16/08/2014
BİRAZ TARİHSEL ZENGİNLİKLER- PANİONİON :)
www.gunecemlak.com
Batı Anadolu da bulunan GÜZELÇAMLI, iklim ve doğal zenginlikleri nedeniyle ilk çağlardan beri çeşitli uygarlıkların varlığını sürdürdüğü yer olmuştur. Yapılan araştırmalar yöremiz ve Güneybatı Ege Kıyıları’nın en eski halklarının Karialılar ve Lelegler olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.
M.Ö. 2000’li yıllarda Hitit hakimiyeti Ege kıyıları ve yöremize kadar uzanır. Buradaki halkların Hitit baskısıyla Ege adalarını geçerek orada Miken Uygarlığını yarattığı bilinmektedir.
M.Ö. 1200 yıllardan itibaren Kavimler Göçü’nün etkisiyle Batı Ege kıyılarına Yunanistan’dan ve Ege Adaları’ndan İon toplulukları gelmiştir. İonlar buradaki Karia halkı ile egemenlik mücadelesi vererek yöremizde egemen olmuşlardır. Davutlar’ın bulunduğu yöre İonlar için her bakımdan önemli bir alandır. Buraya yakın Efes, Milet, Prien, Pigale Ania kentleri siyasi ve ticari bakımdan burayı hareketi kılmıştır. Bu önemini daha sonraki dönemlerde de sürdürmüştür.
M.Ö.6.yy.’dan itibaren Yöremizde Pers hakimiyetini ve Persler’in İonlar’la yaptıkları siyasal mücadeleyi görürüz. Persler ve İonlar arasındaki ünlü Mykale deniz savaşı (M.Ö.479) Davutlar açıklarında Dipburun önlerinde gerçekleşir. Persler’in yöredeki hakimiyeti Mekedonya Kralı İskender’in Anadolu’ya geçişine kadar sürer. Daha sonra sırasıyla yöremizde Roma ve Bizans hakimiyet dönemleri yaşanır. Emeviler’in İstanbul kuşatmaları (7.yy.) ve Haçlı seferleri (11-13.yy.) sırasında bölge yağma görür ve tahrip olur.Davutlar çevresindeki Fındık Kale ve Kurşunlu Manastır gibi dinsel ve askeri yapıtlarda bu dönemde önem kazanır.
Yöremizde ilk Türk etkinliği 1090 yılında Türk Emiri Tanrıvermiş’le kendini hissettirir. Daha sonra Çaka Bey’in İzmir adalar çevresindeki etkinliği bu yörede Türk yerleşimini arttırır. Menteşe beyinin damadı Sasa Bey 1282 yılında Efes, Tire, Kuşadası ve çevremizi Türk hakimiyetine katar. Aydınoğlu Mehmet Bey ve Umur Bey dönemlerinde bu Türk varlığı ve hakimiyeti daha da güçlenir. Yıldırım Beyazıt döneminde (1390) Osmanlı topraklarına katılan yöremiz; Türkmen, Rum, Yahudi ve Ermenilerin barış içinde yaşadıkları yer haline gelir.
Türk yerleşimi ile ilgili kesin bir tarih vermek mümkün değildir. Ancak XI.ve XIV.yy lar arasında göçebe yaşam tarzı ile başladığı ve daha sonraki dönemlerde yerleşik yaşam biçimine dönüldüğü bilinmektedir..
Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerindeki; Osmanlı – Rus Savaşı (1878), Girit İsyanı (1896), Balkan Savaşı (1911) Davutlar’ın demografik yapısında önemli değişikliklere sebep olur. Osmanlı –Rus Savaşı sonrasında yöreye Çerkezler, Girit İsyanı sonrasında Giritli Türk göçmenler, Balkan Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sonrasında Balkan göçmenleri BÖLGELERE yerleştirilirler. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yine, Kuşadası ile birlikte İzmir iline bağlı iken Aydın iline bağlanır (1957). 1992 yılından itibaren Belediyelik olur.
Davutlar 1960-1980-1990 yıllarında çeşitli nedenlerle ülkemizin çeşitli yörelerinden ciddi göçler alır. Davutlar’a yapılan göçler yörenin tarımsal olanakları ve 1983 yılından itibaren belediyelik olur.
MELİA (Arkaik Dönem Karia Kenti)
Anadolu’nun ilk halklarından Karialilara ait olan bu kent, Davutlar’ın Güney yamacında; Belen Kuyu mevkiinde, 700-800m yükseklikte kayalık bir arazi üzerindedir. 3000 yıllık bir tarihe sahip olan bu kente ait ilk kazılar.2005 yılı yaz aylarında Prof.Dr. Hans Lohmann ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalarda iki tapınak kalıntısına ulaşılmış olup; devam edecek kazılarla Anadolu’nun en eski kentlerinden olan Melia Melisa Kentine Ait Aslanbaş Kalıntısı Kenti’nin diğer yapılarına ulaşılması beklenmektedir.
Kazılar sırasında ortaya çıkarılan sütun ve başlıkları, tapınak alınlığı iki aslan başı, iki asker heykelciliği,madeni eşya, para ve çok sayıda çanak çömlek etüt edilmek üzere Aydın müzesine kaldırılmıştır.
Deniz tanrısı Posedion Güneş tanrısı Helikonios’a tapınmak için yapılmış olan tapınağın Kuzey bölümünün tamamı,Güney bölümünün bir kısmı Milet - Myus - Pirene - Efes Kolophan - Teos - Lededos - Erythrai - Klazomenai - Phokaia - Samos - Sakız Kentini kapsıyor. Panionion adında bir birlik kurulmuş kurulan bu örgüt sayesinde yalnız dünya tarihinde en parlak kültürlerini yaşamakla kalmamış aynı zamanda politik birleşmelerini de sağlamışlar. Yerleşme bölgelerininin yanısıra eski Tapınak Sütunu alanlarını genişletmişlerdir.
Tapınak Temeli
Bu kent Karia kenti olarak M.Ö 12yy’da başlayan İon göçlerine ve saldırılarına direnmiş ancak ; teslim olmak zorunda kalmıştır. İonlar buradaki tapınak hariç kentin tamamına yakınını yakıp yıkmışlardır. Buradaki tapınaklarda tohumun toprağa atılmasından önce Tanrı Pose (Deniz Tanrısı) ve Helikonios (Güneş tanrısı) için şükran törenleri düzenlemişlerdir.
Melia Kent Kazı Alanı
Melia Kent harabelerine Güzelçamlı'dan üç saatlik bir yürüyüşle ulaşmak mümkündür. Otomobil ve benzeri araçlarla da kırk dakikalık yolculuklarla ulaşılabilir.
FINDIKLI KALE (Ortaçağ Bizans Kalesi)
Fındıklı Kale Surları
Samsun Dağları’nın kuzeyinde yer alan Fındıklı Kale; Karaova, Davutlar Ovası ve Kuşadası Körfezine tamamıyla hakim bir noktada ve yaklaşık 600-700m yükseklikte, kayalık bir arazi üzerine Kayalık arazi ile bütünlük sağlayan kalenin duvarlarını uzaktan seçmek zordur.
Bizans Döneminde önem kazanan kale konum itibarıyla bakıldığında çok daha önceleri yapılmış veya kullanılmış olabileceği kanaatini uyandırmaktadır.
Ancak mevcut durumun yapı tekniği Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’da savunmaya yönelik imar çabalarını artırdığı dönemi hatırlatmaktadır.
Kale, arazinin şekline göre biçimlenen düzensiz bir plana sahiptir. Kale, batı ve kuzey tarafında teraslarla aşağıya doğru inerek 100-150 m’lik uçurumlara ulaşır.
Fındıklı Kale Surlarında Siper Yatağı
Uçurumları derin olduğu yerlerde surlara ihtiyaç duyulmamıştır. Diğer taraflarda ise kalınlığı 80cm den 400cm’ye kadar ulaşan surlar görülür. Kalenin ana girişine güney doğu tarafından kayalık patika ile ulaşılmaktadır.
Kale içinde çok belirgin bir yapılaşma tespit etmek mümkün değildir. Çok miktarda rastlanan tuğla kırığı ve temel izleri kale içinde yapıların varlığını ortaya koymaktadır.
Fındıklı Kale Davutlar’ın güneyinde ve yaklaşık 5-6 km uzakta yamaçta yer alır. 1,5 saat bir yürüyüşle zengin orman örtüsü ve doğal güzellikler içinde kaleye ulaşılabilir. Yarım saatlik araç yolculuğu ile kale yakınlarına varıla bilir.
KURŞUNLU MANASTIR (Hıristiyanlığa ait dinsel kalıntı)
Kurşunlu Manastırı
Davutlar’ın Güneyinde, Dilek Yarımadası’ın kuzey yamacında 690m. Yükseklikte kayalık ve ormanlık bir alana inşa edilmiş bu dinsel yapıt; konum itibarıyla tüm ovaya ve körfeze hakimdir. Kayalıklar üstünde ve orman örtüsü ile gizemli bir dini mekan görünümündedir.
Kurşunlu Manastırın ne zaman yapıldığı konusunda tarih vermek mümkün değildir.
Konumu nedeniyle Hıristiyanlığın ilk dini eğitim yapıtlarını çağrıştırmaktadır. Ancak Yapı tekniği ile Manastırın ana yapısının Bizans dönemine ait olduğunu söyleyebiliriz. 12. ve 13.yy’da önem kazanır ve 19.yy’ın sonuna dek kullanılır.
Bizans dönemine ait “Açık avlulu Manastır tipinde olan bu yapıtın en ayakta kalan kısmı kilise kısmıdır. Defalarca onarım ve bakım yapıldığına ait izler bulunan kilisenin tavanındaki alçı dekorasyon son dönemlerdeki Rum kullanımına aittir.
Manastırın çevresinde yıkıntı durumda olan; ofis binasını, keşiş odalarını, mutfak ve yemekhaneyi görebiliriz. Doğuda, Manastır avlusu dışında kalan şapel görüntüsünde mezar odaları dikkat çeker.
1.Dünya Savaşı yıllarına kadar burasının çevrede bulunan Rumlar tarafından korunduğu ve kullanıldığına ait bilgiler, o günleri yaşayanların anılarıyla günümüze kadar kilise damında, yapı içinde ve çevresinde büyüyen çam ağaçları, buranın terkedilmişliğiyle ilgili tarihsel veri olarak incelenebilir. Uzun yıllar ihmal edilen bu yapıt çevresinde 2005 yılında Belediye ve Orman İşletmesi işbirliği ile temizlik yapılmış ve ayakta kalan kısımları ortaya çıkarılmıştır.
GÜNEÇ GAYRİMENKUL ve YATIRIM DANIŞMANLIĞI - Aydın - Satılık Kiralık Konut daire işyeri arsa, satılık ve kiralık daire, konut, sahibinden arsa, işyeri, dükkan, mağaza bulabileceğiniz tek emlak sitesi!