07/10/2019
Ulus sınırlarının ötesinde bir örgütlenme tasavvuru geliştiren küreselleşmeyi, kendisini var eden ve geliştiren unsurlardan en önemlisi hiç kuşkusuz iletişim araçları ve ağları olmuştur. Küreselleşme sürecinin sınırları kaldırarak, ortak ve homojen bir dil, kültür ve toplum yaratma fikri, bireysel ve toplumsal dönüşümün itici gücü olmuş, böylece iletişim araçları yoluyla yeni bir toplum biçimine doğru yol alınmıştır. Küreselleşme ile ortaya köklü yapısal değişmede sanayi toplumu,
yerini yapısal farklar gösteren bilgi toplumuna bırakmaktadır. İnsanlar artık daha hızlı olan ve daha büyük kitlelere ulaştıran sosyal medyayı, toplumsal faaliyetlerde de kullanmaya başlamışlardır. Saniyelerin bile önemli olduğu günümüzde bir faaliyet veya etkinlik kolay bir yoldan sosyal medyada duyurulmakta ve kitleler harekete geçebilmektedir. Sosyal ağların toplumsal dinamik içinde en etkin olduğu alan elbette ki duyuru alanıdır. Bir ferdin şahit olduğu bir olayı anında sosyal paylaşım hesabında yayınlamasıyla, olaya kilometrelerce uzakta olan bireyler bile bundan haberdar olmaktadır. Ve bu haberi alan bireyler de harekete geçebilmekte ve düşüncelerini beyan edebilmektedirler. Sosyal medya her ne kadar etkin bir duyuru aracı olsa da, büyük bir insan kalabalığını bir araya getirecek ve ortada olmayan bir olayı başlatacak nitelikte değildir. Sosyal medyanın, toplumda asıl etkili olduğu alan, insanları etkileyen bir olayın yayılarak, tüm bireylerin dikkatini çekmektir diyebiliriz. Yani sosyal medya toplumsal dinamik örgüsünde yok olan toplumsal olayı ortaya çıkarmamakta ama var olan bir olayın geniş kitlelerce benimsenmesini sağlamaktadır...