, küçük şirketlerde ise şirket sahibinin işlerin anlık keyfi kararlarla yürütüldüğü izlenimi, toplumumuzda yaygın olmakla birlikte, küçük şirketlerin bir yönetim kurullarının olması kesinlikle bir “lüks” değildir.
Örneğin 5 kişilik çalışanı olan bir şirketin yönetim kurulu Şirket sahibi, Şirket Sahibinin Eşi veya en büyük evladı, en kıdemli şirket çalışanı (en becerikli veya en çalışkanı tespit etmek kurum içinde huzursuzluk oluşturabileceği için en kıdemliyi tercih ediyoruz.) ve şirket dışından profesyonel bir yönetim kurulu üyesi ile 5 kişiden oluşabilir. KÜÇÜK ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULUNUN YAPISI
Burada şirket sahibinin eşinin ve yetişkin bir çocuğunun yönetim kurulunda olması, başkanın yaşadığı zorlukları “para kazanmanın ailenin tahmin ettiğinden çok daha zor olduğunu” göstermesi açısından çok önemlidir. Akşam eve düşünceli gelen bir “patronun” yaşadığı sorunları “neyin var?” diye soran ev halkına anlatması ayrı bir “dert”tir ve önerilen bu yapı bu derdin azalmasına katkıda bulunacaktır. Evrensel Prensip, “hiçbir kimse bir yere sahibi kadar özenle, sürekli konsantre olamaz” . Bu açıdan da iş yerini sahiplenme de şirketin sahibi olan Baba; şirketi %100, eşi %80, oğlu (ya da kızı) da %60 sahiplenebilir denilirse çok da yanlış olmaz. Eşi ev işlerini de düşüneceği gibi, oğlu da gerektiğinde bu işi bırakıp yurtdışında veya büyük bir holdingde genel müdür olma kariyerini aklının bir köşesinde tutacaktır. Baba bu işe %100 bağlanır çünkü bu işi sıfırdan büyütmüştür, bu işi kaybetmesi demek her şeyini kaybetmesi demektir.
“Yönetim kurulunda bulunan en kıdemli çalışan üye ise şirketine %40 oranla bağlıdır” denilebilir. Yıllardır çalıştığı ve alıştığı bu şirkette devam etmeyi, kesintisiz sürekli maaş alabilmeyi ve buradan emekli olmayı düşünür. Ancak şartlar gerektirirse pozisyon değişikliği ihtimaline karşı hazırlıklı olur. PROFESYONEL YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN İŞLEVİ
Dışarıdan gelen, muhtemelen de sektörü hiç bilmeyen profesyonel yönetim kurulu ise, şirkete %20 oranında bağlıdır. Yönetim Kurulu Toplantılarına katılan, şirkete duygusal olarak değil mantıksal olarak bakan kişidir. Tıpkı bir İşyeri Doktoru gibidir. Her ay belli günler gelir, varsa sağlık sorunlarını dinler, ani bir durum olduğunda, örneğin şirket içinde bir çalışanın başı yarıldığında, herkes o çalışana duygusal olarak yaklaşarak paniklerken, o sakince yarılan yere dikişini atar, işi bitince de o olayı orada unutarak akşam yemeğinin planını yapar. Veya Şirketin Avukatı gibidir. Şirkete gelir, hukuki sorunları inceler, gerektiğinde tereddüt etmeden bir icra işlemine başlar. Sonra o şirketten çıktığında o şirketin dosyasını zihninde kapatır. Başka şirkete gider, başka dosya açar. Profesyonel Yönetim Kurulu üyesi ise, belki şirket hekimi veya şirket avukatından daha “profesyoneldir”. Çünkü her iki meslek için “acil durumlar” olabileceği için herhangi bir zamanda telefonla bilgi alma amaçlı arandıklarında görüşme yapılabilir. Ancak Profesyonel Yönetim Kurulu Üyesi, anlık olarak akla gelen bir konuda görüş almak için arandığında, o an başka bir şirketin toplantısında veya yolda olduğunu, bu şekilde görüşmenin verimli olmayacağını, konuya konsantre olamayacağını ve şirket için hafta içi belirlenmiş saatlerde görüşmenin doğru olacağını belirtir. Ancak Profesyonel Yönetim Kurulu Üyesinin en büyük sorumluluğu, şirket toplantılarında tüm dikkati ile şirketteki gelişmeleri gözlemlemek, tam bir dinleme halinde olmaktır. Zaten ilk haftalarda genel tabloyu algılayabilmek için toplantılarda ve görüşmelerde dinleyici ALICI, gerekirse kavramak için Soru Sorucu pozisyonunda kalacaktır. PROFESYONEL YÖNETİM KURULU ÜYESİ NEYİ YAPMAZ? Bu pozisyonun şirket doktoruna benzeyen tarafı ise, “Doktor bey benim şu hastalığım var, bana şu ilacı yazın” şeklinde gelen hastalara yaklaşımı gibi, “Bizim şirketin satışları az, bize satışları artırıcı seminer verin” gibi yaklaşımlara “olur size 3 gün seminer yazıyorum” dememesidir. Profesyonel Yönetim Kurulu Üyesi bir şirketin temel işlevleri olan üretim, finans, pazarlama, satış, iletişim, halkla ilişkiler, bilgi işlem, kalite, insan kaynakları gibi temel organları muayene edip, gerekli görürse kendi müdahale eder, gerekirse de tam teşekküllü hastaneye havale eder. Gece gündüz şirketi ve işlerini düşünmez.
Şirketi uçuracak, sihirli değnek aramaz. Her konuda ahkâm kesmez. Her soruya cevap vermez.
Şirket toplantıları ve görüşmeleri öncesi bir hazırlık yapmaz. Şirketin sürekli eğitimciliğini yapmaz.
Şirketin işlerini geliştirmekten, şirkete çok satış yaptırmak için çözüm üretmekten sorumlu kişi değildir.
Şirket toplantıları için gündemi belirlemez. Böylece toplantılara önyargısız boş zihinle gelir. Gündem maddelerini Yönetim Kurulu Başkanı belirler. Toplantı öncesi ek madde belirtmek isteyen olursa, onun gündeme alınıp alınmayacağına başkan karar verir. Gerekli görürse her üye gibi Profesyonel Yönetim Kurulu üyesi de toplantı öncesi gündem maddesi eklemeyi başkana önerebilir. Profesyonel Yönetim Kurulu Üyesinin asli görevi, toplantı ve görüşme başladığı anda kendini tamamen şirkete açar, şirketten gelen tüm verileri zihnine alır ve görüşme sırasında ve sonrasında içinde oluşan görüşü ifade eder. İçinde hiçbir şey oluşmamışsa, hiçbir şey ifade etmez. Profesyonel Yönetim Kurulu Üyesinin şirkete kattığı güç, bu kadar şeyi “yapmamasından” kaynaklanmaktadır. Her görüşmede önünde oluşan resimleri yan yana koyan, dergilerdeki “aynı” iki resimdeki 7 farkı bulan kişi gibidir. Farkı eğer gerekli görürse 3. bir resim çizilmesini öneren, her iki resimden hangi unsurların 3. resimde olmasını öneren kişidir. Profesyonel Yönetim Kurulu üyesinin diğer üyelerden en büyük farkı ise, şirkete (%20’lik düzeyde) en düşük düzeyde olan bağıdır. Yönetim kurulundan ayrılmaktan bir çekincesi yoktur. Farklı kurumlardan gelir kaynakları vardır. Bu pozisyonu diğer üyelere göre en büyük “güç”tür. Çünkü kurula en zayıf bağla bağlı olduğu için, kurul içinde olası herhangi bir gruplaşma, “blok oylama” gibi durumlara katılmayacağı gibi çekinmeden gördüğünü net olarak söyler. Bloklaşmanın şirkete zarar vereceğini bilir ve olası bloklaşmayı kırmayı da görev bilir. Örneğin yönetim kuruluna gelmiş olan eş, toplantılarda “ben bilmem beyim bilir” diyorsa buna seslice itiraz eder. Ücretini başkandan alsa bile çalışanların makul isteklerinin gündeme gelmesinde çalışanlardan yana görüş bildirmekten çekinmez. Yönetim Kurulu Başkanının eğer bu kurulu göstermelik olarak kurduğunu sezerse, bu yaklaşımı kırmak için başkanla çatışmaktan çekinmez. Ve kendisinin ısrarla başkanın görüşlerini sürekli onaylayan kişi rolünü üstlenmesi istendiğini anlarsa, şirketteki saatlik geliri ne olursa olsun o kuruldan ayrılmak, onun profesyonel iş ahlakının gereğidir. Tüm sorularınız için lütfen: [email protected]

25/11/2014

Merhabalar...

10/09/2014

Address

Izmir

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Beyaz Fikirler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Beyaz Fikirler:

Share