11/28/2024
Merhaba sevgili instagram okurlari, 4. makale ile devam ediyoruz. Makalelerin tamamını ya da bir kısmını okuyan sevgili hukukçular ve özellikle avukatlar neden bu makaleleri yazdığımı anlamışlardır. Herşeyden önce, ister bir hukuk bürosunun kurucusu veya ortağı olun ister bir hukuk bürosunda ya da bir şirketin hukuk departmanında çalışan bir avukat olun, insanın doğasına uygun şekilde ya da daha insani koşullarda, daha dengeli, içindeki enerjiyi hayata geçirebilen insanlar olarak yaşamak ve çalışmak hepimizin hakkıdır. Hukukçu olmayı seçerek okuduysanız, bu eğitimin sonunda mesleki olarak seçeneklerinizin neler olduğu konusunda da üç aşağı beş yukarı fikir sahibiydiniz. Lakin bazı hayallerinizin veya beklentilerinizin gerçekçi olmadığını zaman içinde öğrendiniz. Ayaklar yere biraz daha sağlam basmaya başladğında, yaşın da ilerlemesiyle hayatınızda birşeyleri değiştirmek istediğinizde bu sefer hukuk fakültesinde ve sonrasında avukatlık mesleğini icra ederken verdiğiniz sınavlardan çok daha farklı ve zorlu sınavlar ve sorgulamalar başladı. O aşamada, kendi hayatlarımıza farklı pencerelerden bakmayı öğrendiğimiz zaman daha nitelikli kararlar vermek, varsa yapmak istediğimiz değişiklikleri yapmak gücüne ve potansiyeline sahibiz. Bunlar elbette kolay olmayabilir, bazen hayatımızla ilgili verdiğimiz kararlar için bir bedel öderiz. Ancak hangi bedeli ve ne için o bedeli ödediğimizi bilirsek kararlarımızın arkasında durmak daha kolay hale gelir. Hatta bir süre sonra bedel ödeme faslı bitince eskisinden çok daha iyi şeyler olmaya başlar hayatımızda. İngilizcede çok sevdiğim bir deyiş var; “yerinde saymanın acısı değişimin acısından çok daha büyüktür” anlamına geliyor (Pain of remaining the same is bigger than the pain of change). Buradaki değişimi lütfen sadece “fiziksel değişim” veya “mesleği” ya da “büroyu” değiştirmek olarak algılamayın; bu değişim kendi bakış açınızdaki değişim, olayları anlama ve yorumlamanızdaki değişim, alışkanlıklarınızdaki değişim, zorluklarla başa çıkmanızdaki yöntemlerdeki değişim gibi pekçok farklı bağlamda olabilir; eğer yeteri kadar farkındalıkla ve nitelikli bir karar veriyorsanız meslek ya da büro da değişebilir. Ama dediğim gibi hangi bilinç ve farkındalık düzeyiyle bu kararı verdiğiniz çok önemli, çünkü unutmayın nereye giderseniz gidin “kendinizi” götürüyorsunuz oraya!
Yazı bugüne denk gelince bu vesileyle bahsetmek isterim ki bizim buralarda şükran günü haftası ve bugün yani 28 Kasım Perşembe günü şükran günü (Thanksgiving Day). Aileler, arkadaşlar, dostlar biraraya gelip bir sofra etrafında yemek yiyor, öncesinde eller birleşiyor ve dua ediliyor. Buradaki sevdiğim geleneklerin en başında gelen budur herhalde. Kutlayan tüm herkesin şükran gününü kutluyorum ve şükredecek anlarınızın ve anılarınızın bol olmasını diliyorum.
Son makalenin linkini aşağıda bulabilirsiniz, İyi okumalar.