Yeni Hayat Aile Danışma Merkezi

Yeni Hayat Aile Danışma Merkezi Yeni Hayat Aile Danışma Merkezi. Çift ve Aile Danışmanlığı ,Bireysel Danışmanlık, Çocuk ve Ergen Danışmanlığı, Grup Danışmanlığı

31/12/2014
http://www.bursaailedanismanlik.com/
01/11/2014

http://www.bursaailedanismanlik.com/

Yeni Hayat Aile Danışma Merkezi, Bursa Aile Danışmanlığı, Bursa Aile Danışma Merkezi, Bursa Psikolojik Danışmanlık, Bursa Psikolog, Eğitim ve Çocuk Danışmanlığı

01/11/2014

Okul Öncesi Dönem Çocuğun Gelişim Özellikleri

2-3 Yaş Gelişim Özellikleri

24 aydan başlayan bu dönemde çocuğunuz kendi benliğini algılamaya başlamıştır. Bağımsız hareket etmek için dayanılmaz bir istek duyar. Yemeğini kendi yemek, saçını taramak, hatta ayakkabılarını kendi giymek ister. Bu tip girişimleri engellendiğinde şiddetle karşı çıkar ve huysuzluk eder. “hayır” kelimesi bu dönem çocuğunun ağlama krizlerinde oldukça tetikleyicidir. Anlamsız ağlama krizleri anne-babayı çileden çıkarır ve sonuca ulaşmak daha da imkansızlaşır. Bu dönemde çocuk, sahip olduklarına karşı oldukça korumacıdır. Paylaşmayı öğrenmemiştir. Yeri geldiğinde başkalarından anne-babasını dahi kıskanır. Tek başına oynama eğilimi sürmektedir. Bu iki dönem özelliği dolayısıyla diğer çocuklarla ya da kardeşlerle sık sık oyuncak kavgasına tutuşur. Çocuk bu dönemde sembolik oyunlar oynamaktan hoşlanır. Hayali kişilerle konuşur, ev eşyalarını amaçları dışında başka nesneler olarak oyunlarında değerlendirir. Tv kumandasını telefon yapar, saç fırçasını mikrofon… nesnelere canlıymış gibi davranır, su içirir,yemek yedirir. Gözlem yeteneği ve bu doğrultuda taklit becerilerinin hızla geliştiği bir dönemdir. Kız çocukları annelerinin makyaj malzemelerini kullanmak ister, erkek çocuklar ise babaları gibi top oynayıp, araba kullanmaya çalışırlar. Kaba motor becerileri artık çeşitli aktiviteler için hazır hale gelmiştir. Dolayısıyla anne-babalar için çok eğlenceli, aynı zamanda da yorucu bir dönem başlamıştır. 2 yaşındaki çocuk kalemi kabaca tutar ve dairesel karalamalar yapar. 3-5 parçalı yap-boz, 6-8 parçalı kule yapar. Resimli hikaye kitaplarındaki ayrıntılar dikkatini çekmeye başlamıştır. 1den 5 e kadar sayı saybilir. 3 yaşına geldiğinde artık 9 ve daha fazla küple kule yapar, hikayeleri dikkatle dinler, kendisi anlatmaya çalışır. Şarkılara eşlik eder. 1-10 arası sayı sayar. Parçalardan bir bütün oluşturabilir.

Bu dönemde anne-babalar çocuklarının bu bağımsız davranma çabalarını engellememeli aksine cesaretlendirmelidir.
Odasını, oyuncaklarını, yatağını, yemek masasını toplarken yardım etmesi için teşvik edilmelidir.
El-yüz yıkama, diş fırçalama, çatal-kaşık kullanma gibi gerekli becerileri kazanmasına yardımcı olacak ortam hazırlamalı ve bunları onun yerine yapmaktan vazgeçmelisiniz.
Hayali oyunlarına katılıp onun dünyasının mucizelerini görmeli, çocuğunuzun oyun oynayarak geliştiğini unutmamalısınız.
Atlama, zıplama, merdiven inip çıkma gibi hareketli oyunlar oynayacağı imkanlar yaratılmalı ( mümkünse açık havada, bol oksijen alabileceği park ve bahçelerde anne-babası ve akranlarıyla)
Yaratıcılığını destekleyecek şekilde evdeki kullanmadığınız eşyalardan onun için oyuncaklar yapabilirsiniz. Bu faaliyete çocuğunuzu katmalısınız.
Kendiliğinden hazırsa tuvalet eğitimine başlamalısınız. Ancak tepkili ve ısrarcı olmamalısınız. Her çocuk tuvalet kontrolünü başarır.


3-4 Yaş Gelişim Özellikleri

Bu dönemde çocuk hala sembolik oyun dönemindedir. Ancak benmerkezcilikten çıkmaya başladığı için oyunlarına artık diğerlerini de dahil etmeye başlar. Oyunların kurallarını kendi koymak ister. Bu kuralların değiştirilmesinden hoşlanmaz. Bu oyunlarda değişik rollere girip çeşitlendirme imkanı bulur. Akran gruplarına katılmaya başlar. Yavaş yavaş cinsiyet ayrımının farkına varmaya başladığından evcilik oynamaktan zevk almaya başlar. Doğumla ilgili sorular bu dönemde başlayabilir. Çocuk bu dönemde akranlarıyla daha fazla iletişime girer. Dolayısıyla paylaşma, sıra alma, fedakarlık, uyum sağlama ve sabır gibi farklı kavramları bu dönemde kazanmaya başlar. Dil, konuşma, bilişsel, kaba motor ve ince motor becerilerinin son hızla gelişeceği bir döneme girilmiştir. Çocuğun diğer çocuklarla veya yetişkinlerle girdiği her ortam, oynadığı her oyun ve hayatına giren her yeni uyaran bu gelişimi destekleyecektir.

Bu yaş çocuğu tarafından “merak”la sorulan her sorunun anne-baba tarafından büyük bir sabırla cevaplanması gerekir. Cevabını bilmediğiniz sorular sorduğunda birlikte araştırıp öğrenmeyi teklif edebilirsiniz. Yanlış bilgilerle kandırmak ya da hiç cevap vermemek anne-babalar için bir seçenek olmamalıdır.
İnce motor becerilerini geliştirmek üzere bol bol resim yapmak, hamurlarla oynamak, keskin olmayan makasla şekiller kesmek, değişik malzemeler kullanarak kesme- yapıştırma yapmak, az parçalı yap-boz yapmak gibi faaliyetler için uygun ortam hazırlanmalıdır.
Kavram becerilerinin gelişmesine yardımcı olmak için oyun oynarken renkler, şekiller, sayılar ve çeşitli kavramlardan (büyük-küçük, az-çok, uzun- kısa gibi) bahsedilmeli ancak illa ki öğrenmesi adına baskı yapılmamalıdır.
Günlük yaşamda artık daha fazla beceriye sahip olan çocuğunuzu bu becerilerini kullanma konusunda cesaretlendirebilirsiniz. Selamlaşma, rica etme, teşekkür etme, yardım isteme, yardım teklif etme ve sipariş verme gibi işleri yapabilmesi için ortam hazırlamalısınız.


4-5 Yaş Gelişim Özellikleri

Bu dönem çocuğu artık aşırı hareketlenmiştir. Atlar, zıplar, her yere tırmanmaya çalışır. Soru sorma faaliyeti oldukça artmıştır. Yeni şeyler öğrenmek üzere doymaz bir merakı vardır. Yaptığı işlerde kendini kanıtlamaya çalışır ve yardımı çoğunlukla reddeder. Oyun arkadaşlarıyla oynamak zevkli hale gelmiştir. Cinsiyet kavramı artık oturduğundan oyun arkadaşlarını cinsiyetlerine göre seçmeye başlar. Elindeki nesneleri değişimleyerek birtakım şeyler yaratmaya çalışır. Kendini ve ailesini tam isimleriyle tanır ve tanıtır. Dinleme ve anlama becerileri bir hikayeyi dinleyip sonrasında anlatabilecek aşamaya gelmiştir. Kuralları olan ve karmaşık oyunlar kurgulayıp oynayabilir. Artık çeşitli şekillerle resim yapabilir. Sınırlı boyama faaliyetinde ilerlemiştir. Geometrik şekilleri, ara renkleri, sayıları tanır. Şarkılar ve kısa tekerlemeler söyler. Zaman kavramı gelişmeye başlamıştır. Beslenme ve yatma zamanlarını bilebilir. Nesne-nesne, resim-resim, nesne-resim şeklinde eşlemeler yapar. Nesneler ya da resimler arasındaki benzerlik ve farklılıkları bulabilir. Bu dönemde çoğunlukla ölüm, doğum ve dini konularda sorular sormaya başlar. Ahlak gelişimi başlamıştır ancak çok katı sınırları vardır. Örneğin oyun oynarken kurallara uyanlar iyi, uymayanlar kötüdür.

Bu dönemde çocuk eskisine nazaran daha fazla zamanını akranlarıyla geçirmek ister. Dolayısıyla bu isteğine uygun ortamlar hazırlanmalıdır.
Sorduğu sorulara kısa, öz ve doğru cevaplar verilmelidir. Özellikle ölüm ve doğum gibi açıklaması zor konularda sorular sorduğunda onu korkutacak ya da şaşırtacak cevaplar vermekten kaçınmalısınız. Bu konuda uzman desteği almak da işinizi kolaylaştırabilir.
Yaratıcılığını desteklemek için evdeki değişik malzemeleri kullanmasına izin verebilirsiniz. Hayalgücüne dayalı oyunlarını destekleyin. Yarattığı nesneler üzerinden ona hikayeler anlattırın.
Gün içinde yaptıklarını anlatmasına yardımcı olun, böylece zaman kavramının gelişimine katkı sağlamış olursunuz.
Sosyal ortamlarda diğerleriyle iletişime geçmesi konusunda destekleyici olun. Belli işleri ona yaptırarak başarı hissini tatmasına izin verin. Örneğin garsona kendi siparişini vermesi için telkinde bulunabilirsiniz.
Başarabildiği, tamamlayabildiği görevlerde çocuğunuz takdir edildiğini duymak ister. Bu yüzden sevgi, ilgi ve beğenilerinizi belirtirken cömert olun.



5-6 Yaş Gelişim Özellikleri

5 yaştan sonraki dönemde çocuk deyim yerindeyse “altın çağ”ını yaşar. Büyük oranda sosyalleşmesini tamamlamış, başarılı olabileceğine inanmış, kendine güvenli ve dengeli görünümdedir. Evde, okulda ve çevrede olan bitene karşı farkındalığı yüksektir. Bir önceki dönemde bazı görevler yarım kaldığında sorun etmezken bu dönemde başladığı işi bitirmek konusunda oldukça hassaslaşmıştır. Kurallar ve sınırlar çocuğun kafasında oturmuştur. Nezaket kurallarını öğrenmiştir. Aynı konu hakkında daha uzun süre karşısındakiyle sohbet edebilir. Genel olarak kendi sınırlarının farkına varmıştır ve kapasitesini en iyi biçimde kullanmak ister. Bunun sonucunda da hak ettiği şekilde ödüllendirilmeyi bekler. Kaslarına oldukça hakimdir. Anlamlı resimler çizebilir, çeşitli şekilleri kopya edebilir. Kavram becerilerini geliştirmiştir. “içinde-dışında”, “altında-üstünde”, “önünde-arkasında” gibi kavramları bilir. Paraları tanıyabilir. Mizah duygusu oluşmuştur. Espriler yapabilir. Kendiyle övünür. Cinsellikle ya da cinsiyet özelliklerine dair merakı olabilir. Bu konularda sorular sorarak bazen anne-babayı zor durumda bırakabilir. Ancak bu yaş dönemindeki çocuğun sorularını cevapsız bırakmamak gerekir.

Kısaca 5-6 yaş dönemindeki çocukta, motor dengenin, düşüncenin, bireysel-toplumsal ilişkilerin, benlik kavramının; evde, okulda ve toplum içinde uyumun daha belirli olduğu görülür.

Bu yaş dönemindeki çocuklar gün içinde yaptıklarını sırasıyla ve anlamlı cümlelerle anlatabilir. Her gün yaşadıklarıyla ilgili sohbet etme imkanı yaratın. Onu duygularını tanıması ve size yansıtması konusunda cesaretlendirin.
Kendi vücuduyla ya da karşı cinsle ilgili sorduğu sorulara basit ve doğru cevaplar vermeye çalışın.
Okul ya da sosyal ortamlardaki aktivitelere katılımını destekleyin.
Çocuk bu yaş döneminde hayal ve gerçek ayrımını tam olarak yapamaz. Dolayısıyla genel olarak izlediği çizgi filmleri buna göre değerlendirin. Şiddet içerikli, konusu gerçek dünyayla bağdaşmayan ya da kahramanları açısından fantastik öğeler taşıyan filmler çocuğun bu ayrımı daha geç kazanmasına sebep olacaktır.
Bu dönemde artık anne baba olarak çocuğunuzun kendi kendine yıkanmasını, kıyafetlerini giymesini, ayakkabı bağcıklarını bağlamasını, size temel ev işlerinde yardımcı olmasını hatta basit mutfak işlerini yapmasını sağlamalısınız. bu tip işleri başarıyla tamamlayan çocuğunuz daha bağımsız ve kendine güvenli olacaktır.
Basit alışverişlerde ödemeyi ona yaptırıp para üstünü aldırın. Hatta çok cüzi miktarda harçlık vermeye başlayabilirsiniz.
Sena YÜCEL- Psikolog

01/09/2014

DİKKAT! OKUL FOBİSİ

Yeni bir eğitim- öğretim yılının başındayız. Bu yıl da her yıl olduğu gibi milyonlarca çocuk coşkuyla okullarına başlayacak. Anne- babalar ve çocuklar tatlı bir heyecanla okul hazırlıklarını yapıyorlar. Peki ya çocuğumuz okula gitmek istemezse? Sabahları siz gömleğini giydirirken o pantolonunu çıkarmak isterse? Pazar akşamı ya da pazartesi sabahı midesi bulandığı için tuvaletten çıkamıyorsa? Sınıfa girene kadar sessiz sakin yanınızda ilerlerken bir anda bacağınıza yapışıp ağlamaya başlarsa? Ve bu sıkıntılar sadece okula giderken yaşanıyorsa? Özellikle sabahları ve okula giderken baş gösteren birtakım fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklarla seyreden, yoğun huzursuzluk ve sıkıntı duyguları içindeki çocuklarda görülen korkuya okul fobisi denir. Belirtileri: Baş ağrısı, mide bulantısı, kusma Karın ağrıları, İştahsızlık, keyifsizlik, Uyku düzeninde bozukluklar, Okul sorumluluklarının yerine getirilmesinde aksamalar Sinirli, tedirgin, alıngan ruh hali Sebepsiz ağlamalar Aileden özellikle anne figüründen ayrılmada sıkıntı Bu şikâyetlerden muzdarip olan çocuklar genelde evde kaldıkları zaman mutlu ve güvende hissederler. Sosyal alanlarda, arkadaş ilişkilerinde ve hatta okul dışında sorumluluklarını yerine getirmekte sıkıntı çekmezler. Ancak okul yaşamı söz konusu olduğunda problemler baş gösterir. Neler yapılabilir: Öncelikle çocuğun yaşadığı sıkıntıların tıbbi kaynağının olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Ailelerin okul yönetimi ve öğretmenlerle işbirliği içinde çocuğu yakın takibe almaları önemlidir. Çocuğa kızmak, azarlamak, cezalandırmak bir çözüm yolu değildir. Anlayış ve sevgi ortamının tahsis edilip çocuğun yaşadığı sıkıntılar hakkında konuşmaya teşvik edilmesi gerekir. Okula giderken güvenebileceği insanların yanında olması sağlanmalıdır. Çocuğu sırasıyla okulun önüne, sonra bahçesine, okul binasına ve sınıfın içine kademelendirilmiş biçimde bırakmak gerekmektedir. Bu konuda bir uzmandan yardım almak bilinçlenmek ve doğru adımlar atmak adına sizlere yol gösterecektir.
Özel Yeni Hayat Aile Danışma Merkezi
Psikolog Sena YÜCEL bursaailedanismanlik.com

ÇOCUK VE ERGEN DANIŞMANLIĞIÇocuk ve ergenlerde danışmanlık hizmetleri, gelen danışanın psiko-sosyal, bilişsel, duygusal ...
25/08/2014

ÇOCUK VE ERGEN DANIŞMANLIĞI

Çocuk ve ergenlerde danışmanlık hizmetleri, gelen danışanın psiko-sosyal, bilişsel, duygusal ve davranışsal gelişim dönemi özellikleri göz önünde bulundurularak planlanır. Görüşmeler danışan çocuk veya ergenin yaşadığı problemli durumun tanımlanması, ayrıntılı öykü alınması ile başlar. Sonrasında yapılan görüşmelerle çocuk veya ergenin yaşadığı problemin çözümüne dair yapılandırılmış bir çalışma yürütülür. Bu süreçte gerekli görüldüğü takdirde çeşitli psikolojik testlerden faydalanılır.

Hizmet alanlarımız;

0-6 yaş okulöncesi değerlendirme
Okul başarısızlığı
Çocukluk korkuları
Akran iletişimi
Kardeş kıskançlığı
Okul fobisi
Sınav kaygısı
Ayrılık anksiyetesi
Boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri
Tek ebeveynli çocuğun/ ergenin desteklenmesi
Kayıp, yas durumu
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
Öğrenme güçlüğü
Davranış bozuklukları
Enürezis ( gece işemesi), enkoprezis ( dışkı kaçırma)

25/08/2014

ÇOCUĞUN TEKNOLOJİYLE İMTİHANI

Çağımızın gerektirdiği şekilde teknolojik aletlerden faydalanmadan bir günümüz dahi geçmiyor. Teknoloji kullanımı sayesinde gün içinde birçok işi yaparken zaman kazanıyoruz. Mesafeler ortadan kalkmış durumda… Görüntülü konuşmalar, anlık iletiler… Kimse uzakta değil! Teknoloji sayesinde artık bilgiye daha çabuk ulaşıp daha rahat sentezliyoruz. Eğlence anlayışımız sanal dünyanın nimetleriyle tanımlanır olmuş…

Acaba, bunlar gibi daha bir sürü getirisi olan teknoloji kullanımının çocuklarımız üzerindeki eksilerini fark edebiliyor muyuz?
Yetişkinler için ciddi tehlike oluşturabilecek teknoloji bağımlılığı çocukları daha çabuk ağına düşürmektedir. Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmak mümkün olmadığına göre bağımlılık haline gelmemesi için neler yapılabileceğini düşünmeliyiz. Burada ana-babalara düşen görev çocuğun teknolojik aletlerle ilişkilerini kontrol altına almaktır. Aşağıdaki bilgiler bu yolda sizlere yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
0-3 yaş arası çocuklar için her türlü teknolojik alet (televizyon, bilgisayar, akıllı telefon, tablet vs.) kullanımı zararlıdır. Sözel iletişim becerilerinde gerileme, koordinasyon bozukluğu, dikkat eksikliği, görme sorunları, sosyalleşmede duraksama gibi problemler ortaya çıkabilir.
Yapılan araştırmalar televizyon seyretmenin çocuğun dikkat süresini dramatik bir biçimde kısalttığını göstermiştir. Televizyondaki her imaj 3-5 sn. aralığında değiştiğinden çocuklarda dikkat dağınıklığına yol açar.
Televizyondaki şiddet içeriği çocuklarda korku dolu imajlara ve saldırgan davranışlara sebebiyet verir. (Anlamsız korkular, kendi yatağında yatmayı reddetme, alta kaçırma gibi davranışlar görülebilir.)
Araştırmalar 5-7 yaş arasındaki çocukların savaş, kaza, ölüm gibi resim ya da hikayeleri ilk sırada kaydettikleri ve bunun yatıştırılamayan bir korku ile saldırganlığa yol açtığını göstermektedir.
Saatlerce televizyon izleyen, bilgisayar kullanan çocuklarda ilerleyen yaşlarda obezite görülme olasılığı çok yüksektir.
0-6 yaş arası çocuklarda resim becerisi, oyun kurma davranışı ve sosyal beceriler teknoloji kullanımından fazlaca etkilenmektedir. Çocuğun teknolojik aletlerle geçirdiği zaman arttıkça bu becerilerde düşüş gözlenmektedir.

Gelişme çağındaki çocuklar;
Görme sorunları,
Duruş ve iskelet problemleri,
Hareketsizlikten kaynaklanan sorunlar,
Çocukluk çağı yeme bozukluğu,
Teknolojik bağımlılık riski,
Radyasyon riski,
Saldırgan davranışlar,
Okul başarısında düşüş
Sanal- gerçek ayrımının yapılamaması,
Sosyal davranışların kazanılması ve sürdürülmesinde zorluklar gibi problemlerle karşılaşırlar.
0-3 yaş arası çocuklar;
İçe kapanma,
Anlamsız korkular,
Göz temasının azalması,
Oyun kurma becerilerinde gerileme,
Sözel iletişim becerilerinde gerileme,
İleri-geri sallanma,
Akran iletişiminde isteksizlik gibi problemler yaşarlar.

Neler yapılabilir?

3 yaş sonrasında ailenin belirlediği ve seçtiği programlar günde 30 dk. geçmeyecek şekilde kontrollü seyrettirilebilir.
Teknolojik aletleri ödül olarak kullanmamaya çalışın. Çocuğunuza vereceğiniz ilgi ve sevgi onun için daha faydalı olacaktır. Takdir dolu birkaç cümle sizin işinizi görecektir.
Çocuğunuz istemediğiniz bir davranış sergilediğinde onu susturmak ve ‘hizaya getirmek’ için telefon,televizyon vs. kullanmayın. Bunu yerine dikkatini dağıtacak başka bir etkinlik bulabilirsiniz.
3-6 yaş arasında çocuğunuzu televizyon ya da bilgisayarda yalnız ve gözetimsiz bırakmayın. Kumandayı onun eline vermeyin.
Çocuğunuzun odasına televizyon ya da bilgisayar koymayın, koyduysanız kaldırın. Ortak kullanım alanları yaratarak kontrol mekanizması oluşturun.
0-6 yaş arası çocuklar en çok model alarak öğrenir. Çocuğunuza doğru model olabilmek için aynı ortamdayken siz de teknolojik aletlerinize veda edin.
Çocuk için dışarıda oyun oynayabileceği, sosyalleşebileceği fırsatlar yaratıp, onu sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirin.
İnternet kullanımına izin verebileceğiniz yaşlarda belirli filtrelerden yararlanın.
Çocuğunuzun yemeğini televizyon ya da bilgisayar karşısında yedirmeyin.

Psk. Sena YÜCEL

6-7-8. sınıf öğrencilerine yönelik özel ders ve psikolojik danışmanlık içeren programlarımız başlamıştır.
25/08/2014

6-7-8. sınıf öğrencilerine yönelik özel ders ve psikolojik danışmanlık içeren programlarımız başlamıştır.

25/08/2014

Kendini gerçekleştiren öğrenciler için Eğitim danışmanlığı

Siz de çocuğum yeterince başarılı değil, ders çalışmıyor ya da dikkati başka uyaranlara kayıyor diye endişeleniyor, çocuğunuzun gerçek potansiyelini kullanmadığını düşünüyor, eğitim sistemi içinde kaybolduğunu hissediyorsanız, çocuğunuza ulaşmakta zorluk yaşadığınızı düşünüyor ve daha fazla ne yapabilirim onu nasıl desteklerim, ona nasıl yeni yaşam becerileri kazandırabilirim diye sorguluyorsanız, çocuğunuz için eğitim danışmanlığı hizmetinden yararlanabilirsiniz.

Neden eğitim danışmanlığı?

Mevcut eğitim sistemi içerisinde öğretmenler müfredat yetiştirme ve yoğun çalışma temposu nedeniyle öğrencilerle bire bir ilgilenebilecek zamanı bulamamaktadır. Bu nedenle çocuğunuzun kişilik özellikleri, var olan potansiyeli ve ilgi alanları hakkında bilgi sahibi olmaları mümkün gözükmemektedir. Başarının sadece sınavlar ve alınan puanlara endeksli olması öğrencilerin tam bir bilgi bombardımanına tutulmalarına ve kendilerine dair üstün olan yönlerinin ortaya çıkarılamamasına neden olmaktadır. Sonuç olarak ortaya ne istediğini bilmeyen kendisinin farkında olmayan amaçları ve hedefleri olmayan öğrenciler ortaya çıkmaktadır. Bildiğiniz gibi bu yıl dershanelerin son senesi. Okulda yeterli eğitim –öğretim alamayan çocuklarımızı eksiklerini tamamlamak ve daha fazla ilgi için yıllarca dershanelere gönderdik. Dershanelerde zaten bilgi bombardımanı altında olan çocuklarımıza daha da fazla bilgi yükledi. Sayı olarak az olan rehberlik servisleri de kalabalık gruplar karşısında maalesef bekleneni karşılayamadı. Mevcut sistem içerisinde tek tek tüm öğrencilerle ilgilenmeleri ve müfredatı beraber yürütmeleri beklentisini karşılamak zaten mümkün gözükmüyordu.

Eğitim danışmanlığını tanıyalım

Eğitim danışmanlığında öğrencinin mevcut durum taraması ve potansiyellerini ortaya çıkarırken bireysel özelliklerini de göz önünde bulundurulur. Öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Bu nedenle öğrenci Psikolojik yönden de desteklenir ve hazır hale getirilir.
Öğrenciyi tanıyıp öğrencinin beklenti ve hedefleri doğrultusunda eksiklikler saptanır. Belirlenen eksikliklere göre öğrenciye özgü bireysel kariyer programı uzmanla birlikte hazırlanır.
Eğitim danışmanlığı hizmeti; Psikolog, ve psikolojik danışmanlarla birlikte program uygulayan alanlarında pedagojik formasyon sahibi uzmanlar tarafından yürütülmektedir.

Eğitim danışmanlığının avantajları

Öğrenci kendisini tanır mevcut potansiyellerinin farkına varır.
Eğitim danışmanlığında bire bir çalışıldığından kısa sürede olumlu sonuçlar vermektedir.
Kısa sürede sonuç verdiğinden maliyeti düşüktür.
Öğrenciye aşırı yükleme yapmaktan kaçınır buda öğrencinin yükünü azaltır ve zamanın daha verimli kullanılmasını sağlar.
Ders çalışmayı yorucu olmaktan çıkarıp ulaşılmak istenen hedeflere gitmede yardımcı bir araca dönüştürür.
Başarı oranı çok yüksektir.

Hüseyin Suvar

17/09/2013

Address

Nilüfer
16130

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yeni Hayat Aile Danışma Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share